Takip Edin

Gündem

Erdoğan’dan FOX TV muhabirine azar: Fox TV’yi yalan medya olmaktan çıkarın, bir kere dürüst olun önce Fox TV’nin yayın politikasını değiştirmesi lazım

Yayınlanma tarihi

-

Fox TV muhabirinin CHP liderinin tank palet fabrikasıyla ilgili iddiasını sorması üzerine Erdoğan: “Fox TV’yi yalan medya olmaktan çıkarın, yayın politikanızı değiştirmeniz lazım” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’na katılmak için ABD’ye gidişi öncesi İstanbul Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.

* BM 75. Genel Kurul Başkanlığı için tecrübeli diplomatlarımızdan, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Büyükelçi Volkan Bozkır’ı aday gösterdiğimizi duyurmak isterim.

* BM Genel Kurulu’nda bu yıl görüşmeler yoksulluğun giderilmesi, kaliteli eğitim, iklim eylemi ve kapsayıcılık için çok taraflı gayretlerin canlandırılması temasıyla icra edilecek. Gündemde iklim, sürdürülebilir kalkınma ve sağlık konuları ağırlıklı olarak yer tutuyor. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından düzenlenen  iklim eylemi zirvesiyle sürdürülebilir kalkınma amaçları zirvesi liderleri diyaloğuna da iştirak edeceğim. Türkiye’nin Kenya ve Birleşmiş Milletler habitatla eş başkanlığını yaptığı altyapı şehirler ve yerel iklim eylemi çalışma grubunun geliştirdiği projeleri tanıtacağız.

* New York’ta ayrıca Türkiye, Malezya, Pakistan 3’lü zirvesini tertipleyeceğiz. Pakistan Başbakanı kardeşim İmran Khan ile beraber nefret söylemiyle mücadele konulu üst düzey bir etkinliğe de ev sahipliği yapacağız. Görüşmelerin ilk  gününde 24 Eylül Salı günü BM Genel Kuruluna hitap edeceğim. Hitabımda BM gündeminde yer alan uluslararası barış ve güvenliğe ilişkin temel meselelere dair görüşlerimizi dile getireceğiz. Türkiye’nin çok taraflılığa olan güçlü desteğini özellikle vurgulayacağım.

* New York’ta ABD’deki Türk Amerikan soydaş ve Müslüman toplumu temsilcileri ve New York civarında yaşayan Musevi vatandaşlarıyla da bir araya geleceğim. Ayrıca geçen yıl aramızdan ayrılan fotoğraf sanatçımız Ara Güler’in fotoğraflarını dünyaya taşıdığımız dünya başkentlerinde Ara Güler sergisi başlıklı projeyi Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütüyoruz. Kyoto, Londra ve Paris’in ardından sergiyi şimdi de New Yorkluların beğenisine sunacağız. Bunun yanında Türk ve Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle ikili ve toplu olarak toplantılarımız olacak. Türk Amerikan  İş Konseyi tarafından düzenlenecek 10. Türkiye Yatırım Konferansını, ziyaretimiz çerçevesinde gerçekleştireceğiz. Ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.

SORU-CEVAP BÖLÜMÜ

(Pentagon yetkilisinin DSG’ye destek vermeyi sürdürmesi ve ABD’ye Suriye’nin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda güvenli bölge için 2 hafta süre vermesiyle ilgili)

* Sınır boylarında hazırlıklarımızı tamamladık.

* ABD ile karşı karşıya gelme arzumuz. yok. Ama ABD’nin davetli olmadığı bir yerde PKK’nin yan kolları olan terör örgütlerine verdiği desteği görmezlikten gelme lüksümüz yok. Bunu Trump’la defaatle paylaştım. On binlerce TIR silah veriyorsunuz. Biz bunları paramızla alamıyoruz. ABD terör örgütlerine ücretsiz veriyor.

* Şu anda bölgede zaten DEAŞ adeta yok noktasına gelmiş vaziyette. Şimdi ise bir uydurma örgüt çıkarıldı. Açılımı Suriye Demokratik Güçleri. Yani SDG. Aslında bu bir aldatmaca. Yani bir kılıf bu. Bunun da PYD ve YPG’den hirbir farkı yok. Buna bir çadır terör örgütü de diyebiliriz.

* Suriye’nin kuzeyinde 20-30 km derinliğindeki bölge terörden arındırılmalı.

(ABD’den Patriot alımı ve ABD’nin F-35 yaptırımıyla ilgili)

* Bu, masadan kalkmış bir konu değil. ABD’ye ‘şartlar yerine gelirse Patriot alırız’ dedik, bu, gündemlerinde.

(BMGK’de Rusya ve Çin’in İdlib tarasını vetosuyla ilgili)

* Böyle bir ret bizim aramızdaki görüşmelerde sözkonusu değil. Ankara zirvesinde Putin ve Ruhani ile üçlü açıklama yaptık. Ortak açıklama tamamen ateşkese dayalıydı. Çin’in buna karşı açıklama yapacağını düşünüyorum. ABD ve koalisyonun da buna aykırı beyanda bulunacağını düşünmüyorum.

(Fox TV muhabirinin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun tank palet fabrikasıyla ilgili iddialarını sorması üzerine)

* Fox TV’yi yalan medya olmaktan çıkarın, bir kere dürüst olun. Kılıçdaroğlu hayatını yalan üzerine kurmuş bir siyasidir. Önce Fox TV’nin yayın politikasını değiştirmesi lazım.

* Şoför de arkada oturanlar da sigara içemeyecek.

* Elektronik sigaranın ülkeye girişini yasaklamak, yüksek vergiler koymak suretiyle o işi de halledeceğiz.

* Suriye’nin kuzeyi ve kuzeydoğu, bu bölgedeki atılacak adımlar da inanıyorum ki terör örgütünün belini ciddi manada kıracaktır.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

CHP’li gazete yine emekçileri mağdur etti

Yayınlanma tarihi

-

Yıllardır çalışanlarına eksik ya da hiç ödenmeyen maaş kriziyle gündeme gelen Yurt gazetesinde muhabir ve editörler istifa etti…

Yıllardır çalışanlarına eksik ya da hiç ödenmeyen maaş kriziyle gündeme gelen Yurt gazetesinde muhabir ve editörler istifa etti.

CHP’li Durdu Özbolat’ın sahibi olduğu gazete içerisinde bir açıklama yapan editör ve muhabirler Tolga Kaan Ateşli, Ökkeş Taşkın, Cengiz Karagöz, Neslişah Bozkurt, Umut Taştan ve Buse Çelebi sert bir açıklamayla gazeteden ayrıldı.

Gazeteciler açıklamalarında, “11 Ekim 2019 tarihi itibariyle metnin sonunda imzaları bulunan Yurt Gazetesi emekçileri olarak işimizden ayrılmak zorunda kaldığımızı tüm ilerici basın camiasına ve basın emekçisi meslektaşlarımıza ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

Aylardır yaşadığımız eksik maaş, esnek ve ücretsiz mesailer, izinsiz çalışma gibi başlıklar artık biz Yurt çalışanlarını gündelik yaşamlarını planlayamayacak denli bir kaosa sürüklemiş, arkadaşlarımız ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma getirilmişlerdir. Problemlerimiz bugüne kadar gazete yönetimine belli aralıklarla iletilmiş, son olarak 3 Ekim tarihinde bütün çalışanlar ve yönetim ile gerçekleştirilen ve gündem maddelerini ekonomik sorunların oluşturduğu toplantıda sorunun çözümüne yönelik, yönetim tarafından 10 Ekim tarihinde adım atılacağı çalışanlara bildirilmiştir. Ancak verilen tarihte çalışanların lehine herhangi bir adım atılmamıştır.

Bunun üzerine gazeteye gelmek üzere yol parasını bile zor denkleştiren bizler, durumu tekrar yönetime bildirerek; bu koşullar altında 11 Ekim tarihinde gazeteye gelmemizin fiziksel olarak mümkün olmadığını, çoğu arkadaşımızın fatura ve kira borçları nedeniyle kendi evinde de iş göremez halde olduğunu ilettik. Bunun üzerine 200 Lira gibi komik bir rakamı aramızda paylaşmamız ve sorunu ortadan kaldırmamız istendi. Her kapılarını çalışımızda olduğu gibi bir kez daha ileri bir tarihe ödeme yapılacağına yönelik beyanda bulunuldu.

Açıkça ifade ediyoruz ki ne ekip arkadaşlarımızdan ne de Yurt çalışanı olmaktan gocunduk. Aksine taleplerimizi en çok da emek verdiğimiz, ter döktüğümüz, her türlü zorluğa beraber göğüs gerdiğimiz gazetemizde devamlılığımızın sağlanabilmesi hususuna vurgu yaparak iletmeyi tercih ettik. Ancak bu koşullar altında bırakalım gazetecilik yapmayı, karnımızı doyurmamız bile bir şans meselesi halini almıştır.

‘Yönetim’ tarafından sık sık henüz maaş zamanı gelmeyen arkadaşlarımızın hak talep etmelerinin yanlış olduğu dile getirilmektedir. Aramızda alacaklı olan arkadaşlarımız olduğu gibi bilinmelidir ki mesai arkadaşlarının birbirlerinin derdine ortak olması insancıl ve meşru bir durumdur. Bu bir yana dursun, işe yeni başlayan arkadaşlarımızın gazetedeki gelecekleri konusunda kuşkulanması ve bu bağlamda talepte bulunan arkadaşlarına destek olması kaçınılmazdır; öyle de olmuştur.

Türkiye’de gazeteci olmanın ne gibi zorlukları olduğunu basına emek veren bütün meslektaşlarımız bilirler. Durum böyle olunca bugüne kadar tahammül sınırlarımızı ne derece genişlettiğimizin de farkına varacaklardır. Ancak maaşlarımızın ay içerisinde taksit olarak dahi yatırılmaması, bizleri severek ve onurla yaptığımız mesleğimize kısa bir ara vermek zorunda bırakmıştır.

Yazılarımızı, haberlerimizi, röportajlarımızı okuyan, takip eden okurlarımıza, halkımıza sözümüzdür: Gerçekleri anlatmaktan, halk için gazetecilik yapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Niyetlerinden bağımsız; bu koşullar altında çalışmayı sürdüren arkadaşlarımıza da gazetecilik yaşamlarında başarılar diler, kendilerine bir kızgınlığımız olmadığını belirtmek isteriz. Son beklentimiz ve talebimiz ise alacaklı olduğumuz ücretlerin ve bizden önce çalışan ancak işten çıkarılan ya da ayrılmak zorunda kalan Yurt emekçisi arkadaşlarımızın alacaklarının ödenmesidir.”

Devamını oku

Genel

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan skandal ‘Barış Pınarı’ açıklaması

Yayınlanma tarihi

-

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu tarafında Suriye’nin kuzenin teröristlerden arındırmak için başlatılana ‘Barış Pınarı’ harekatıyla ilgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Mustafa Akıncı’nın skandal bir açıklama geldi. Peki Mustafa Akıncı’nın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ‘Barış Pınarı’ harekatı ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı açıklaması neydi? Detaylar haberimizde…KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı dördüncü gününde tepki çeken bir açıklama yapmıştı.

MUSTAFA AKINCI NE DEMİŞTİ?

İşte Akıncı’nın resmi sosyal medya hesabından yaptığı o skandal açıklaması:

“Bazen sessiz kalmak söyleyecek sözünüz olmadığından değildir. Bazen durumlar o kadar karmaşıktır ki, bazı kestirmecilerin kolaycılığında “Evet” ya da ” Hayır “la geçiştirilmesi mümkün değildir. Söyleyeceklerinizle durumu etkileme olanağını göremediğiniz durumlarda sessiz kalmak da gerekebilir. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki son operasyonu konusunda sürekli üzerime geliniyor. Kimi görüşümü merak ettiğinden, ama bir çoğu da kendi politik amaçlarına malzeme yapmak telaşı ile sabırsızlanıyor. Bazı çok bilmişler de bu sessizlik üstüne komplo teorileri bile icat etmeye başladılar. Bu durumda ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu: Her şeyden önce içimizde Türkiye’nin iyiliğini ve terör belasından kurtulmasını istemeyen olduğuna inanmıyorum. Mesele “Türkiye’nin iyiliği nerededir?” sorusunun yanıtındadır. Bu sorunun gerçek muhatabı elbette Türkiye’de yaşayanlardır. Ama benim inancım Suriye topraklarının artık neredeyse 10. yılına girmekte olan savaşa doyduğu noktasındadır. On yıldır akan kan bundan böyle de akmaya devam ederse barışa ulaşmak mümkün olmayacaktır. Bana göre Türkiye’nin mutlu ve huzurlu geleceği Türkü – Kürdü – Arabı ve Türkmeni ile tüm bölge halklarının dialog içinde inşa edecekleri bir düzenle mümkün olacaktır. Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde kendi sınırlarına sahip çıkabileceği ve Türkiye’nin de kendi sınırlarını güvende hissedebileceği bir durumun yaratılması gerekiyor. Bunun için kanımca Türkiye ile Suriye arasında en erken zamanda ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin büyük yararı olacaktır. Bunun da ötesinde Türkiye’nin Mısır dahil diğer bölge ülkeleriyle bozulan ilişkilerinin de düzeldiğini görmek en büyük dileğimdir. AB ile kavgalı değil işbirliği içinde bir Türkiye herkes için daha iyi olacaktır. 1974 yılında 27 yaşındayken, Faşist Yunan Cuntasının neden olduğu Türkiye’nin askeri harekatında ben de her genç Kıbrıslı Türk gibi görev aldım. Lefkoşa’da Dereboyu’ndaki savaşta arkadaşlarım yanımda şehit düştüler; pek çoğumuz gibi ben de savaşın ne demek olduğunu yaşayarak öğrendim. Bu nedenle savaşın acılarını hiç bir toplumun yaşamasını istemem. Türk- Kürt- Arap hiçbir çocuğun burnunun kanamasını arzulayamam. Daha önce de söyledim 1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce dialog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir.”

Devamını oku

Gündem

AKP’li vekil Yeni Şafak’a böyle tepki gösterdi: Korkunç, vahşet, rezalet, barbarlık, şiddetle kınıyorum

Yayınlanma tarihi

-

AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu Yeni Şafak’ın “Hevin Halef” haberine tepki gösterdi

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD’nin siyasi uzantılarından Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Genel Sekreteri Hevin Halef’in öldürüldüğünü iddia etti.

Yeni Şafak gazetesinin “yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre” diyerek verdiği haberde, “Terör örgütü PYD’nin Suriye’deki siyasi uzantılarından Suriye’nin Geleceği Partisi’nin Genel Sekreteri Hevin Halef, başarılı bir operasyonla etkisiz hale getirildi. Rakka’dan Kamışlı’ya ilerlediği sırada, önceden yapılan istihbarat çalışması sonucu havadan yapılan müdahale sonucu vuruldu.  Sabah erken saatlerde düzenlenen operasyon sonucu etkisiz hale getirilen Hevin’in cenazesi, terör örgütü PYD’nin işgali altındaki Kamışlı’ya götürüldü” ifadeleri kullanıldı.

Yeni Şafak’ın bu haberine AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu tepki gösterdi. Yeni Şafak’ın konuyla ilgili haberini paylaşan AKP’li Yeneroğlu, “Yerde yatan bir sivilin infaz edilmesi korkunçtur. Bunun başarılı bir operasyon olarak takdim edilmesi bir vahşettir. Birde alakasız biçimde ordumuza mal edilmesi ayrı bir rezalettir. Bu vahşeti gerçekleştiren gruplar mehmetçikle alakası olmayan barbarlardır. Şiddetle kınıyorum” diye yazdı.

İşte AKP’li Yeneroğlu’nun o mesajı:

 

Devamını oku

Popüler İçerikler