Takip Edin

Gündem

İmamoğlu Diyarbakır’da. Kayyum tepkisi: Gaflettir ve delalettir

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Diyarbakır’ı ziyaret etti. İlk olarak Diyarbakır CHP İl Başkanlığını ziyaret eden İmamoğlu, kayyum atanan 3 belediyeyle ilgili açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyım atanması ne yazık ki gaflet ve delalettir. Böyle bir ülkede, kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öder” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gittiği Diyarbakır’da CHP Diyarbakır İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Batman’da yeğeninin düğününe katılmak üzere Diyarbakır’a geldiğini söyleyen İmamoğlu; Diyarbakır, Mardin ve Van’da belediye başkanlarının görevden alınmasına tepki gösterdi

Havalanına iner inmez Diyarbakır’ın sıcağını hissetiklerini söyleyen İmamoğlu konuşmasına teşekkür ederek başladı.

“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”

İmamoğlu şöyle konuştu; “Devletimizi, milli birliğimizi, siyasal sistemimizi üzerine inşa ettiğimiz çok temel kavramlar var: Cumhuriyet, demokrasi, hukukun üstünlüğü, milli irade… Bu kavramların içini boşaltmak, değersiz ve geçersiz hale getirmek devletimize, milli birliğimize, demokrasimize yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Bu kavramların arkasında çok köklü bir tarih yatıyor. Yüzyıl önce, işgal altındaki Anadolu’da, bağımsızlık ve özgürlük arzusuyla başlayıp, cumhuriyet ve demokrasi idealiyle devam eden bir tarihtir bu. Hangi siyasi görüşten, hangi inançtan, hangi kökenden olursa olsun, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyenlerin yazdığı ve yazmaya devam ettiği, onurlu bir tarihtir bu. Bizler; bir kişinin, bir ailenin, bir grubun, bir kesimin değil, milletin iradesine uygun olarak yönetilme kararlılığını ortaya koymuş, bunun için bedeller ödemiş bir ülkenin vatandaşlarıyız.”

“KAYYUM ATANMASI GAFLETTİR, DELALETTİR”

“Böyle bir ülkede, kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öderler” diyen İBB Başkanı İmamoğlu; “Seçilmiş belediye başkanlarının soyut ve hukukta karşılığı bulunmayan, kamu vicdanını ikna etmekten uzak sebeplerle görevden alınıp, yerlerine kayyum atanması da tam bir gaflettir, dalalettir. Seçimle gelenin seçimle gitmediği yerde ne demokrasi olur, ne hukukun üstünlüğü kalır. Vatandaşın sandıktan çıkan iradesi, bir takım makam sahiplerinin, kendi arzularına göre geçerli ya da geçersiz sayabileceği bir irade değildir. Vatandaşın seçme ve seçilme hakkını özgürce kullanmasının önüne engeller çıkarmak, demokrasi dışı arayışlar içindeki kesimleri güçlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Bu kesimlere karşı hep birlikte mücadele edeceksek, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak zorundayız. Bu ülkeyi yönetenleri, bu ülkede 82 milyon vatansever yaşadığını kabul etmesi ve bu idrakle ülkeyi yönetmesi şarttır. Sandığa atılan bütün oylar, kim tarafından kime verilirse verilsin, eşit ölçüde geçerli ve muteberdir. Sandıktan yetki almış bütün seçilmişler, kim olurlarsa olsunlar, eşit ölçüde hak ve yetkilere sahiptir, eşit ölçüde muteberdir. Bazı seçmen kesimlerini, bazı siyasi partileri, bazı seçilmişleri diğerlerinden ayrı tutmak, farklı ölçütler ve farklı kurallar uygulamaya kalkmak kabul edilemez” şeklinde konuştu.

“YANAR DÖNER SİYASET TARZINI ADET YERİNE GETİRENLERİ HEPİMİZ İYİ BİLİYORUZ”

Kayyum atamasını çok tehlikeli ve çok riskli bir ayrımcılık olarak değerlendiren İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Ne yazık ki, Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarına ve onların seçmenlerine yönelik tavır böyle bir ayrımcılık görüntüsü ortaya koymaktadır. Siyasi partiler ve onların seçilmiş yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ya hukukun içindedirler ya da dışında. Buna dair nihai kararı verecek olan da yargıdır. Kimi partileri, sivil toplum girişimlerini, kişileri bazen hukukun içinde kabul edip, bazen hukuk dışı yapılar olarak damgalamaya dayalı, yanar döner bir siyaset tarzını adet haline getirenleri hepimiz çok iyi biliyoruz. Onlar da şunu iyi bilsinler ki, böyle ilkesiz, böyle günü kurtarmak için yapılan siyasetten ne kendilerine bir fayda gelir, ne de ülkeye. Elbette, milli iradeye dayanarak sandıktan çıkanların hukukun üstünde olmaları söz konusu bile olamaz. Hangi göreve gelirlerse gelsinler, seçilmişler de birer vatandaştır ve her vatandaş gibi hukuka tabi olmak mecburiyetindedirler.”

“DEMOKRASİYE VE MİLLİ İRADEYE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”

“Seçilmiş milletvekillerinin, belediye başkanlarının hukuk dışına çıktığını iddia edenlerin önünde önemli bir sorumluluk vardır” diyerek kayyum atamalarını eleştiren Ekrem İmamoğlu, “Bu iddialarını yargı organlarına ve toplum vicdanına kabul ettirmek zorundadırlar. Toplum vicdanı onay vermediği halde yapılan görevden almalar, seçimi yenilemeler gibi işlere karşı milletin ne cevap verdiğini unutmuş olanlara 31 Mart ve 23 Haziran 2019 günlerini bir kez daha hatırlatmak isterim. 31 Mart’ta ortaya konulmuş millet iradesini yok saymak için söylenmiş yalanların, atılmış iftiraların sahipleri bugün o sözlerinin utancı içindedirler. Kendileri utanmıyorsa, eşleri dostları, partilileri, seçmenleri onlar adına utanıyor. İstanbul seçimlerini iptal ettirmek için yalan ve iftiradan medet uman bir avuç azınlığın, asıl niyetlerinin, alabildiğine istismar ettikleri bir israf düzenini sürdürmek olduğu açıkça görüldü. Seçilmiş belediye başkanlarının soyut ve hukukta karşılığı bulunmayan kamu vicdanını rahatsız eden sebeplerle görevden alınmaları yerine kayyım atanması da ne yazık ki gaflettir ve delalettir. Seçimle gelenin seçimle gitmediği yerde ne demokrasi olur ne de hukukun üstünlüğü kalır. Vatandaşın sandıktan çıkan iradesinin bir takım makam sahiplerinin kendi arzularına göre geçerli ya da geçersiz sayabileceği bir irade asla değildir. Vatandaşın seçme ve seçilme hakkının önünde engeller çıkarmak demokrasi dışındaki kesimleri güçlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Bu demokrasi dışı kesimlere karşı hep birlikte mücadele edeceksek eğer ki öyle yapacağız demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“BARIŞI, ADALETİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ ARAMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

İmamoğlu, “Ne yazık ki kayyuma devretme uygulamalarının altında da israf düzenini sürdürme niyeti olduğuna dair pek çok emareler ortaya çıkmaktadır” sözlerinin ardından “İstanbul yahut Diyarbakır; Türkiye’nin neresinde olursa olsun… O parti ya da bu parti; bu ülkenin hangi yasal partisi olursa olsun… O kişi ya da bu kişi; bu milletin görev verdiği hangi kişi olursa olsun. Tavrımızı ve duruşumuzu değiştiremeyiz. Kime yapılırsa yapılsın, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe açıkça ve hep birlikte hayır demek mecburiyetindeyiz. Çünkü bu bir adalet mücadelesidir, bir demokrasi mücadelesidir. Bu, millet iradesini koruma mücadelesidir. Bu, Cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkma mücadelesidir. Bu ülkenin, bu toprakların, bu devletin gerçek ve yegane sahipleri Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür vatandaşlarıdır. Aslolan; vatandaşın onuru, saygınlığı, huzuru, mutluluğudur. Siyasi partiler bunu sağlamak için birer araçtırlar. Amacı unutturup, araçları kutsallaştırmaya çalışanlara itibar etmeyeceğiz. Hiçbir fanatizme kapılmadan, hiçbir ayrımcılık yapmadan, korkmadan, yılmadan Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerini her koşulda, her zeminde savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin eşit ve onurlu insanları olarak, barışı, adaleti ve özgürlüğü aramaktan asla vaz geçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Bu adamı herkes mutlaka dinlesin! Almanya ile Türkiye arasındaki farkı öyle güzel anlattı ki!

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul’da yaptığımız sokak röportajlarımızda Almanya’da yaşayan gurbetçi bir adama denk geldik, şimdiye kadar yaptığımız en iyi sokak röportajı demek iddialı olmaz. Bu adamı herkesin mutlaka dinlemesi lazım.

Devamını oku

Gündem

Köyün imamı, çocuk istismarından tutuklandı

Yayınlanma tarihi

-

Sakarya’dan sonra bir iğrenç olay da Van’da… Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah’ın 12 yaşındaki kız çocuğuna tacizden tutuklanmasının ardından bir köy imamı da aynı suçtan cezaevine gönderildi. Kız çocuğunun ise 9 yaşında olduğu öğrenildi.

Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz’ın haberine göre;

Sakarya’daki tarikat liderinin 12 yaşındaki küçük kızı istismar etme haberinin ardından Van’dan da iğrenç bir haber geldi. Van’da 36 yaşındaki evli ve 3 çocuk babası bir köy imamı çocuk istismarından cezaevine gönderildi. Korkunç olay Van’ın Gevaş İlçesi’de gerçekleşti. Tarih 21 Temmuz 2020. Aladüz Köyü’nde altı yıldır imamlık yapan 36 yaşındaki T.A. kitap almak için camiye gelen 9 yaşındaki İ.B. adlı kız çocuğunu pantolonunu çıkararak elle taciz etmekle suçlandı. Küçük çocuk İ.B. ifadesinde korkunç olayı şöyle anlattı:

“3 arkadaşım ve kardeşim ile camiye kitap almaya gittik. Hoca diğerlerini kovdu. Beni kolumdan tutup yukarıya çıkardı. Pantolonumu çıkarmamı istedi. Çıkarmak istemedim. Zorla çıkardı. Parmağıyla cinsel organıma dokundu. Kolunu ısırıp kafasına yumruk atarak kaçtım.” Anne S.B. ise kızını saklanırken bulduğunu söyledi ve ekledi: “Kızım iki eli ağzında korkar bir halde duruyordu. Ne olduğunu sorduğumda ‘Anne, ben indirmedim’ dedi.” İmam T.A.. iddiayı yalanladı. Avukatı ise çocuğun zeka geriliğinin bulunduğunu ileri sürdü. T.A., Gevaş Sulh Ceza Hakimliği tarafından çocuğun basit istismarı suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Devamını oku

Gündem

Recep Tayyip Erdoğan ve Mansur Yavaş görüşmesi MHP’yi çok kızdırdı

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın görüşmesinin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Basın Danışmanı Yıldıray Çiçek çok sert tepki gösterdi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saray’da bir araya gelerek Ankara’nın sorunları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından detaylar kamuoyu ile paylaşıldı.

Ankara’nın asırlık çınarı MKE Ankaragücü’nün mali sıkıntıları, fuar alanı inşasında yaşanan sorunlar ve Gençlik Parkı’nın yeniden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devri konularında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede Cumhurbaşkanı’na başta su altyapı ve arıtma projeleri olmak üzere önemli projeler hakkında bilgi verildi. Otobüs kredisi kullanımı, metro projeleri ve yeni yolların açılması gibi başlıklarda ilgili bakanlıklar ve bürokraside yaşanan tıkanmaların aşılması için destek talebinde bulunuldu.

MHP’DEN GÖRÜŞMEYE TEPKİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın görüşmesine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Basın Danışmanı Yıldıray Çiçek’ten çok sert tepki geldi.

Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Çiçek, “Mansur Yavaş, geçtiğimiz hafta AKP Ankara İl Başkanıyla görüştü. Bugün de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile görüşecek… Hayırdır CHP, neler dönüyor partinizde? Terör örgütleri ve teröristlere gösterdiğiniz ilgiden biraz zaman ayırın da belediye başkanlarınızla ilgilenin biraz…” diye yazdı.

İşte o mesaj:

CUMHURBAŞKANLIĞI DA DUYURDU

Erdoğan ile Yavaş görüşmesinin ardından Cumhurbakşanlığı Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Cumhurbaşkanı @RTErdogan , Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı umhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti” ifadeleri kullanıldı.

MANSUR YAVAŞ’TAN AÇIKLAMA

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da sosyal medyadan Erdoğan’a teşekkür ederek, “Cumhurbaşkanı Sn. @RTErdogan’a Ankara’nın önemli sorunları ve temel altyapı projeleri ile ilgili bilgi sunduk. Süreçte yaşanan bazı bürokratik sorunların aşılması için destek talep ettik. Sn. Cumhurbaşkanı’na taleplerimize olumlu yaklaşımları nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Devamını oku

Popüler İçerikler