Takip Edin

Gündem

Bahçeli: Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması yolu aralandı

Yayınlanma tarihi

-

Başkanlık Divanı kararıyla CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi amacıyla bir komisyon görevlendirildiğini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır” dedi.

Yazılı açıklama yapan Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması için mahkeme yolunun açıldığını belirterek “CHP’nin şu anda takip ettiği siyaset Türk milletinin egemenlik ve tarihsel haklarıyla temelden ve bütünüyle çatışmaktadır” dedi.

Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

“Türkiye bir yanda içi boş tartışmalarla meşgul edilirken diğer yanda milli enerjisi ve gelecek hedefleri maalesef tahrip ve tahrif edilmektedir. Çıkar ittifakları, çürük ortaklıklar, çarpık ilişki ve irtibatlar ülkemizi hem zora sokmakta hem de siyasi yozlaşmayı tehlikeli boyutlara taşımaktadır. Türk milleti gelişmeleri esef ve endişeyle takip etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı tahammülsüzlükleri malum ve merbut olan karanlık niyet sahipleri arkadan dolaşarak, aynı zamanda planlı itibar ve irade suikastlarıyla ülkemizin diriliş ve yükseliş ümitlerini köstekleme yarışına girmişlerdir. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi tamamıyla kontrolden çıkmış, siyasi ahlaktan vahim şekilde savrulmuş, millete aidiyet bilincinden hızla uzaklaşmıştır.

‘CHP-HDP-İP-SP ARASINDA KURULAN ANAYASA HAZIRLIK MASALARI GÜN YÜZÜNE ÇIKMAYA BAŞLADI’

CHP-HDP-İP-SP arasında kurulan anayasa hazırlık masaları, kirli bağlantılar, Türkiye muhaliflerini umutlandıran sinsi ve gizli pazarlıklar birer birer gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Bilhassa CHP ile HDP’nin aynı kulvar ve kumanda merkezine sabitlenmesi büyük bir sorun olarak karşımızdadır. CHP’nin milli meselelere sırtını dönerek PKK’dan medet umar hale gelmesi skandal ötesi bir sapma halinin tezahürüdür. CHP Genel Başkanı ikbal hesaplarını ikmal ederek kaos ve krize siyasi istikbalini bağlamıştır. Türkiye’nin karşısında biriken ve toplanan siyasi odaklar milli güvenliğimize tehdit saçan, milli bekamıza meydan okuyan merhale ve mevkie gelmişlerdir.

CHP’nin şu anda takip ettiği siyaset Türk milletinin egemenlik ve tarihsel haklarıyla temelden ve bütünüyle çatışmaktadır. Bu nedenle CHP vatana ve millete alenen karşı tavırdadır. Hiç kuşku yok ki, CHP Genel Başkanı’nın ve sözcülerinin siyasi eylem ve sözleri suç teşkil etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir şart altında bu zillete ve ülkemize hezimet vaat eden teşebbüs ve girişimlere sessiz ve seyirci kalmayacaktır. Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi Başkanlık Divanı’nın da kararıyla CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla şu değerli isimlerden teşekkül eden bir komisyon görevlendirilmiştir:

1- Feti Yıldız, Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili.
2- İzzet Ulvi Yönter, Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili.
3- İsmail Faruk Aksu, Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili.

‘CHP-HDP ZİLLETİ NE YAPARSA YAPSIN ZALİMLERİN RÖVANŞINI ALAMAYACAK’

Ayrıca konuyla ilgili gerek görüldüğü takdirde hukukçularımız ve milletvekillerimiz de çalışmaların içinde yer alacaklardır. Görevi, unvanı, siyasi pozisyonu, makamı ve konumu ne olursa olsun, hiç kimse suç işleme özgürlüğüne, suçluyu övme hakkına, ihanete hizmet ve refakat etme tercihine sahip olamayacaktır.

Türkiye ile birlikte Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde hesap yapanlar çuvallamaya, oyun kuranlar, senaryo yazanlar melanetlerinde boğulmaya mahkûmdur. Herkes aklını başına almalıdır. Türkiye’nin tarihi ve egemenlik hakları, Türk milletinin birliği, güvenliği, varlığı sonuna kadar heves ve heyecanla müdafaa edilecektir. Türkiye sahipsiz değildir. Milliyetçi Hareket Partisi’ni görmezden gelenler, spekülasyondan geçinenler, fitne ve fesada bel bağlayanlar sonunda mutlaka pişman olacaklardır. CHP-HDP zilleti ne yaparsa yapsın zalimlerin rövanşını alamayacaktır.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

CHP’li gazete yine emekçileri mağdur etti

Yayınlanma tarihi

-

Yıllardır çalışanlarına eksik ya da hiç ödenmeyen maaş kriziyle gündeme gelen Yurt gazetesinde muhabir ve editörler istifa etti…

Yıllardır çalışanlarına eksik ya da hiç ödenmeyen maaş kriziyle gündeme gelen Yurt gazetesinde muhabir ve editörler istifa etti.

CHP’li Durdu Özbolat’ın sahibi olduğu gazete içerisinde bir açıklama yapan editör ve muhabirler Tolga Kaan Ateşli, Ökkeş Taşkın, Cengiz Karagöz, Neslişah Bozkurt, Umut Taştan ve Buse Çelebi sert bir açıklamayla gazeteden ayrıldı.

Gazeteciler açıklamalarında, “11 Ekim 2019 tarihi itibariyle metnin sonunda imzaları bulunan Yurt Gazetesi emekçileri olarak işimizden ayrılmak zorunda kaldığımızı tüm ilerici basın camiasına ve basın emekçisi meslektaşlarımıza ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

Aylardır yaşadığımız eksik maaş, esnek ve ücretsiz mesailer, izinsiz çalışma gibi başlıklar artık biz Yurt çalışanlarını gündelik yaşamlarını planlayamayacak denli bir kaosa sürüklemiş, arkadaşlarımız ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma getirilmişlerdir. Problemlerimiz bugüne kadar gazete yönetimine belli aralıklarla iletilmiş, son olarak 3 Ekim tarihinde bütün çalışanlar ve yönetim ile gerçekleştirilen ve gündem maddelerini ekonomik sorunların oluşturduğu toplantıda sorunun çözümüne yönelik, yönetim tarafından 10 Ekim tarihinde adım atılacağı çalışanlara bildirilmiştir. Ancak verilen tarihte çalışanların lehine herhangi bir adım atılmamıştır.

Bunun üzerine gazeteye gelmek üzere yol parasını bile zor denkleştiren bizler, durumu tekrar yönetime bildirerek; bu koşullar altında 11 Ekim tarihinde gazeteye gelmemizin fiziksel olarak mümkün olmadığını, çoğu arkadaşımızın fatura ve kira borçları nedeniyle kendi evinde de iş göremez halde olduğunu ilettik. Bunun üzerine 200 Lira gibi komik bir rakamı aramızda paylaşmamız ve sorunu ortadan kaldırmamız istendi. Her kapılarını çalışımızda olduğu gibi bir kez daha ileri bir tarihe ödeme yapılacağına yönelik beyanda bulunuldu.

Açıkça ifade ediyoruz ki ne ekip arkadaşlarımızdan ne de Yurt çalışanı olmaktan gocunduk. Aksine taleplerimizi en çok da emek verdiğimiz, ter döktüğümüz, her türlü zorluğa beraber göğüs gerdiğimiz gazetemizde devamlılığımızın sağlanabilmesi hususuna vurgu yaparak iletmeyi tercih ettik. Ancak bu koşullar altında bırakalım gazetecilik yapmayı, karnımızı doyurmamız bile bir şans meselesi halini almıştır.

‘Yönetim’ tarafından sık sık henüz maaş zamanı gelmeyen arkadaşlarımızın hak talep etmelerinin yanlış olduğu dile getirilmektedir. Aramızda alacaklı olan arkadaşlarımız olduğu gibi bilinmelidir ki mesai arkadaşlarının birbirlerinin derdine ortak olması insancıl ve meşru bir durumdur. Bu bir yana dursun, işe yeni başlayan arkadaşlarımızın gazetedeki gelecekleri konusunda kuşkulanması ve bu bağlamda talepte bulunan arkadaşlarına destek olması kaçınılmazdır; öyle de olmuştur.

Türkiye’de gazeteci olmanın ne gibi zorlukları olduğunu basına emek veren bütün meslektaşlarımız bilirler. Durum böyle olunca bugüne kadar tahammül sınırlarımızı ne derece genişlettiğimizin de farkına varacaklardır. Ancak maaşlarımızın ay içerisinde taksit olarak dahi yatırılmaması, bizleri severek ve onurla yaptığımız mesleğimize kısa bir ara vermek zorunda bırakmıştır.

Yazılarımızı, haberlerimizi, röportajlarımızı okuyan, takip eden okurlarımıza, halkımıza sözümüzdür: Gerçekleri anlatmaktan, halk için gazetecilik yapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Niyetlerinden bağımsız; bu koşullar altında çalışmayı sürdüren arkadaşlarımıza da gazetecilik yaşamlarında başarılar diler, kendilerine bir kızgınlığımız olmadığını belirtmek isteriz. Son beklentimiz ve talebimiz ise alacaklı olduğumuz ücretlerin ve bizden önce çalışan ancak işten çıkarılan ya da ayrılmak zorunda kalan Yurt emekçisi arkadaşlarımızın alacaklarının ödenmesidir.”

Devamını oku

Genel

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan skandal ‘Barış Pınarı’ açıklaması

Yayınlanma tarihi

-

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu tarafında Suriye’nin kuzenin teröristlerden arındırmak için başlatılana ‘Barış Pınarı’ harekatıyla ilgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Mustafa Akıncı’nın skandal bir açıklama geldi. Peki Mustafa Akıncı’nın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ‘Barış Pınarı’ harekatı ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı açıklaması neydi? Detaylar haberimizde…KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı dördüncü gününde tepki çeken bir açıklama yapmıştı.

MUSTAFA AKINCI NE DEMİŞTİ?

İşte Akıncı’nın resmi sosyal medya hesabından yaptığı o skandal açıklaması:

“Bazen sessiz kalmak söyleyecek sözünüz olmadığından değildir. Bazen durumlar o kadar karmaşıktır ki, bazı kestirmecilerin kolaycılığında “Evet” ya da ” Hayır “la geçiştirilmesi mümkün değildir. Söyleyeceklerinizle durumu etkileme olanağını göremediğiniz durumlarda sessiz kalmak da gerekebilir. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki son operasyonu konusunda sürekli üzerime geliniyor. Kimi görüşümü merak ettiğinden, ama bir çoğu da kendi politik amaçlarına malzeme yapmak telaşı ile sabırsızlanıyor. Bazı çok bilmişler de bu sessizlik üstüne komplo teorileri bile icat etmeye başladılar. Bu durumda ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu: Her şeyden önce içimizde Türkiye’nin iyiliğini ve terör belasından kurtulmasını istemeyen olduğuna inanmıyorum. Mesele “Türkiye’nin iyiliği nerededir?” sorusunun yanıtındadır. Bu sorunun gerçek muhatabı elbette Türkiye’de yaşayanlardır. Ama benim inancım Suriye topraklarının artık neredeyse 10. yılına girmekte olan savaşa doyduğu noktasındadır. On yıldır akan kan bundan böyle de akmaya devam ederse barışa ulaşmak mümkün olmayacaktır. Bana göre Türkiye’nin mutlu ve huzurlu geleceği Türkü – Kürdü – Arabı ve Türkmeni ile tüm bölge halklarının dialog içinde inşa edecekleri bir düzenle mümkün olacaktır. Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde kendi sınırlarına sahip çıkabileceği ve Türkiye’nin de kendi sınırlarını güvende hissedebileceği bir durumun yaratılması gerekiyor. Bunun için kanımca Türkiye ile Suriye arasında en erken zamanda ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin büyük yararı olacaktır. Bunun da ötesinde Türkiye’nin Mısır dahil diğer bölge ülkeleriyle bozulan ilişkilerinin de düzeldiğini görmek en büyük dileğimdir. AB ile kavgalı değil işbirliği içinde bir Türkiye herkes için daha iyi olacaktır. 1974 yılında 27 yaşındayken, Faşist Yunan Cuntasının neden olduğu Türkiye’nin askeri harekatında ben de her genç Kıbrıslı Türk gibi görev aldım. Lefkoşa’da Dereboyu’ndaki savaşta arkadaşlarım yanımda şehit düştüler; pek çoğumuz gibi ben de savaşın ne demek olduğunu yaşayarak öğrendim. Bu nedenle savaşın acılarını hiç bir toplumun yaşamasını istemem. Türk- Kürt- Arap hiçbir çocuğun burnunun kanamasını arzulayamam. Daha önce de söyledim 1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce dialog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir.”

Devamını oku

Gündem

AKP’li vekil Yeni Şafak’a böyle tepki gösterdi: Korkunç, vahşet, rezalet, barbarlık, şiddetle kınıyorum

Yayınlanma tarihi

-

AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu Yeni Şafak’ın “Hevin Halef” haberine tepki gösterdi

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD’nin siyasi uzantılarından Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Genel Sekreteri Hevin Halef’in öldürüldüğünü iddia etti.

Yeni Şafak gazetesinin “yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre” diyerek verdiği haberde, “Terör örgütü PYD’nin Suriye’deki siyasi uzantılarından Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Genel Sekreteri Hevin Halef, başarılı bir operasyonla etkisiz hale getirildi. Rakka’dan Kamışlı’ya ilerlediği sırada, önceden yapılan istihbarat çalışması sonucu havadan yapılan müdahale sonucu vuruldu.  Sabah erken saatlerde düzenlenen operasyon sonucu etkisiz hale getirilen Hevin’in cenazesi, terör örgütü PYD’nin işgali altındaki Kamışlı’ya götürüldü” ifadeleri kullanıldı.

Yeni Şafak’ın bu haberine AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu tepki gösterdi. Yeni Şafak’ın konuyla ilgili haberini paylaşan AKP’li Yeneroğlu, “Yerde yatan bir sivilin infaz edilmesi korkunçtur. Bunun başarılı bir operasyon olarak takdim edilmesi bir vahşettir. Birde alakasız biçimde ordumuza mal edilmesi ayrı bir rezalettir. Bu vahşeti gerçekleştiren gruplar mehmetçikle alakası olmayan barbarlardır. Şiddetle kınıyorum” diye yazdı.

İşte AKP’li Yeneroğlu’nun o mesajı:

 

Devamını oku

Popüler İçerikler