Takip Edin

Bilim

Ay Nereden Geldi, Nasıl Oluştu?

Yayınlanma tarihi

-

Binlerce yıldır insanlar gökyüzüne bakıp Ay’ı izlediler, Ay’ın nasıl oluştuğunu merak ettiler. Ne kadar büyük ve ne kadar uzakta olduğunu da bilmek istediler. En ilginç sorulardan biri de Ay’ın nereden geldiğiydi. Kimse emin değildi. Bilim insanları birçok teori geliştirdi ancak bunların hiçbiri kanıtlanamadı.

1969-1972 yılları arasında Birleşik Devletler Ay’a astronotlar gönderdi. Astronotlar Ay üzerine çalışmalar yaptı ve Dünya’ya taş örnekleriyle döndüler. Bilim insanları bu taşlar üzerinde çalışarak Ay ve Dünya’ya ait  bilgiler bulmaya çalıştılar. Ay’a ziyaret öncesinde imkansız olan bazı bulgular elde ettiler.

Bugün birçok bilim insanı Ay’ın Dünya’dan kopan parçalardan oluştuğuna inanıyor . Çok eski tarihlerde, belki Mars kadar büyük bir cismin gezegenimize çarptığını düşünülüyor. Bu çok büyük cismin Dünyamıza çarpmasının etkisiyle gezegenimizden büyük parçalar koptu ve yörüngeye yerleşti. Kısa bir süre sonra bu parçalar birleşerek Ay’ı oluşturdu.

Bu çarpma teorisi Dünya ve Ay hakkında birçok gerçeği açıklıyor. Örneğin Ay çok kurudur çünkü çarpmanın etkisiyle çıkan ısı sayesinde Ay’daki tüm su kurumuştu. Dünya’nın merkezinde demir vardır ancak Ay’ın merkezide bulunan demir miktarı çok azdır. Bunun nedeni Ay’ın, Dünya’nın dış yüzeyini oluşturan daha hafif materyallerden oluşmuş olması.

Kimse milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş bir olayı kanıtlayamaz. Gelecekte, yeni bilgiler bu teoriyi ya destekleyecek ya da çürütecek. Bilim insanları arasında şimdilik çarpma teorisi kabul görüyor çünkü bu teori bugün Dünya ve Ay hakkında bildiklerimize açıklama getirebilen en gerçekçi teoridir.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Hamile baba Wyley Simpson, bebeğini doğurdu.

Yayınlanma tarihi

-

Erkek olmak için başladığı cinsiyet değiştirme sürecinde hamile olduğunu öğrenen Wyley Simpson, bebeğini doğurdu.

Wyley Simspon, hamile olduğunu öğrendikten sonra 28 yaşındaki nişanlısı Stephan ile birlikte aldığı karar sonucunda hamileliğini sürdürmeye karar verdi ve bebeğini doğurdu.

Ancak bebekleri kimi çevreler tarafından tepkiyle karşılandı.




Wyley, daha önce maruz kaldıkları zorbalığı yine yaşadıklarını ancak oğulları Rowan’ın buna değdiğini belirtti.

Simson, yaptığı açıklamada “Her zaman baba olmak istemiştim” ifadelerini kullandı.




Devamını oku

Bilim

Çin’in ‘Yatay Gökdeleni’ yakında tamamlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

‘Mühendislik harikası’ olarak anılan ve uzun süredir bitmesi beklenen ‘yatay gökdelen’ Raffles City Chongqing artık sona yaklaşıyor.

Çin Uluslararası Radyosu’nun haberine göre, dünyaca tanınmış mimar Moshe Safdie tarafından tasarlanmış bulunan bina 1.12 milyon metrekare alan kaplayan sekiz adet kuleden ve onları birleştiren ‘yatay gökdelen’ olarak anılan kuleler arası köprüden oluşuyor.

Crystal adlı 250 metre uzunluğundaki köprü dünyanın en yüksek köprülerinden biri olacak.

Açıldığında, içinde bir gözlemleme galerisi, gökyüzü bahçeleri, bir sonsuzluk havuzu ve değişik restoranlar bulunacak.

Bütün bunlardan başka gök köprüsü, geceleri dev bir ışık topuna dönüşerek gökyüzünü bir ışık şovuyla hareketlendirecek.

Öte yandan, The Raffles City Chongqing kompleksi, 230 bin metre karelik bir alışveriş merkezi, 1,400 rezidans, bir lüks otel ve 160;000 metrekarelik geniş ofis alanları barındıracak.

Devamını oku

Bilim

2.500 Yıllık Gizemli Lahitten Çıkanlar Çok Şaşırttı

Yayınlanma tarihi

-

Mısır Antik Eserler Bakanlığı, siyah granitten yapılmış bir lahidin, inşaat çalışmaları sırasında İskenderiye kentinde keşfedildiğini duyurmuştu. Büyük İskender’e ait olduğu düşünülen ve hatta hakkında lanetli olduğuna dair spekülasyonlar yürütülen lahit sonunda açıldı

Yerin 5 metre altında bulunan lahit 30 ton ağırlığında, 2 metre yüksekliğinde ve 3 metre uzunluğunda. Lahitten düşünülenin aksine Büyük İskender’in kalıntıları değil, 3 ayrı mumya çıktı.

Mumyalar zarar görmüş haldeydi çünkü bir çatlak nedeniyle lahitin içine kanalizasyon suyu dolmuştu. Lahitteki mumyaların isimlerine ait resim, sembol ya da yazı gibi hiçbir işaret bulunmaması  nedeniyle bilim insanları, bulunan üç mumyanın da daha önce düşünüldüğü gibi Ptolemy (Tolemi) ya da Roma Kraliyet Ailesi’ne ait olmadığını açıkladı.

Araştırmacılar, aynı zamanda lahitte bulunan mumyalara ait gümüş veya altın maske, tılsım, yazıt ve heykel gibi eşyalarının bulunmamasının da, onların yüksek sınıfa ait bireyler olmadığını gösterdiğini bildirdi.

Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Mostafa Wasiri, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Antik lahiti açtık ve lanetlenmedik. Bulunan mumyaların birinin kafatasında çok sayıda kırık var. Bu durum onun keskin ve sert bir cisimle yaralandığını gösteriyor.”

Bulunan iskeletlerin ilk belirlemeler göre üç askere ait olabileceği birinin kafasının okla vurulmuş olabileceği söylendi. Kişilerin ölüm nedenleri ve yaşları yapılacak incelemelerden sonra tespit edilecek.

Üç mumya İskenderiye Ulusal Müzesi’ne, lahit ise askeri müzeye nakledildi.

Kaynak: Reuters

Devamını oku

Popüler İçerikler