Takip Edin

Bilim

Çok Zeki Diye Bildiğimiz Dahilerin Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz Deli Hastalıkları

Yayınlanma tarihi

-

Evet hepsi birer dahi, ama kimi konuşmayı çok geç yaşlarda çözmüş kimi halüsinasyonlar görüyor kimi ise eli kolu tutmadan kara delikler teorileriyle çığır açmış. İşte size mutlaka tanımanız gereken, hiç tamin edemeyeceğiniz hastalıklardan muzdarip ve bir şekilde sizi motive de edecek dahiler.

John Nash (1928-2015)

Matematikçi John Nash, ünlü “Oyun Teorisi”nin sahibi bir matematikçi. Onu, hayatını anlatan “Akıl Oyunları” filminden de hatırlayabilirsiniz. Şizofreni hastası olan John Nash, çevresinde aslında olmayan kırmızı giysili insanlar görüyordu.

 

Galileo Galilei (1564 – 1642)

Galileo’nun hastalığı, o anki topluma ters düşen her ne varsa o konuda insanları zorlamak. Bu hastalığa da Galileo sendromu adı verildi. Galileo aynı zamanda ileri yaşlarında kör oldu.

 

 Isaac Newton (1643 – 1727)

Asperger Sendromuna sahip Newton’ın beynindeki tüm loblar ayrı ayrı çalışıyordu. Asperger sendromu, kişinin asosyal olmasına ve hep aynı şeyleri tekrarlamasına yol açabiliyor. Ancak aynı zamanda birden fazla alanda uzmanlaşmasına da  yol açabiliyor.

 

Albert Einstein (1879 – 1955)

Modern fiziğin babalarından olan dahi Einstein, Otistik Spektrum hastalığına sahipti. Asperger sendromuyla da benzerlikler taşıyan bu hastalıkta, kişi kendini uzun uykulardan alamaz, sürekli baygın halde dolaşabilir. Beyin loblarının arasında bağlantı sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürecek kadar vardır.

 

Leonardo Da Vinci (1452 – 1519)

Hayatı boyunca hiç sevgilisi olmayan ünlü ressam ve mucit Leonardo Da Vinci, Frijit hastalığına sahipti. Frijit cinsel manada karşı cinse karşı oluşan soğukluktur. Cinselliği duygular olmadığı zaman, iğrenç bir şey olarak tanımladı. Farklı alanlara olan ilgisinden ve sosyal olmamasından dolayı Asperger Sendromu da olduğu söylenebilir.

 

Charles Darwin (1809 – 1882)

Evrim çalışmalarıyla ünlenen Charles Darwin kekemeydi. Ayrıca Chagas hastası da olan Darwin’in vücudunun içinde yumuşak kanatsız böcekler dolaşıyordu. Darwin, vücudunda dolaşan bu böceklerle ilgili bilgilerini de kitaplara aktardı.

 

Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)

Müzik dehası Mozart’ta, aynı şeylerin sonsuz kez tekrarlanmasına yol açan Tourette sendromu vardı. Mozart’ın notalama yeteneğinin de buradan geldiği düşünülüyor. Bu sendrom ayrıca kişide her şeye karşı tik de yaratabiliyor.

 

Pablo Picasso (1881-1973)

Unutkanlık ve öğrenme zorluğu olan disleksi hastalığına sahip ünlü ressam Pablo Picasso, aynı zamanda migren ağrıları çekiyordu.

 

Dante Alighieri (1265 – 1321)

“İlahi Komedya”nın  yazarı Dante, narkolepsi ve kas gevşekliği hastalıklarına sahipti. Narkolepsi, gündüzleri sürekli uyuma ihtiyacı hissetmektir ve kas gevşekliği de bu hastalığın bir sonucudur. Dante ayrıca epilepsi (sara) hastasıydı.

 

 Salvador Dali ( 1904-1989)

circa 1950: Spanish surrealist artist Salvador Dali (1904 – 1989) shows off his famous moustache. (Photo by Weegee(Arthur Fellig)/International Center of Photography/Getty Images)

Deli Dali diye bilinen Salvador Dali’de bir ressam için en kötü hastalıklardan biri olan Parkinson vardı. Bu yetmezmiş gibi bir de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da vardı. Eşiyle 15 yıl kadar birlikte olmayan Dali, neredeyse 48 yaşına kadar cinselliğe karşı oldukça soğuktu.

 

Stephen Hawking (1942 – 2018)

Henüz 21 yaşında ALS hastalığına yakalanan Hawking’in motor nöronlarının %80’i öldü ve felç kaldı. Hayatının sonuna kadar konuşamayan ve hareket edemeyen Hawking, bu haliyle bilim dünyasında büyük başarılara imza atmaya devam etti.

 

Agatha Christie (1890 – 1976)

Agatha Christie’de, kişiyi gerçek dünyadan koparan Histerik Füg hastalığı vardı. Bu hayal dünyasının Agatha Christie’ye romanlarını yazmada faydası olduğu kesin. Christie ayrıca epilepsi (sara) hastasıydı.

 

Pisagor (MÖ 570 – MÖ 495)

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) hastası olan Pisagor,  kök 2’nin (√2)  rasyonel olmadığını ispatlayan öğrencisi Hippasus’u denize attırmıştır. Pisagor, takıntılı bir şekilde fikirlerinin doğru olduğunu düşünürdü.

 

Ludwig Van Beethoven (1770 – 1827)

Birçok hastalıkla boğuşan Beethoven, 9. senfosini sağırken bestelemişti. OKB ve Asperger sendromuyla da boğuşan Beethoven aynı zamanda astım hastasıydı ve çalışmalarından önce kafasını soğuk suyla dolu kovaya sokardı.

 

Vincent van Gogh (1853 – 1890)

Şizofreni hastası olan Van Gogh’un boyadan zehirlenmesi bu etkiyi daha da arttırdı. Van Gogh’un ayrıca bipolar bozukluğu, frengisi ve meniere hastalığı da vardı.

 

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Hamile baba Wyley Simpson, bebeğini doğurdu.

Yayınlanma tarihi

-

Erkek olmak için başladığı cinsiyet değiştirme sürecinde hamile olduğunu öğrenen Wyley Simpson, bebeğini doğurdu.

Wyley Simspon, hamile olduğunu öğrendikten sonra 28 yaşındaki nişanlısı Stephan ile birlikte aldığı karar sonucunda hamileliğini sürdürmeye karar verdi ve bebeğini doğurdu.

Ancak bebekleri kimi çevreler tarafından tepkiyle karşılandı.




Wyley, daha önce maruz kaldıkları zorbalığı yine yaşadıklarını ancak oğulları Rowan’ın buna değdiğini belirtti.

Simson, yaptığı açıklamada “Her zaman baba olmak istemiştim” ifadelerini kullandı.




Devamını oku

Bilim

Çin’in ‘Yatay Gökdeleni’ yakında tamamlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

‘Mühendislik harikası’ olarak anılan ve uzun süredir bitmesi beklenen ‘yatay gökdelen’ Raffles City Chongqing artık sona yaklaşıyor.

Çin Uluslararası Radyosu’nun haberine göre, dünyaca tanınmış mimar Moshe Safdie tarafından tasarlanmış bulunan bina 1.12 milyon metrekare alan kaplayan sekiz adet kuleden ve onları birleştiren ‘yatay gökdelen’ olarak anılan kuleler arası köprüden oluşuyor.

Crystal adlı 250 metre uzunluğundaki köprü dünyanın en yüksek köprülerinden biri olacak.

Açıldığında, içinde bir gözlemleme galerisi, gökyüzü bahçeleri, bir sonsuzluk havuzu ve değişik restoranlar bulunacak.

Bütün bunlardan başka gök köprüsü, geceleri dev bir ışık topuna dönüşerek gökyüzünü bir ışık şovuyla hareketlendirecek.

Öte yandan, The Raffles City Chongqing kompleksi, 230 bin metre karelik bir alışveriş merkezi, 1,400 rezidans, bir lüks otel ve 160;000 metrekarelik geniş ofis alanları barındıracak.

Devamını oku

Bilim

2.500 Yıllık Gizemli Lahitten Çıkanlar Çok Şaşırttı

Yayınlanma tarihi

-

Mısır Antik Eserler Bakanlığı, siyah granitten yapılmış bir lahidin, inşaat çalışmaları sırasında İskenderiye kentinde keşfedildiğini duyurmuştu. Büyük İskender’e ait olduğu düşünülen ve hatta hakkında lanetli olduğuna dair spekülasyonlar yürütülen lahit sonunda açıldı

Yerin 5 metre altında bulunan lahit 30 ton ağırlığında, 2 metre yüksekliğinde ve 3 metre uzunluğunda. Lahitten düşünülenin aksine Büyük İskender’in kalıntıları değil, 3 ayrı mumya çıktı.

Mumyalar zarar görmüş haldeydi çünkü bir çatlak nedeniyle lahitin içine kanalizasyon suyu dolmuştu. Lahitteki mumyaların isimlerine ait resim, sembol ya da yazı gibi hiçbir işaret bulunmaması  nedeniyle bilim insanları, bulunan üç mumyanın da daha önce düşünüldüğü gibi Ptolemy (Tolemi) ya da Roma Kraliyet Ailesi’ne ait olmadığını açıkladı.

Araştırmacılar, aynı zamanda lahitte bulunan mumyalara ait gümüş veya altın maske, tılsım, yazıt ve heykel gibi eşyalarının bulunmamasının da, onların yüksek sınıfa ait bireyler olmadığını gösterdiğini bildirdi.

Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Mostafa Wasiri, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Antik lahiti açtık ve lanetlenmedik. Bulunan mumyaların birinin kafatasında çok sayıda kırık var. Bu durum onun keskin ve sert bir cisimle yaralandığını gösteriyor.”

Bulunan iskeletlerin ilk belirlemeler göre üç askere ait olabileceği birinin kafasının okla vurulmuş olabileceği söylendi. Kişilerin ölüm nedenleri ve yaşları yapılacak incelemelerden sonra tespit edilecek.

Üç mumya İskenderiye Ulusal Müzesi’ne, lahit ise askeri müzeye nakledildi.

Kaynak: Reuters

Devamını oku

Popüler İçerikler