Takip Edin

Gündem

Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul’da arazisi çıktı

Yayınlanma tarihi

-

Tartışmalı proje Kanal İstanbul güzergâhında Erdoğan’ın damadının arazi aldığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında arazi aldığı ortaya çıktı. Albayrak, yaklaşık 13 dönümlük araziyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeyi duyurduğu 2011 yılından bir yıl sonra satın aldı. Halen tarla vasfında olan arazinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kanal İstanbul için değişiklik yapılan planda “konut alanı” sınırları içinde kalması dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’a konuşan bir bakanlık yetkilisi, Albayrak’ın, babası Sadık Albayrak’ın, 2003 yılında bölgede aldığı araziye komşu olan bir araziyi “yabancıya gitmesin diye” satın aldığını, durumun Kanal İstanbul’la ilişkilendirilmesinin ise “zorlama” olacağını söyledi.

Son günlerde kamuoyunda büyük tartışma yaratan Kanal İstanbul projesinin geçeceği güzergâhta Arap iş insanlarının arazi satın aldığı ortaya çıkmıştı. Projenin ardından büyük değer kazanacak bölgede başka kimin arazi satın aldığı da merak konusuydu.

BABASINA KOMŞU OLDU

Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, güzergâhta yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Sadık Albayrak, 2003 yılında satın aldığı tarla vasfındaki arazinin etrafını çevirerek prefabrik bir ev yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılında Kanal İstanbul projesinin yapılacağını duyurdu. Bundan bir yıl sonra bakan Berat Albayrak, babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, geçen günlerde İstanbul’un anayasası sayılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planını deldi ve Kanal İstanbul’un çevresine kurulacak “Yenişehir”i plana işledi. Yapılan değişiklik, Sadık ve Berat Albayrak’ın birbirlerine komşu olan arazilerini de etkiliyor. Halen tarla vasfında olan iki arazi, plan değişikliğinin ardından “konut alanı” sınırları içinde kalıyor.

Konuyla ilgili Cumhuriyet’in Bakan Albayrak’a yönelttiği soruları bir bakanlık yetkilisi yanıtladı. Albayrak’ın araziyi 2012 yılında satın aldığını belirten yetkili, “Berat Bey’in babası Sadık Albayrak 2003 yılında bu köyden arazi aldı. 2012’de arazinin yan tarafındaki arazi satışa çıktı. Yabancıya gitmemesi için de Berat Albayrak bu araziyi aldı. Kanal İstanbul’la bağdaştırmak zorlama olur. Kanal İstanbul’la bir ilgisi yok” dedi.

YOLA ÇOK YAKIN ETRAFI ÇEVRİLMİŞ

Bölgeye giden Cumhuriyet’in izlenimleri ise şöyle:

“Gittiğimizde Boyalık köyünün merkezine çok yakın konumdaki arazinin sınırlarının dikilen bodur ağaçlarla çevrildiğini gördük. Yola çok yakın konumdaki arazi, İstanbul Havalimanı’na ise araçla 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Konuştuğumuz köylüler, özellikle 3. havalimanı yapıldıktan sonra köy ve çevresinde yapılaşmanın arttığını, bölgenin emlakçı akınına uğradığını belirtti. Köylüler, ‘Bundan iki-üç ay önce gelen giden yoktu ama son birkaç haftadır ana-baba günü oluyor. Emlakçılar arazi almak için geliyor. Almak isteyen 10 kişiden 5’i Arap. Araziler çok değerlendi. ‘Daha da değerlenecek’ diyorlar. Bir kilometre ötemizde kanal yapılacak. Köyümüz böyle kalmayacak’ dedi.”

BAKAN ALBAYRAK’IN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın vekili avukat Ahmet Özel, Cumhuriyet gazetesinin “Damat işi biliyor” manşeti ile ilgili açıklama yaptı. Avukat Özel, “2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Sayın Albayrak’ın babası Sadık Albayrak tarafından 2003 yılında alınan köy tapulu arsada bir adet prefabrik ev yer almaktadır” diyen Özel, açıklamasında şunları kaydetti:

“Söz konusu arsanın bitişiğindeki bir diğer arsa da 2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır. Bu arsa üzerinde hiçbir inşaat olmadığı gibi arsanın niteliğini değiştirecek hiçbir girişimde de bulunulmamıştır. Bitişik arsa Sayın Bakanın babasının olduğu için arsa fiilen tevhid ile 2003 yılında alınan ve ranta dönük hiçbir hesap olmadan kullanılan arsa ile birleşmiş, arazi üzerindeki prefabrik yapı ve köy evi muhafaza edilmiştir. Evrensel gazetecilik değerlerinden nasibini almayan, somut vakayı sadece algıyla müvekkil aleyhine kamuoyu oluşturmak amacıyla kullanan önyargılı muhabire, bakanlıktan yetkili bir kişi tarafından olayın gerçeği ve süreç anlatılmasına rağmen, gerçekler bilinçli olarak bağlamından kopartılmış ve sözde haber art niyetli olarak kamuoyuna ‘nasılsa alıcısı var’ö mantığıyla servis edilmiştir.”

Bakan Albayrak’ın vekili avukat Özel, açıklamanın devamında, “Bu sunum için en elverişli mecralardan biri olan yalan, iftira ve algı çalışmalarında mahir Cumhuriyet Gazetesi’nin bu sözde haberi de tam olarak bunun bir parçasıdır. Kanal İstanbul’un gündeme geldiği tarihten çok geriye dayanan bir mazisi olan söz konusu bu arsa ile ilgili yapılan bu etik dışı, ahlak dışı, yalan ve iftiralara karşı tüm hukuki yolları hızlı ve etkin olarak kullanacağımızı, yalan ve algıya asla teslim olmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” dedi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Ensar kaybetti İBB kazandı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi de, Ensar Vakfı’nın talebini reddetti.

Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçilmesinin ardından, 2019 yılının Ağustos ayında talimat vererek bazı vakıflarla yapılan protokolleri iptal ettirdi.

Protokolleri iptal edilen vakıflar arasında; çocuk tacizleri ile gündeme gelen Ensar Vakfı ve Erdoğan ailesinden kişilerin bulunduğu TÜRGEV ve TÜGVA gibi AKP’ye yakın vakıflar yer aldı. Bu vakıfların protokollerinin iptali sonrasında İBB açıklama yapmış ve vakıflara İBB bütçesinden toplam 357 milyon 453 bin 972 lira harcandığını duyurmuştu.

Bu iptalin ardından Ensar Vakfı ve TÜRGEV konuyu mahkemeye taşıdı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi, Ensar’ın ve TÜRGEV’in açtığı davayı reddetti ve İBB lehine karar verdi.

Bunun üzerine Ensar Vakfı, bu kez İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nin kararını bir üst mahkeme taşıdı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi de, Ensar Vakfı’nın talebini reddetti.

İşte o mahkeme kararı:

Devamını oku

Gündem

Havaya ateş açan bekçi diğer bekçiyi vurdu

Yayınlanma tarihi

-

Malatya’da bir kişiye müdahale etmeye çalışan üç bekçi yaralandı. Bekçilerden biri görev arkadaşının tabancasından çıkan kurşunla yaralandı.

Malatya’da şüpheli bir şahsa müdahalede bulunan 3 mahalle bekçisinden 1’i silahla vurulurken, 2 bekçi de bıçak darbeleri sonucunda yaralandı.

İHA’nın haberine göre olay, Yeşilyurt ilçesine bağlı Cevatpaşa Mahallesi, Polis Akademisi Malatya Polis Meslek Eğitim Merkezi önünde meydana geldi.

Haber Merkezi’nin Polis Akademisi -Malatya Polis Meslek Eğitim Merkezi mevkiinde şüpheli bir şahıs anonsunu değerlendirmek üzere Özsan Sanayi Sitesi’nde görevli 3 mahalle bekçisi olay yerine intikal ederek, alkollü olduğu iddia edilen şüphelisi şahıs Suat U. ile iletişim kurmaya çalıştı.

Bu esnada Suat U. üzerinde bulunan bıçakla bekçilere mukavemet gösterdi. Bekçiler ile şüpheli şahıs arasında yaşanan arbedede, bekçilerden birinin havaya ateş açması sonucunda seken kurşunlardan biri bekçilerden Sedat K’.nin başını sıyırırken, diğer 2 bekçi Gökhan P. ile Yusuf S. aldıkları bıçak darbeleri sonucunda yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, aldığı 5 bıçak darbesi sonucunda ağır yaralanan mahalle bekçilerinden Yunus S. Turgut Özal Tıp Fakültesine diğer yaralı 2 bekçi Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Arbede sırasında yaralanan Suat U.’nun da hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı olayda, polis ekipleri olayın gerçekleştiği bölgede çok sayıda boş kovanın yanı sıra 1 adet bıçak buldu.

Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Devamını oku

Gündem

Elazığ depremi sonrası herkes bu görüntüyü paylaşıyor! Aylar önce uyarmıştı, depremi nokta atışı bildi

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı. İşte o görüntüler…

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı.

Görür programda doğrudan Sivrice’yi söyleyerek, bölgedeki fay hattında 1500 yıldır deprem olmadığını aktarıyor.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür depremden sonra yaptığı açıklamada da, 6.8 büyüklüğünde depremin, Doğu Anadolu fay hattının uyanması anlamına geldiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları söyledi:

“Maalesef Elazığ’da 6.5 büyüklükte sığ bir deprem oldu. Deprem Elazığ’ın 25-30 km doğusunda Sivrice’de oldu. Deprem Doğu Anadolu Fay’ı (DAF) üzerinde meydana geldi. DAF yaklaşık 600 km uzunluğunda, sol yönlü ve doğru atımlıdır. Bu fay ve depremle ilgili bilgileri maddeler halinde sıralayacağım: 1-Bu depremin olduğu yerde 1874 yılında 7.1, 1875’de 6.7 büyüklükte iki deprem olmuş. 2-Bu depremden sonra Sivrice-Bingöl ve Sivrice-Pütürge-Çelikhan arasına özellikle dikkat edilmelidir. 3-Deprem hattı üzerindeki kırsal yerleşim alanları yapı stoku bakımından deprem güvenli değildir. Bu bakımdan yapısal hasar fazla olabilir. İnşallah can kaybı fazla olmaz. Şu an itibariyle köylere henüz ulaşılamadığı için doğru hasar tespiti yapmak mümkün değildir. 4-Bu deprem kanaatimce endişe vericidir. DAF uzun zamandır sessizdi. Şimdi uyandı. Kuzey Anadolu Fayı (KAF) gibi davranacağından endişe ediyorum. Biliyorsunuz KAF 20. asırda 1939-1999 tarihleri arasında çok sayıda 7’nin üzerinde deprem üreterek enerjisini boşalttı (İst hariç). Aynı şeyi belirli bir süreçte DAF da yapabilir. Nitekim bu fay boyunca 1513 Maraş civarı7.4; 1872 Amanos, 7.5; 1874 Sivrice-Palu arası, 7.1; 1875 Sivrice 6.7; Çelikhan 7.1. Gördüğünüz gibi bu depremler üzerinden bir hayli zaman geçmiş.”

“UYARDIK, BİR ŞEY YAPILMADI”

Prof. Dr. Görür, şöyle devam etti:

“Arkadaşlar, Elazığlı olmam nedeniyle, Elazığ’da bir zamanlar Elazığ’ın depremselliği ile ilgili konferanslar verdim, uyarılar yaptım, Elazığ ve köylerini depreme hazırlayın dedim. Bu konuda kitaplar basıldı. Ama maalesef pek bir şey yapılmadı. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi… Bununla da kalmadık. Yine Elazığlı olan Prof. Namık Çağatay ve İTÜ’deki arkadaşlarla birlikte Bingöl, Elazığ, Malatya, Maraş valilik ve belediye başkanlıklarını ve bu kentlerdeki üniversiteleri bir araya getirdim. Harita Genel Komutanlığını da işe katarak proje hazırladım… TÜBİTAK, DPT gibi bir çok yere başvurduk reddedildi. Halbuki her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?” 

Devamını oku

Popüler İçerikler