Takip Edin

Gündem

“Bülent Arınç’ın yatak odasına kadar…”

Yayınlanma tarihi

-

Şamil Tayyar’ın yanı sıra Bülent Arınç’ın sözlerine AKP’lilerden yeni tepkiler geldi.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, AKP’li Bülent Arınç, verdiği röportajda Kanun Hükmünde Kararnameler için “bir faciadır” demiş ve “Çevremde o kadar çok bu felaketi yaşayan insan var ki, ben onlara acıyorum, merhamet ediyorum. Aslında onlardan da özür diliyorum” ifadelerini kullanmıştı. Arınç ayrıca FETÖ yargılamalarında büyük hatalar yapıldığını belirterek yargıyı sert bir dille eleştirmişti.

Bülent Arınç’ın FETÖ çıkışının ardından AKP eski Milletvekili Şamil Tayyar, Arınç’ın FETÖ’yü aklamaya çalıştığını ifade ederek savcıları göreve çağırmıştı.

Şamil Tayyar’ın yanı sıra Arınç’ın sözlerine AKP’lilerden yeni tepkiler geldi.

AKP eski Milletvekili Mehmet Metiner, Arınç’a “Savcılar ne yapar bilmem ama biz asla susmayacağız!” diye tepki gösterdi. AKP’li Metiner sosyal medyada “KHK ile atılan FETÖ’cüler mazlum, onları atanlar ise zalim! Yani FETÖ ile mücadele edenler zalim! Denilen bu düpedüz! Yargılanacaksınız diyorlar bir de! Bu nasıl bir cürettir ya! Savcılar ne yapar bilmem ama biz asla susmayacağız!” mesajını paylaştı.

ERSOY DEDE: İŞİN BU TARAFI BİRAZ SORUNLU GELMEDİ Mİ SİZE DE?

Hükümete yakın Star gazetesi yazarı Ersoy Dede ise FETÖ ilişkisi nedeniyle kamudan atılan isimlerin nasıl Bülent Arınç’a yatak odasına girebilecek kadar yakın olabildiğini sorguladı.

Ersoy Dede şunları yazdı:

“Bülent Arınç’ın etrafında ne kadar çok FETÖ’cü varmış.. Kendi anlattı.. Mesela evine temizliğe gelen bir hanım varmış. Daire başkanlığından atılmış.. Bir kadın daha.. Bunun da polis olan eşi ihraç edilmiş.. Sonra pazarda limon satmaya çalışırken limon tablası kafasına geçirilmiş biri.. Kırıkkale’den yumurta getirip satan bir genel müdür yardımcısı ve benzin istasyonunda pompacılık yapan bir Danıştay hakimi.. Bir de lokantada bulaşıkçılık yapan bir genel müdür.. Sayın Arınç’ın tek cümlede verdiği 10 örneğe bakacak olursak etrafında KHK’lılar dışında kimse yok gibi görünüyor. Pardon da böyle önemli bir ismin hayatında, bu kadar çok Fetöcü olması bir ulusal güvenlik sorunu değil midir?. Düşünsenize devletin ‘terör örgü- tüyle iltisaklı’ olduğu iddiasıyla kamu dairelerinin dışına attığı bir isim Arınç’ın yatak odasına kadar girebiliyor.. İşin bu tarafı biraz sorunlu gelmedi mi size de?”

“MESAJI ALMIŞ, BAHŞİŞİ YÜKLÜ VERMİŞTİR”

Hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu ise “Pompacı Danıştay üyesinden haber yok!” başlıklı yazısında “Bülent Arınç’a dün sorduk. ‘Evinize temizliğe gelen eski daire başkanının adı ne, soyadı ne? Pompacılık yaptığını belirttiğiniz Danıştay eski üyesinin adı ne, soyadı ne?’ Sormamızın iki sebebi var.. Belki birileri, Bülent abiyi işletiyordur..” ifadelerini kullandı.

Ali Karahasanoğlu yazısını şöyle sürdürdü:

“Bülent abi, benim şu an temizliğe geldiğime bakma.. Ben bir zamanlar daire başkanı idim.. Ama FETÖ’den attılar beni.. Şimdi temizliğe çıkıyorum. Eski yaşantımıza yakın gelirimiz olmuyor ama.. Ne yaparsın abi’ demiş olabilir..

Bülent abi de merhametli insandır.

İnanmıştır, kadına..

Mesajı almış, bahşişi yüklü vermiştir..

Gerçekte ise, kadın ne daire başkanıdır.. Ne de FETÖ’den atılmıştır..

Bülent abimizin merhametini, istismar etmiştir..

Veya, Bülent abimizin anlatımı ile, FETÖ’cülükten atılanlara pazarda limon bile sattırmıyorlar ama..

Nasıl oluyorsa, akaryakıt istasyonunda pompacılık yaptırıyorlarmış..

Bu da belki şöyle aktarılmıştır, Bülent abiye..

Bir sohbet sırasında, FETÖ’cülerin büyük mağduriyetler yaşadığını anlatan Pensilvanya’ya bağlı birisi, Bülent abiyi de inandırmak için, ‘Ah abi ah.. Benim tanıdığım bir Danıştay üyesi var.. Adamı KHK ile attılar.. Emin ol abi, şimdi pompacılık yapıyor..’ demiştir..

Bülent abi de inanıvermiştir..”

“BUNLARA İNANACAK MIYIZ?”

“Bunlara inanacak mıyız?” diye soran Karahasanoğlu şöyle devam etti:

“Lütfen, Bülent abi..

Kimle aşık attığınızı, bir düşünün.

Bunların vazgeçilmez ilkelerinin takıyye olduğunu hatırlayın..

Ve, bir soruşturun, ‘temizlikçi kadın’ı..

Bakalım daire başkanı mı çıkacak?

Bir soruşturun ‘pompacı’yı..

Danıştay eski üyesi mi çıkacak?

Veya..

Eski daire başkanı olsa da.. Danıştay eski üyesi olsa da..

‘Mağdur, kendi halinde vatanperver insanlar’ mı çıkacak?

Yoksa..

‘Akıncı Üssü’ne, darbe gecesinde, tarla bakmaya giden Adil Öksüz’ler’ mi çıkacak?”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İmamoğlu’nu anlatan ve tartışma yaratan ‘Kahramanın Yolculuğu’ kitabı hakkında açıklama: Şerh koyuyorum…

Yayınlanma tarihi

-

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, seçim kampanyasını yöneten Necati Özkan’ın yerel seçim sürecini anlattığı, ‘Kahramanın Yolculuğu: Yeni Nesil Siyasetin Zaferi’ isimli kitabı için İmamoğlu’ndan ilk açıklama geldi; Kitabın bir noktasına şerh koyuyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, seçim kampanyasının direktörlüğünü yapan Necati Özkan tarafından kaleme alınan ‘Kahramanın Yolculuğu: Yeni Nesil Siyasetin Zaferi’ adlı kitap hakkında İmamoğlu bir açıklama yaptı.

Necati Özkan ile 6 yıldır birlikte çalıştıklarını söyleyen İmamoğlu, “Herkesin bir bakışı olacaktır. Ancak kitabın bir noktasına şerh koyuyorum o da şu: Her ne kadar kendisi beni kahraman diye tanımlasa da ben kendimi kahraman diye tanımlamıyorum” dedi.

İşte Ekrem İmamoğlu’nun, tam açıklaması:

“Necati Beyle uzun yıllardır beraberiz. Kendisiyle organik bir tanışmamız var. Necati Bey’in profesyonel bir meslek yaşamı var. Benim de kendim olmak gibi bir huyum var. Onun da katkılarıyla önümüzdeki taşları temizlediği, bize yol arkadaşlığı yaptığı bir süreç yaşıyoruz 6 yıldır. 6 yıla sığdırdığımız en büyük başarı İstanbul seçimi. Kendi gözüyle bu sürecin nasıl bir süreç olduğunu, kampanya dilinin neyi etkilediğini Necati Bey’in bu bakışı çok değerli bir bölüm. Herkesin bir bakışı olacaktır. Ama kitabın şu noktasına bir şerh koyuyorum o da şu: Her ne kadar kendisi beni ‘kahraman’ diye tanımlasa da ben kendimi kahraman diye tanımlamıyorum. Çünkü insan kendine kahraman dememeli, kahraman olmak büyük sorumluluk ister, zaman ister, olgunluk ister. Ben sadece bir başlangıca imza attım. Daha büyük bir imza atmak isteyen, hizmet etmek isteyen bir belediye başkanıyım.”

Devamını oku

Genel

İmamoğlu’ndan Soylu’ya “ahmak” yanıtı: “Söyleyene bakarım adam mı diye” İçişleri Bakanı Soylu’dan İBB Başkanı İmamoğlu’na tehdit…

Yayınlanma tarihi

-

İçişleri Bakanı Soylu’dan İBB Başkanı İmamoğlu’na tehdit…

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne katılmak için gittiği Fransa’da yaptığı konuşmayı hedef alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek” ifadesini kullandı.

İmamoğlu’na Soylu’nun bu sözlerinin sorulması üzerine, “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye” şeklinde yanıt verdi.

Soylu şöyle konuştu:

“Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun, bu milletin sana okuttuğu okula yazıklar olsun. Bu milletin sana verdiği emeğe yazıklar olsun. Birileri eline silah alıp 9 aylık çocuklarımızı, bebeklerimizi şehit edecek, orada Kürt kardeşlerimizin, Arap kardeşlerimizin, Türk kardeşlerimizin sabah dükkânını açmasını engelleyecek, çocukların okula gitmesini engelleyecek, bunun belediye başkanlığını yapacak, sen de Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi şikâyet edeceksin, yazıklar olsun.”

İMAMOĞLU’NDAN İÇİŞLERİ BAKANI’NA YANIT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını, Üsküdar’daki Fethi Paşa Korusu’nda yanıtladı.İmamoğlu’na, “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir açıklaması oldu. Bir yandan kayyum atamaları da devam ederken, sizin Strazburg’da yaptığınız konuşmayı eleştirdi. Onun cümleleriyle söyleyeceğim; ‘Avrupa Parlamentosu’na gidip Türkiye’yi şikayet eden ahmağa sesleniyorum. Yazıklar olsun bu milletin sana verdiğine. Kursağından geçenlere yazıklar olsun” sorusu yöneltildi.

 

İmamoğlu, bu soruyu da şu şekilde yanıtladı:

“Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. Bu seviye noktasından söyledikleri ve yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum. Ve bu seviye noktasında söyledikleri, yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum ama oraya bir cümle kurmak isterim. 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabi benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter! Bıktım artık! Artık davet ede ede o da bir karşılık bulmadı. Birincisi; ben, Strasburg’da Türkiye’yi nasıl anlattığımı çok iyi biliyorum. Tamamı YouTube’da var. Bir-iki kelimeyi bilgi edinip, bunu söylemek… Sadece işte böyle araştırmadan, lafını bilmeden, bugün söylediğini yarın unutan kişiler ancak bunu yapabilir. 6-7 sene önce birini övüp, ona karşı tehdit savuranlar ancak böyle hatalar yapabilir. Ben, o seviyeyi bilmiyorum. Ama ben, Strasburg’da memleketimi gayet iyi savundum. Onların söyleyemeyeceği, yapamayacağı derinlikte ve şiddetle, mülteci konusunda, sığınmacı konusunda Avrupa’nın Türkiye’yi nasıl yalnız bıraktığını anlattım. Aynı zamanda, buraya gelip raportör olarak çalışan heyete, hükümetin izin vermesi konusunun önemli olduğunu söyledim ve hükümete teşekkür ettim. Birçok içeriği var. Ben, orada geçerli şeyleri tek tek sıraladım. Bu konuda benim milliyetçiliğimi, benim milli duygularımı eleştirecek veya bunları seviyelendirecek… Makamını bir kenara koyuyorum; öyle bir Allah’ın kulu yok. Benim kimseyi sorgulamayacağım gibi, o da sorgulayamaz. Zaten Allah’a havale ediyorum onu. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah’a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa’yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı’na yakışmadı.”

Devamını oku

Gündem

Bekçilerden tartışma yaratan yasak uygulaması… “Şu yaptığınız Erdoğan’a siyasi zarar”

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sigara çıkışları konuşulmaya devam ederken, Ankara’da ise, akşam saatlerinde tartışma yaratan bir olay yaşandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sigara çıkışları konuşulmaya devam ederken, Ankara’da ise, akşam saatlerinde tartışma yaratan bir olay yaşandı.

Bestekar sokakta bulunan barların önünde sigara içenlerle bekçiler arasında gerilim yaşandı.

Bekçilerin, barın önünde sigara içenlere, “topluca sigara içip, kaldırım işgal ediyorsunuz” dediği aktarılırken, sigara içenlerin ise duruma itiraz ettiği ve böyle bir durumun yaşanmadığını söyledikleri ifade edildi.

Bekçilere, barın içinde sigara içmenin yasak olmasından kaynaklı dışarıda sigara içtiklerini vurgulayan vatandaşlar, bekçilerin söz konusu tutumuna tepki gösterdi. Bir vatandaş ise, bekçilere, “Şu yaptığınız Erdoğan’a siyasi zarar” ifadelerini kullandı.

Bekçilerin bu tutumunun Ankara’nın diğer sokaklarında da devam ettiği belirtilirken, tartışmanın büyümesi üzerine olay yerine polisin çağrıldığı öğrenildi.

İşte Ankara’da Yaşanan  O An:

Devamını oku

Popüler İçerikler