Takip Edin

Gündem

Bankalarda tuhaf şeyler oluyor

Yayınlanma tarihi

-

Son 1 yılda 81 ilin tümünde kamu bankalarının kredi hacmi artarken özel bankalar 77 ilde kredi hacmini daralttı. Bu iller içinde özellikle Rize dikkat çekiyor. Rize’de kamu bankalarının dağıttığı kredi yüzde 42,5 artarken, özel bankalarınki yüzde 3,4 daraldı.

Son 1 yılda 81 ilin tümünde kamu bankalarının kredi hacmi artarken özel bankalar 77 ilde kredi hacmini daralttı. Kamu bankalarıyla özel bankaların kredi hacimleri “bu bankalar aynı ülkede mi çalışıyor” sorusunu akıllara getirecek cinsten değişti. Geçen yılın temmuz ayından bu yana kamu bankalarının kredi hacmi yüzde 13,2 artarken özel bankaların kredi hacmi yüzde 3,3 azaldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun raporlarından yola çıkarak derlenen verilere göre, bazı illerde özel ve kamu bankalarının kredi hacimleri arasındaki makas dikkat çekici biçimde açılıyor.

RİZE ŞAMPİYON

Dikkat çeken illerin de başında Rize var. Birgün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre, Rize’de geçen yılın temmuz ayında kamu bankalarının 2,6 milyar lira kredi alacağı bulunurken bu yılın temmuz ayındaki kredi alacağı tam 3,7 milyar lira. Böylece Rize yüzde 42,5’lik artışla kamu bankalarının kredi hacminin en hızlı arttığı il konumunda. Peki Rize’de ekonomik hayatta belirgin bir değişiklik söz konusu mu? Bol keseden dağıtılan krediler geri ödenebiliyor mu? BDDK verilerine göre bu soruların cevabı olumsuz. Çünkü kamu bankalarının kredi hacminin yüzde 42,5 arttığı ilde, özel bankaların kredi hacmi yüzde 3,4 daralıyor. Özel bankalar geri ödenmeme riskine karşı daha temkinliyken kamu bankalarının bu tavrı dikkat çekiyor. Üstelik Rize’de bankaların dağıttığı krediler de geri ödenemiyor. Rize ilinde geçen yıl temmuz ayında 61,9 milyon lira olan takipteki kredi oranı bu yıl yüzde 150 artışla 150,7 milyon liraya fırlamış durumda. Yani dağıtılan krediler sağlıklı şekilde geri ödenemiyor. Bu verilere göre özel bankalar kredi dağıtmayı riskli bulmakta haklı gibi görünse de kamu bankaları batık kredileri hazineden tahsil ettikleri için şanslı.

Önümüzdeki süreçte, kamu bankalarının bol keseden dağıttıkları kredilerin hazineye yaratacağı yükü şimdiden kestirmek güç. Ancak bütçenin son zamanlarda verdiği açık, göz önüne alınırsa kamu bankalarının kredi hacminde yaşanan olağanüstü genişleme stresi artırıyor.

KAMU İLE ÖZEL BANKALAR GECE GÜNDÜZ GİBİ

Öte yandan, Rize ili kamu bankalarının kredi genişlemesinin en yüksek olduğu il iken istisnasız hiçbir ilde kredi hacmi daralmadı. Başka bir deyişle 81 ilin tümünde kamu bankalarının alacağı geçen yıla göre artış gösterdi. Buna karşın özel bankalarda durum tam tersi görünüyor. Geçen yıla göre 81 ilin 77’sinde özel bankaların kredi alacağı azaldı. Kredi hacminin arttığı 4 il ise Denizli, Ankara, Ardahan ve Hakkari oldu. Böylece bankacılık sektörünün kamu tarafında durum buyken, büyük bir fark özel bankalarda gözlemleniyor.

KREDİLER İÇİNDE KAMUNUN PAYI ARTIYOR

Özel bankalar kredi musluklarını geri ödenmeme riskinden çekindiği için kısıyor. Hal böyle olunca toplam kredi hacmi içindeki kamu payı artıyor. 2013 yılının temmuz ayında toplam krediler içinde kamu bankalarının verdiği kredilerin payı yüzde 22,2 iken, 2019’da bu oran yüzde 37,4’e yükseldi.

Devamını oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. erdal

    18 Eylül 2019 at 12:18

    Cunku rize tayyitin memleketi oldugu icin en cok yalAKa orda tayyit de onları suluyor

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Elazığ depremi sonrası herkes bu görüntüyü paylaşıyor! Aylar önce uyarmıştı, depremi nokta atışı bildi

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı. İşte o görüntüler…

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı.

Görür programda doğrudan Sivrice’yi söyleyerek, bölgedeki fay hattında 1500 yıldır deprem olmadığını aktarıyor.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür depremden sonra yaptığı açıklamada da, 6.8 büyüklüğünde depremin, Doğu Anadolu fay hattının uyanması anlamına geldiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları söyledi:

“Maalesef Elazığ’da 6.5 büyüklükte sığ bir deprem oldu. Deprem Elazığ’ın 25-30 km doğusunda Sivrice’de oldu. Deprem Doğu Anadolu Fay’ı (DAF) üzerinde meydana geldi. DAF yaklaşık 600 km uzunluğunda, sol yönlü ve doğru atımlıdır. Bu fay ve depremle ilgili bilgileri maddeler halinde sıralayacağım: 1-Bu depremin olduğu yerde 1874 yılında 7.1, 1875’de 6.7 büyüklükte iki deprem olmuş. 2-Bu depremden sonra Sivrice-Bingöl ve Sivrice-Pütürge-Çelikhan arasına özellikle dikkat edilmelidir. 3-Deprem hattı üzerindeki kırsal yerleşim alanları yapı stoku bakımından deprem güvenli değildir. Bu bakımdan yapısal hasar fazla olabilir. İnşallah can kaybı fazla olmaz. Şu an itibariyle köylere henüz ulaşılamadığı için doğru hasar tespiti yapmak mümkün değildir. 4-Bu deprem kanaatimce endişe vericidir. DAF uzun zamandır sessizdi. Şimdi uyandı. Kuzey Anadolu Fayı (KAF) gibi davranacağından endişe ediyorum. Biliyorsunuz KAF 20. asırda 1939-1999 tarihleri arasında çok sayıda 7’nin üzerinde deprem üreterek enerjisini boşalttı (İst hariç). Aynı şeyi belirli bir süreçte DAF da yapabilir. Nitekim bu fay boyunca 1513 Maraş civarı7.4; 1872 Amanos, 7.5; 1874 Sivrice-Palu arası, 7.1; 1875 Sivrice 6.7; Çelikhan 7.1. Gördüğünüz gibi bu depremler üzerinden bir hayli zaman geçmiş.”

“UYARDIK, BİR ŞEY YAPILMADI”

Prof. Dr. Görür, şöyle devam etti:

“Arkadaşlar, Elazığlı olmam nedeniyle, Elazığ’da bir zamanlar Elazığ’ın depremselliği ile ilgili konferanslar verdim, uyarılar yaptım, Elazığ ve köylerini depreme hazırlayın dedim. Bu konuda kitaplar basıldı. Ama maalesef pek bir şey yapılmadı. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi… Bununla da kalmadık. Yine Elazığlı olan Prof. Namık Çağatay ve İTÜ’deki arkadaşlarla birlikte Bingöl, Elazığ, Malatya, Maraş valilik ve belediye başkanlıklarını ve bu kentlerdeki üniversiteleri bir araya getirdim. Harita Genel Komutanlığını da işe katarak proje hazırladım… TÜBİTAK, DPT gibi bir çok yere başvurduk reddedildi. Halbuki her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?” 

Devamını oku

Gündem

Deprem sonrası para isteyen Kızılay Başkanı Kınık’a tepki yağıyor

Yayınlanma tarihi

-

Elazığ’da meydana gelen depremin hemen ardından 10 TL yardım talebinde bulunda Kızılay Başkanı Kerem Kınık’a tepki yağıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun deprem için toplanan 36 Milyar dolar söylemi tekrar gündeme geldi. Konuyla ilgili konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, iktidara; “Bu paralar nerede ? Nerede kullanıldı?” sorularını yöneltti. Öte yandan Kızılay Başkanı Kerem Kınık, paylaştığı mesajı kısa süre sonra sildi.

Elazığ’da akşam saatlerinde yaşanan deprem sonrası Kızılay Başkanı Kerem Kınık sosyal medya hesabından “Bölgedeki vatandaşlarımızın olumsuz şartlardan korunması için ihtiyaç duyulan malzemeleri bölgeye sevk ediyoruz. Kızılay destekleriniz için Deprem yazın 2868’e sms yollayın 10₺ katkıda bulunun. Dilediğiniz kadar gönderebilirsiniz. Gün dayanışma günü.” mesajını paylaştı.

Kızılay Başkanı Kerem Kınık, kısa süre sonraysa bu mesajını sildi.

“17 YILDA 36 MİLYAR DOLAR TOPLANDI”

Paylaşım kısa süre sonra deprem için toplanan 36 Milyar Dolar konusunu tekrar gündeme getirdi. Geçtiğimiz aylarda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Sadece AKP döneminde İstanbul’un depreme dayanıklı hale gelmesi için 17 yılda 36 milyar dolar toplandı.” ifadelerini kullanmıştı.

“BU PARALAR NEREDE”

Sözcü’den Mehmet Andaç’ın haberine göre; Konuyla ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek açıklamalarda bulundu. İktidara paraların akıbetini soran Erkek şunları söyledi:

– Dayanışma çok önemli. Herkes imkanları ölçüsünde yardım yapar ama bu memlekette artık şeffaflık kaybolduğu için, İstanbul’da deprem için çok büyük paralar toplandı.

– Okullar dahil depreme dayanıklı hale getirilmemiş. Tam rakamı şuan hatırlayamıyorum. Bu paralar nerede ? Nerede kullanıldı? Bu paraları ne yaptınız ? Şehit ailelerimiz için para toplanıyoruz, bu paralar dağıtılmıyor.

– Deprem için para toplanıyor, deprem için harcanmıyor. Elazığ’da gereken her yardımı herkes yapar ama bu paralar yardımın amacına kullanıyor mu ki? Şeffaflığını yitirmiş bir iktidar ile karşı karşıyayız.

Kaynak: Sözcü Gazetesi

Devamını oku

Gündem

Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul’da arazisi çıktı

Yayınlanma tarihi

-

Tartışmalı proje Kanal İstanbul güzergâhında Erdoğan’ın damadının arazi aldığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında arazi aldığı ortaya çıktı. Albayrak, yaklaşık 13 dönümlük araziyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeyi duyurduğu 2011 yılından bir yıl sonra satın aldı. Halen tarla vasfında olan arazinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kanal İstanbul için değişiklik yapılan planda “konut alanı” sınırları içinde kalması dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’a konuşan bir bakanlık yetkilisi, Albayrak’ın, babası Sadık Albayrak’ın, 2003 yılında bölgede aldığı araziye komşu olan bir araziyi “yabancıya gitmesin diye” satın aldığını, durumun Kanal İstanbul’la ilişkilendirilmesinin ise “zorlama” olacağını söyledi.

Son günlerde kamuoyunda büyük tartışma yaratan Kanal İstanbul projesinin geçeceği güzergâhta Arap iş insanlarının arazi satın aldığı ortaya çıkmıştı. Projenin ardından büyük değer kazanacak bölgede başka kimin arazi satın aldığı da merak konusuydu.

BABASINA KOMŞU OLDU

Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, güzergâhta yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Sadık Albayrak, 2003 yılında satın aldığı tarla vasfındaki arazinin etrafını çevirerek prefabrik bir ev yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılında Kanal İstanbul projesinin yapılacağını duyurdu. Bundan bir yıl sonra bakan Berat Albayrak, babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, geçen günlerde İstanbul’un anayasası sayılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planını deldi ve Kanal İstanbul’un çevresine kurulacak “Yenişehir”i plana işledi. Yapılan değişiklik, Sadık ve Berat Albayrak’ın birbirlerine komşu olan arazilerini de etkiliyor. Halen tarla vasfında olan iki arazi, plan değişikliğinin ardından “konut alanı” sınırları içinde kalıyor.

Konuyla ilgili Cumhuriyet’in Bakan Albayrak’a yönelttiği soruları bir bakanlık yetkilisi yanıtladı. Albayrak’ın araziyi 2012 yılında satın aldığını belirten yetkili, “Berat Bey’in babası Sadık Albayrak 2003 yılında bu köyden arazi aldı. 2012’de arazinin yan tarafındaki arazi satışa çıktı. Yabancıya gitmemesi için de Berat Albayrak bu araziyi aldı. Kanal İstanbul’la bağdaştırmak zorlama olur. Kanal İstanbul’la bir ilgisi yok” dedi.

YOLA ÇOK YAKIN ETRAFI ÇEVRİLMİŞ

Bölgeye giden Cumhuriyet’in izlenimleri ise şöyle:

“Gittiğimizde Boyalık köyünün merkezine çok yakın konumdaki arazinin sınırlarının dikilen bodur ağaçlarla çevrildiğini gördük. Yola çok yakın konumdaki arazi, İstanbul Havalimanı’na ise araçla 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Konuştuğumuz köylüler, özellikle 3. havalimanı yapıldıktan sonra köy ve çevresinde yapılaşmanın arttığını, bölgenin emlakçı akınına uğradığını belirtti. Köylüler, ‘Bundan iki-üç ay önce gelen giden yoktu ama son birkaç haftadır ana-baba günü oluyor. Emlakçılar arazi almak için geliyor. Almak isteyen 10 kişiden 5’i Arap. Araziler çok değerlendi. ‘Daha da değerlenecek’ diyorlar. Bir kilometre ötemizde kanal yapılacak. Köyümüz böyle kalmayacak’ dedi.”

BAKAN ALBAYRAK’IN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın vekili avukat Ahmet Özel, Cumhuriyet gazetesinin “Damat işi biliyor” manşeti ile ilgili açıklama yaptı. Avukat Özel, “2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Sayın Albayrak’ın babası Sadık Albayrak tarafından 2003 yılında alınan köy tapulu arsada bir adet prefabrik ev yer almaktadır” diyen Özel, açıklamasında şunları kaydetti:

“Söz konusu arsanın bitişiğindeki bir diğer arsa da 2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır. Bu arsa üzerinde hiçbir inşaat olmadığı gibi arsanın niteliğini değiştirecek hiçbir girişimde de bulunulmamıştır. Bitişik arsa Sayın Bakanın babasının olduğu için arsa fiilen tevhid ile 2003 yılında alınan ve ranta dönük hiçbir hesap olmadan kullanılan arsa ile birleşmiş, arazi üzerindeki prefabrik yapı ve köy evi muhafaza edilmiştir. Evrensel gazetecilik değerlerinden nasibini almayan, somut vakayı sadece algıyla müvekkil aleyhine kamuoyu oluşturmak amacıyla kullanan önyargılı muhabire, bakanlıktan yetkili bir kişi tarafından olayın gerçeği ve süreç anlatılmasına rağmen, gerçekler bilinçli olarak bağlamından kopartılmış ve sözde haber art niyetli olarak kamuoyuna ‘nasılsa alıcısı var’ö mantığıyla servis edilmiştir.”

Bakan Albayrak’ın vekili avukat Özel, açıklamanın devamında, “Bu sunum için en elverişli mecralardan biri olan yalan, iftira ve algı çalışmalarında mahir Cumhuriyet Gazetesi’nin bu sözde haberi de tam olarak bunun bir parçasıdır. Kanal İstanbul’un gündeme geldiği tarihten çok geriye dayanan bir mazisi olan söz konusu bu arsa ile ilgili yapılan bu etik dışı, ahlak dışı, yalan ve iftiralara karşı tüm hukuki yolları hızlı ve etkin olarak kullanacağımızı, yalan ve algıya asla teslim olmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” dedi.

Devamını oku

Popüler İçerikler