Takip Edin

Kültür

Çocukların ödevlerine yardım eden aileler sıralamasında Türkiye dünya üçüncüsü!

Yayınlanma tarihi

-

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmaya göre az gelişmiş ülkelerdeki aileler, çocuklarının ödevlerini yapması için daha çok yardımcı olma eğilimindeler. Gelişmiş ülkelerde ise aileler çocukların ödevlerinde nerdeyse hiç yardımcı olmuyor ya da çok az yardımcı oluyor.

Bu araştırmaya göre çocuklarının ödevlerine en çok yardım eden ailelerin bulunduğu ülkeler arasında Hindistan birinci sırada. Buna göre Hintli ailelerin çocuklarının üstüne en fazla titreyen aileler olduğu sonucunu çıkarabiliriz belki ama ne kadar doğru? Dünyanın en iyi eğitim sistemlerine sahip ülkelerinden Finlandiya ve Japonya ise listenin son sırasında yer alıyor.

Varkey Vakfı’nın 29 ülkeden yaklaşık 27 bin 500 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekilde:

 

Türkiye bu sıralamada kendisine üçüncü sıradan yer bulmuş. Türk aileler çocuklarının ödevlerine yardım etmek için haftada ortalama 7-8 kadar zaman harcıyor.

Türkiye’de aileler çocuklarının geleceği konusunda endişeli!

Araştırmaya göre;

  • Türkiye’de ailelerin yüzde 33’ü çocuklarının geleceği konusunda en büyük tehdit unsurunun terör olduğunu düşünüyor.

 

  • Türk ebeveynlerin yüzde 44’ü çocuklarının okuldaki güvenliği konusunda endişe duyduklarını belirtiyor. Bu oran dünya ortalamasında yüzde 34 seviyesinde. Türkiye’de okul güvenliği konusunda kaygılı aile oranının dünya ortalamasının 10 puan üzerinde olması dikkat çekici.

 

  • Çocuğunu devlet okuluna gönderen Türk ailelerin yüzde 82’si bütçesi elverse çocuğunu paralı okula göndermek isteyeceğini belirtmiş. Bu oran da dünya ortalaması olan yüzde 55’in oldukça üstünde. Bu oran Türkiye’yi devlet okullarına güvenmeme konusunda dünyada ikinci sıraya taşıyor.

 

  • Türkiye’de devlet okullarının iyi eğitim verdiğini düşünen ailelerin oranı yüzde 24 olarak görülüyor! Bu oran dünyada yüzde 45 seviyesinde görülüyor. Türkiye, dünya ortalamasının oldukça altında bir sonuçla dikkat çekici.

 

  • Cemaat ve dini vakıfların okul açmasını doğru bulan ailelerin oranı yüzde 27 seviyesinde, buna karşı çıkanlarsa yüzde 47 olarak belirtilmiş.

 

  • Çocuğunun gelecekte başarılı olması için mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğini düşünen ailelerin oranı Türkiye’de yüzde 80 ile dünya ortalamasının 15 puan (yüzde 65) üstünde yer alıyor. Ancak bu tabloda da gelişmiş ülkelerde üniversiteye verilen önemin düşük olması oldukça dikkat çekici görünüyor.

 

  • Genel olarak Türkiye’deki aileler çocuklarının geleceği konusunda yüzde 49 oranında umutlu, yüzde 22 oranında umutsuz olduğunu belirtmiş. Dünya ortalamasında bu oran yüzde 60 umutlu, yüzde 13 umutsuz şeklinde çıkmış. Ancak burada dikkat çeken bir detay var; Singapur, İspanya, İtalya, Almanya, Güney Kore, Fransa ve Japonya gibi gelişmiş ülkeler gelecek konusunda Türkiye’den daha umutsuz. Geleceğe en çok umutla bakan ülkelerse Peru, Kenya, Endonezya, Kolombiya, Meksika ve Finlandiya şeklinde sıralanmış.

Sonuç olarak, dünya genelinde ebeveynlerin büyük çoğunluğu çocuklarının devlet okullarında aldıkları eğitimden çok memnun olmadıklarını belirtmiş. Bu ülkeler arasında ilginçtir ki Japonya ve Güney Kore de var. Ancak çekik gözlü dostlarımız her ne kadar devlet okullarından memnun değiliz deseler de PISA sıralamalarında her zaman ilk üçe girmeyi de başarıyorlar. Biz ise PISA 2015 sıralamasında 72 ülke arasında 50. sıradan kendimize yer bulduk ve bu sonuçla önceki yıllara göre geriledik.

Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Büyük Ustayı Özlemle Anıyoruz…

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye televizyon ve tiyatro tarihinde büyük işler yapan ve çok önemli konuları işleyen Levent Kırca, vefatının yıl dönümünde ailesi ve sevenleri tarafından hasretle yâd ediliyor. Usta sanatçının ölüm yıl dönümünde Levent Kırca ismi TT olurken, hayat hikâyesi de merak edilir oldu.

‘Olacak O Kadar’ adlı tiyatro oyununun televizyonlarda yayınlanmasıyla birlikte tüm Türkiye tarafından sevilen usta isim Levent Kırca, 12 Ekim 2015’te aramızdan ayrılmıştı.

“Atatürk’le kalın Cumhuriyet’le kalın hoşça kalın!” demişti büyük usta.

Aramızdan ayrılışının 4. yılında LeventKırca‘yı saygıyla, özlemle ve rahmetle anıyoruz.

Bu günleri dünden gören ve mizahıyla bizlere anlatmaya çalışan ustamızın mesajı bakın neydi.

Devamını oku

Bilim

ABD’li profesörden dünyanın en kısa IQ testi

Yayınlanma tarihi

-

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Shane Frederick’in geliştirdiği dünyanın en kısa IQ testinde sadece 3 soru var.

İngiliz Mirror gazetesinin aktardığına göre, Bilişsel Yansıma Testi (CRT) olarak adlandırılan test 2005 yılında geliştirildiyse de internette yeni yayınlandı.

Testin soruları şöyle:

1. Bir tenis raketi ile bir topun toplam fiyatı 1.10 dolar. Raket toptan 1 dolar daha pahalı. Topun fiyatı ne?

2. 5 adet makine 5 dakikada 5 adet alet üretiyor. 100 adet makine 100 adet aleti kaç dakikada üretir?

3. Bir gölün yüzeyinde zambak yaprağı var ve her gün bu yaprak, bir gün önceki haline göre iki kat daha fazla alan kaplayacak şekilde büyüyor. Yaprağın gölün bütün yüzeyini kaplaması 48 gün sürüyorsa gölün yarısını kaç günde kaplar?

Bilim insanı bu testi, farklı alanlardan farklı eğitim düzeyine sahip 3 bin kişide denedi. Aralarından sadece yüzde 17’si başarılı oldu.

Soruların ancak ilk bakışta basit göründüğü uyarısında bulunan profesör, ne kadar kulağa basit gelse de akla gelen ilk yanıttan vazgeçmeyi tavsiye ediyor.

Testten geçenlerin en yaygın yanıtları 10 sent, 100 dakika ve 24 gün, ama bu yanıtlar yanlış. Doğru yanıtlar 5 sent, 5 dakika ve 47 gündür.

Devamını oku

Bilim

Çok Zeki Diye Bildiğimiz Dahilerin Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz Deli Hastalıkları

Yayınlanma tarihi

-

Evet hepsi birer dahi, ama kimi konuşmayı çok geç yaşlarda çözmüş kimi halüsinasyonlar görüyor kimi ise eli kolu tutmadan kara delikler teorileriyle çığır açmış. İşte size mutlaka tanımanız gereken, hiç tamin edemeyeceğiniz hastalıklardan muzdarip ve bir şekilde sizi motive de edecek dahiler.

John Nash (1928-2015)

Matematikçi John Nash, ünlü “Oyun Teorisi”nin sahibi bir matematikçi. Onu, hayatını anlatan “Akıl Oyunları” filminden de hatırlayabilirsiniz. Şizofreni hastası olan John Nash, çevresinde aslında olmayan kırmızı giysili insanlar görüyordu.

 

Galileo Galilei (1564 – 1642)

Galileo’nun hastalığı, o anki topluma ters düşen her ne varsa o konuda insanları zorlamak. Bu hastalığa da Galileo sendromu adı verildi. Galileo aynı zamanda ileri yaşlarında kör oldu.

 

 Isaac Newton (1643 – 1727)

Asperger Sendromuna sahip Newton’ın beynindeki tüm loblar ayrı ayrı çalışıyordu. Asperger sendromu, kişinin asosyal olmasına ve hep aynı şeyleri tekrarlamasına yol açabiliyor. Ancak aynı zamanda birden fazla alanda uzmanlaşmasına da  yol açabiliyor.

 

Albert Einstein (1879 – 1955)

Modern fiziğin babalarından olan dahi Einstein, Otistik Spektrum hastalığına sahipti. Asperger sendromuyla da benzerlikler taşıyan bu hastalıkta, kişi kendini uzun uykulardan alamaz, sürekli baygın halde dolaşabilir. Beyin loblarının arasında bağlantı sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürecek kadar vardır.

 

Leonardo Da Vinci (1452 – 1519)

Hayatı boyunca hiç sevgilisi olmayan ünlü ressam ve mucit Leonardo Da Vinci, Frijit hastalığına sahipti. Frijit cinsel manada karşı cinse karşı oluşan soğukluktur. Cinselliği duygular olmadığı zaman, iğrenç bir şey olarak tanımladı. Farklı alanlara olan ilgisinden ve sosyal olmamasından dolayı Asperger Sendromu da olduğu söylenebilir.

 

Charles Darwin (1809 – 1882)

Evrim çalışmalarıyla ünlenen Charles Darwin kekemeydi. Ayrıca Chagas hastası da olan Darwin’in vücudunun içinde yumuşak kanatsız böcekler dolaşıyordu. Darwin, vücudunda dolaşan bu böceklerle ilgili bilgilerini de kitaplara aktardı.

 

Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)

Müzik dehası Mozart’ta, aynı şeylerin sonsuz kez tekrarlanmasına yol açan Tourette sendromu vardı. Mozart’ın notalama yeteneğinin de buradan geldiği düşünülüyor. Bu sendrom ayrıca kişide her şeye karşı tik de yaratabiliyor.

 

Pablo Picasso (1881-1973)

Unutkanlık ve öğrenme zorluğu olan disleksi hastalığına sahip ünlü ressam Pablo Picasso, aynı zamanda migren ağrıları çekiyordu.

 

Dante Alighieri (1265 – 1321)

“İlahi Komedya”nın  yazarı Dante, narkolepsi ve kas gevşekliği hastalıklarına sahipti. Narkolepsi, gündüzleri sürekli uyuma ihtiyacı hissetmektir ve kas gevşekliği de bu hastalığın bir sonucudur. Dante ayrıca epilepsi (sara) hastasıydı.

 

 Salvador Dali ( 1904-1989)

circa 1950: Spanish surrealist artist Salvador Dali (1904 – 1989) shows off his famous moustache. (Photo by Weegee(Arthur Fellig)/International Center of Photography/Getty Images)

Deli Dali diye bilinen Salvador Dali’de bir ressam için en kötü hastalıklardan biri olan Parkinson vardı. Bu yetmezmiş gibi bir de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da vardı. Eşiyle 15 yıl kadar birlikte olmayan Dali, neredeyse 48 yaşına kadar cinselliğe karşı oldukça soğuktu.

 

Stephen Hawking (1942 – 2018)

Henüz 21 yaşında ALS hastalığına yakalanan Hawking’in motor nöronlarının %80’i öldü ve felç kaldı. Hayatının sonuna kadar konuşamayan ve hareket edemeyen Hawking, bu haliyle bilim dünyasında büyük başarılara imza atmaya devam etti.

 

Agatha Christie (1890 – 1976)

Agatha Christie’de, kişiyi gerçek dünyadan koparan Histerik Füg hastalığı vardı. Bu hayal dünyasının Agatha Christie’ye romanlarını yazmada faydası olduğu kesin. Christie ayrıca epilepsi (sara) hastasıydı.

 

Pisagor (MÖ 570 – MÖ 495)

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) hastası olan Pisagor,  kök 2’nin (√2)  rasyonel olmadığını ispatlayan öğrencisi Hippasus’u denize attırmıştır. Pisagor, takıntılı bir şekilde fikirlerinin doğru olduğunu düşünürdü.

 

Ludwig Van Beethoven (1770 – 1827)

Birçok hastalıkla boğuşan Beethoven, 9. senfosini sağırken bestelemişti. OKB ve Asperger sendromuyla da boğuşan Beethoven aynı zamanda astım hastasıydı ve çalışmalarından önce kafasını soğuk suyla dolu kovaya sokardı.

 

Vincent van Gogh (1853 – 1890)

Şizofreni hastası olan Van Gogh’un boyadan zehirlenmesi bu etkiyi daha da arttırdı. Van Gogh’un ayrıca bipolar bozukluğu, frengisi ve meniere hastalığı da vardı.

 

 

Devamını oku

Popüler İçerikler