Takip Edin

Gündem

23 Haziran seçimi için 2 anket şirketinden çarpıcı sonuçlar geldi!

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul 23 Haziran’da yeninden seçime giderken Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkının az olması küçük partilerin önemini artırdı. Partiler ayrıca sandığa gitmeyenleri de kazanmaya yönelik strateji kuruyor. MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz ise Saadet Partisi’nin seçime katılma kararını muhalefet için avantaj olarak yorumladı.

İstanbul’da 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın oyları arasındaki farkın çok az olması ittifak dışında kalan küçük partilerin oylarının önemini artırırken, 23 Haziran’da yenilenecek seçimde her iki tarafın da bu partilerin seçmenlerinin yanı sıra sandığa gitmeyen kesimleri ikna etmeye çalışacağı tahmin ediliyor.
Anket, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yenilenmesine karar verdiği 31 Mart seçiminde İstanbul’da oyların yeniden sayılmasıyla İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkı 13 bin 729 olarak açıklanmıştı.

Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında kalan partilerin ve bağımsız adayların toplam oyu ise yaklaşık 210 bini buluyor.

24’ü bağımsız toplam 32 adayın yarıştığı 31 Mart seçiminde İmamoğlu ve Yıldırım dışındaki adaylar arasında Saadet Partisi’nden Necdet Gökçınar 103 bin 364, Bağımsız Türkiye Partisi’nden Selim Kotil 27 bin 87, Türkiye Komünist Partisi’nden Zehra Güner Karaoğlu 10 bin 349, Vatan Partisi’nden Mustafa İlker Yücel 15 bin 428, Demokrat Parti’den Ersan Gökgöz 22 bin 268, Demokratik Sol Parti’den Muammer Aydın da 30 bin 884 oy almıştı.

AKP’ye yakınlığı ile bilinen MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat’a göre arada yüzde 2-3 farkın olduğu bir seçimde bu partilerin oyları çok da fazla bir anlam ifade etmezken, 31 Mart’ta iki adayın sonuçlarının birbirine bu kadar yakın bitmesi nedeniyle küçük partilerin oyları çok daha önemli hale geldi. DW Türkçe’den Gülsen Solaker’e konuşan Kulat, sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

Saadet’in kararı İmamoğlu lehine mi?
Bu partilerden en göze çarpanı olan Saadet Partisi 23 Haziran’da seçimlere kendi adayı ile katılacağını açıkladı.

Saadet Partili bir yetkili “AKP Saadet’in adayını çekmesini neden bu kadar istiyordu? Bunun bir nedeni var. Saadet ile AKP’nin tabanları aynı yerden gelir aslında” derken, Saadet Partisi adayını çekseydi seçmenlerinin oylarının bir bölümünün AKP’ye kayabileceği noktasına dikkat çekiyor.

MAK Araştırma Başkanı Kulat, Saadet Partisi’nin kendi adayını çıkarmasına karşılık parti yetkililerinin AKP hakkındaki sert üslubu ve İmamoğlu lehine açıklamalarının parti tabanının önemli kısmını İmamoğlu’na yönlendirebileceğini belirterek, “Herkesin tahmin ettiğinin ötesinde Saadet Partililerin aslında en uzak olduğu parti AKP’dir. İnsanlarda genellikle ayrıldıkları eşleri onlar için en uzak kişilerdir. Siyasette de bu böyledir aslında” değerlendirmesinde bulunuyor.

Saadet Partisi’nin yeniden kendi adayı ile seçime girme kararı siyasi kulislerde her ne kadar Millet İttifakı içinde olmasa da İmamoğlu lehine stratejik bir tutum olarak değerlendiriliyor.

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz bu tutumu “Mevcut durumda Saadet hem kendi seçmenini AKP’ye kaptırmayacak hem de kendi tabanını korumuş olacak. Mağduriyet algısı sebebiyle CHP’ye oy verecek seçmenleri ise İmamoglu’na oy verecek. Yani Saadet’in seçime katılması muhalefet için avantaj” sözleriyle yorumluyor.

DSP’nin adayı çekildi
Öte yandan DSP’nin adayı Muammer Aydın, 12 Mayıs günü adaylıktan çekildiğini açıklarken, parti kurulları Aydın’ın yerine yeni bir aday çıkarmama kararı aldıklarını açıkladı. MAK Araştırma Başkanı Kulat, taban olarak yakınlığı dolayısıyla DSP seçmenlerinin de büyük bir bölümünün CHP’ye kaymasını bekliyor.

Türkiye Komünist Partisi de YSK’nın 31 Mart seçimini iptal etme kararını eleştirerek, 23 Haziran’da yenilenecek seçime adaylarının girmeyeceğini belirtmişti.

“İmamoğlu-Yıldırım farkı ez az 500 bin olacak”
İttifak dışında kalan küçük partilerin oy potansiyellerini DW Türkçe’ye değerlendiren veri analisti Polimetre’nin kurucusu Mehmet Günal Ölçer de bu partilerin seçmenlerinin tercihlerinin İmamoğlu lehine kayacağını düşünüyor.

Ölçer, yaptıkları son veri analizine göre, HDP’nin duruşunu değiştirmemesi durumunda İmamoğlu ile Yıldırım arasında şu anda 13 bindeki oy farkının en az 500 bine çıkabileceğini belirterek, “Bu farkın İmamoğlu lehine en az 500 bin olacağını, hatta bir milyona kadar çıkabileceğini öngörüyoruz” diyor.

İmamoğlu’na kayacak yeni oyların ittifak dışında Saadet, DSP, TKP gibi küçük partilerin yanı sıra oy kullanmayan ama AKP’ye kızgın olan kesimden de geleceğini söyleyen Ölçer, “Çok net olarak gördüğümüz kimsenin oyu İmamoğlu’nun aleyhine değişmiyor. Değişen bütün oyların ve kullanılmayan oyların en az yüzde 90’ının İmamoğlu lehine kullanılacağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kulat: “Muhafazakar Kürtlerin oyu kilit”
23 Haziran seçimlerinde küçük partilerin oylarının yanı sıra sandığa gitmeyen kesimlerin oyları da odak noktası olmuş durumda. İstanbul’da 31 Mart seçimlerine katılım oranı yüzde 83.88’di.

Kulat, son yaptıkları ve rapor olarak Cumhurbaşkanlığı ile AKP’ye de sundukları bir değerlendirmeyi DW Türkçe ile paylaştı. Buna göre son seçimde İstanbul’da sandığa gitmeyen seçmen oranı yüzde 17 ve diğer seçimlerle kıyaslandığında bu oranda yüzde 6-7 oranında bir artış görülüyor.

Sandığa gitmeyen yüzde 6-7 oranındaki seçmenin kimler olduğunu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları ile analiz ettiklerini ifade eden Kulat, tespitlerini şöyle aktarıyor:

“Eskiden beri AKP’ye oy veren muhafazakar Kürt seçmenin önemli bir kısmının bu kez sandığa gitmediğini gördük. Bu sonucu da Esenyurt, Pendik, Küçükçekmece, Bağcılar ve Sultanbeyli gibi muhafazakar Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerde sandığa gitme oranı düşüklüğünden çıkardık. Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum.”

Avrasya Araştırma Başkanı Özkiraz ise seçim sonuçlarını belirleyecek olan kitlenin AKP seçmenleri içerisinden muhalefete geçecek veya oy kullanmayacak olan seçmenler olduğunu düşünüyor. Diğer araştırmacıların aksine seçime katılım oranının oldukça düşük olacağını belirten Özkiraz, yeni protestocu seçmenin Cumhur İttifakı bileşenlerinden olacağını düşündüğünü aktarıyor.

İstanbul’daki yeni seçim için zaman daralırken, sahada yapılan anketler ve siyasi analizler ışığında gerek Millet gerekse Cumhur İttifakı’nın bir yandan kendi tabanlarını korumaya çalışırken, diğer yandan küçük partilerin seçmenlerini ve sandığa gitmeyen kesimleri kazanmaya yönelik strateji kurdukları belirtiliyor.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 CHP’li başkan için ‘kayyum’ iddiası: Başta İmamoğlu var!

Yayınlanma tarihi

-

Sabah Gazetesi’nin Güney ekinde köşe yazarlığı yapan Ersin Ramoğlu, bugünkü köşe yazısında HDP’li belediyelerden sonra kayyum atamalarının CHP’li belediyelere de geleceğini yazdı. Ramoğlu, başta İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere 34 CHP’li başkanı hedefte.

Yandaş yazar Ramoğlu; İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu gibi 34 CHP’li başkanını hedef gösterdi.

Devamını oku

Gündem

Abdullah Gül’den kayyum tepkisi: ‘Bu şekilde’ görevden alınmaları doğru olmamıştır

Yayınlanma tarihi

-

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Diyarbakır, Mardin ve Van’da görevden alınan belediye başkanlarına dair bir açıklama geldi.

Gül, “Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının “bu şekilde” görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır” dedi.

NE OLMUŞTU?

Bu sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden alındı. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Mızraklı, Türk ve Ertan’ın “terör örgütleriyle iltisak-irtibatı olduğu”, “terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu” söylendi.

Devamını oku

Gündem

İstanbul ve Ankara için kayyum atanacak iddialarına Gürsel Tekin: İstanbul ve Ankara kulağımıza geliyor

Yayınlanma tarihi

-

CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, kayyum atamalarının Ankara ve İstanbul için altyapı olarak hazırlandığı haberlerinin kulağına geldiğini söyledi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum ataması sonrası, CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin açıklama yaptı.

Sosyal medyada konuşulan “Kayyum sırası İstanbul ve Ankara’ya geliyor” yorumlarını duyduklarını belirten Tekin, parti toplantısından sonra açıklama yapacaklarını belirtti.

Türkiye Gündemi’nden Müşerref Seçkin’e konuşan CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, “Ankara ve İstanbul için böyle bir hazırlığın olduğunu duyduk. Partimizin toplantısından sonra daha net birşeyler söyleyebiliriz” dedi.

NE OLMUŞTU?

Bu sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden alındı. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Mızraklı, Türk ve Ertan’ın “terör örgütleriyle iltisak-irtibatı olduğu”, “terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu” söylendi.

Halkın seçtiği belediyelere kayyum atanmasına tepkiler çığ gibi: Darbecilik

31 Mart yerel seçimlerinde halkın oylarıyla seçilen Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına büyük tepki gösterildi.

DW Türkçe’ye konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Yeni bir darbeyle karşı karşıyayız. Darbeler sadece tankla, topla olmuyor. Halkın iradesine darbe, sandığa darbe yapıldığını da hep birlikte görüyoruz” dedi.

Tanrıkulu, “Hukuka da demokrasiye de sığmayacak bir durumla karşı karşıyayız” diye ekledi.

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “31 Mart’ta kayyumlardan aldığımız belediyelere, yeniden kayyum atıyorlar. Tamamen uyduruk gerekçelerle yapıyorlar bunu. Halkın iradesi, hukuk yeniden gaspediliyor. Bu iktidarın demokratik hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye’de demokrasiye darbe üstüne darbe vuruluyor” ifadesini kullandı.

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli: Demokrasi’de buluşmuş insanlara saldırıdır

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ise yaptığı açıklamada; ” Demokrasi’de buluşmuş insanlara saldırıdır.Bu soysuz siyasete karşı yanyana duralım” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise , “Belediye Başkanları Seçim İle gelir. Seçim İle gider. Seçilmiş Belediye Başkanların ; Milletin iradesine rağmen görevden alınması milli iradeyi hiçe saymaktır. Demokrasiyi zayıflatmaktır. Otoriter rejimi güçlendiren girişimlerdir. Çare demokrasi içinde sorunları çözmek.” paylaşımını yaptı.

HDP Milletvekili Garo Paylan ise halkın iradesine darbe yapıldığını belirterek, tüm toplumu tepki vermeye çağırdı. Paylan, “Dört ay önce halkın ezici çoğunluğuyla geri aldığımız Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atadılar. Halkın iradesine yapılan bu alçakça darbeye karşı bütün siyasi partiler ve toplum tepki vermelidir. Sustukça sıra Ankara’ya da, İstanbul’a da gelir…” uyarısında bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti. Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak, iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir, faşisttir!” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “AKP’nin yeni belediyecilik anlayışı kayyumdan ibaret! Daha seçimlerin üzerinden 5 ay geçmeden, seçilerek alamadıklarını gaspla almaya çalışıyorlar. Bu demokrasi darbesinin hukukla açıklanamayacak bir gerekçesi olmadığı aşikardır!”

CHP Gençlik Kolları: Bu kararı tanımıyoruz

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz imzasıyla yayınlanan açıklamada, “19 Ağustos 2019 sabahı Van, Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine AKP iktidarı tarafından “kayyum” adı altında yapılan bu darbeyi kınamakla yetinmiyor; bu kararı tanımıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamı şöyle:

“31 Mart seçimlerine girmesinde hiçbir sakınca bulunmayan, ancak 4 ay sonunda bir anda ‘terörize’ edilen bu yönetimlerin, halkın iradesiyle seçildiğini iktidara bir kez daha hatırlatmak isteriz. Hepimizle eşit yurttaşlığa sahip olan Van, Diyarbakır ve Mardin halkının ve iradesinin daima yanında olacağız.

6 Mayıs’ta İstanbul’da yaptıkları sandık darbesinden ders çıkarmayan AKP iktidarı bilmelidir ki 23 Haziran için verdiğimiz mücadele yarım kalmamıştır.
İsraf yolsuzluk ve kent ihaneti üzerine kurulu kayyumculuk siyasetinin karşısında; barışın eşitliğin ve katılımcı yurttaşlığın kentlerini birlikte kuracağız.

Dayanışma ve kardeşlikle”

Devamını oku

Popüler İçerikler