Takip Edin

Gündem

İmamoğlu’ndan AKP’li ve CHP’li başkanlara flaş çağrı: “Derhal gereğini yapsınlar”

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyelerdeki akraba atamalarıyla ilgili yaptığı açıklamada ‘Burası eş, dost, akraba yeri değil. Kim ise fark etmez. Ben de aynı şeyi yapıyorsam benim partim de hesap soracak. ‘Ama çok marifetli, gitsin marifetiyle başka yerde iş yapsın’ dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. İhtiyaç fazlası makam araçlarının Yenikapı’da ne zaman sergileneceğine ve gecikmenin nedenine ilişkin soru üzerine İmamoğlu, “İstemem tabi uzamasını çünkü ben de çok istiyorum bu bir gerçeklik yani. Bizim buraya geldiğimiz tarihteki tespitlerle şu anki tespitler arasında zaten fiziki olarak ciddi bir fark var. Elbette bizim elimizde bazı belgeler de var. Ama biz şu an kamu kurumuyuz ve ben belediye başkanıyım. Beni temsil eden arkadaşlarımın yaptığı araştırmalar sürüyor. Ben de açıkçası kamuoyunun merakı gibi sizin ilginiz gibi onları da silkeliyorum dönem dönem hızlanın diye. Ama kolay olmuyor” dedi.

“ARAÇLARI BULABİLECEK MİYİZ?”

Elde ettikleri bilgilere göre sağda solda ilgisi olmayan kurumlarda ve kişilerde çok fazla araç bulunduğuna ilişkin tespitlerini anlatan İmamoğlu şunları söyledi:
“Zaten bu israfı görüyorduk. Onun için israf tasarruf dedik. En yakın zamanda sergileyeceğiz. Ama sergilemek için o araçları bulabilecek miyiz emin değilim. Yani şöyle ki bir kısım araçların bu dönem içinde geri verilmiş olma ihtimali yüksek. Ama bunların tespiti mümkün. Şu an arkadaşlarım yoğun bir şekilde ona çalışıyorlar. Olmadı yerlerine kartondan maketlerini koyar yine gösteririz vatandaşa. Ama bu gerçekten espri konusu değil üzücü bir konu. Belediyeler kamuya ait bir alan. Her kuruşu ile her değeri ile beraber. Ben her kuruşunu korumak için belediye başkanıyım. Araçta mı tasarruf yapmamız gerekiyor yapacağız. Yarıya mı indirmemiz gerekiyor indireceğiz. Bazı araç tespitlerimiz var bir yıllık 13 aylık kirası kadar bedeli var aracın. 13 ay ödediğiniz kira ile aslında o aracı satın alabiliyorsunuz. Bu tespitlerin üzerinden sizi de toplumu da gerçekten bu çok acıymış dedirtecek seviyede düzenlemelerimizle beraber size bilgisini belgesini sunacağız. Tarih vermekte zorlanıyorum. Bazı bilgilere erişim noktasında sıkıntılarımız var. Bizim daha önce verilerin tespit edilmesi noktasındaki talebimiz tam da buydu. Bazı veriler tespit edilsin ve bir milat gibi kabul edilsin 31 Mart, 31 Ocak ve bu aşamada ne olup bittiği. Tabi sonrasında 23 Haziran seçimi yaşandı. O da bir milat. O arada da ne olup bittiği başka tespitlerimiz de var.”

“DERNEKLER HANGİ KAMUSAL ÇIKARI KORUYOR?”

İmamoğlu, ihtiyaç fazlası kiralık makam araçlarının geri verileceğini vurgulayarak bu konuda Teftiş Kurulu üzerinden soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Tek alana fokuslanıldığını, başka israf tespitlerinin de bulunduğunu dile getiren İmamoğlu şu örneği verdi:

“Düşünün bir kuruma bence gerekli olmayan bir kuruma yapıyı veriyorsunuz. Hadi verdiniz tadilat yapıyorsunuz. Sonra bakımını yapıyorsunuz hatta içine eleman veriyorsunuz. Bu bir değil iki değil üç değil beş değil sayısı çok. Yazık değil mi İstanbulluya? Hangi kamusal çıkarı koruyor oradaki dernek ya da vakıf. Bu bakımdan bütünüyle tasarrufa dönük yoğun tespitlerdir. Sakın şöyle bir şey aklınıza gelmesin. Acaba kamuoyuna açıklamak mı istemiyor? Asla. Biz her konuda şeffaf olacağımızın sözünü verdik. Sadece somutlaştığı anda konuşmasını seven birisiyim.”

Araçlardaki GPS takibi ile ilgili soru üzerine de “Bir kısmı somut elde duran kayıtlarda gözükmüyordu ama başka kayıtlarda tespit ettik. Bu işi alan şirketle şuan görüşmeler sürüyor. Kamusal olarak toplum adına toplumun namusu her kuruş, araç… Tüm arkadaşlarıma söyledim ne varsa bu anlamda çıkaracaksınız ortaya. Bu anlamda yoğun şekilde çalışıyorlar. GPS sistemi ile takip sistemi var buranın. Onlar belli araçlar üzerinde var, diğerlerinde yok” yanıtını verdi. İmamoğlu, o israf fotoğrafının öyle ya da böyle çekileceğini söyledi.

“GİTSİN MARİFETİNİ BAŞKA YERDE DEĞERLENDİRSİN”

Yeni seçilen AKP’li ve CHP’li belediye başkanlarının yakın akrabalarını belediyelerde önemli görevlere atanmasını da sert şekilde eleştiren İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Hiç fark etmiyor. Derhal gereğini yapmaları gerekiyor. Bugün değil ben bunu seçim meydanlarında söyledim. Derhal gereğini yapmalılar. Burası eş, dost, akraba yeri değil kardeşim. Ben de aynı şeyi yapıyorsam, benim partim de hesap soracak. Kendi vicdanına da hesap soracak. ‘Ama çok marifetli’ deniliyor. Gitsin marifetini başka yerde değerlendirsin, iş yapsın. Çok netiz bu konuda. Bu konuda taviz yok. ‘Öbür taraf 105 insan yapıyor, bizdeki 5 insan yapıyor. Bizdeki az’ denilmesi hiç fark etmez. Benim 5 arkadaşım o yanlışını düzeltecek. Derhal, düzeltecek. ‘Kusura bakmayın hemşerilerim. Ben bunu düzeltiyorum, işime bakıyorum’ diyecek. Bitti, bu kadar basit. Burası, eş dost, akraba yeri değil. Benim akrabalarım dün beni ziyaret geldi. Köyden de gelenler vardı. Ağladılar gururdan gittiler. Bitti. İlişki bu kadar. Böyle bir düzeni yönetirsek biz, topluma gerekli mesajları veririz. Derhal gereğini yapmalılar.”

“SON 6 AYDAKİ HAREKETLİLİĞE BAKACAĞIZ”

İmamoğlu seçim öncesinde iştirak şirketlerine personel alınması ile ilgili soru üzerine İmamoğlu “Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Ben kendi ilçemde belediye başkanıydım. Muhtemel aday olarak gözüküyordum. Dolayısıyla 6-7 ay öncesinde eylülde ekimde aldığımız prensip kararlarını söyleyeyim. Eleman alımlarını durduracaksınız. İhtiyacınız varsa seçimden sonra. Niye? Yanlış algılanır. Çok acil durum varsa açıklamasını getirin. Bu niye biliyor musunuz? Kurumsal etik. Giderken borçlanmak gibi giderken bir başka şey yapmak gibi. Ya da seçime bir hafta kala bütün sizin harcamanız gereken parayı harcamak gibi. Bu da bir alanımız. Bunun da araştırması sürüyor. Tümüyle olaylara böyle bakıyoruz. Personel alımı konusunda tespitlerimiz var. Bizce gereksiz bir şekilde bir bankaya yük olması gereken personel düzeninin bizim şirketimize devredilmesi ve bir külfet haline dönüştürülmesi. Dolayısıyla bunu inceliyoruz. Bu sayılar yüksek. 400-500’e yakın kişiden bahsediyoruz. Tümüyle insan kaynaklarına bakacağız. Son 6 aydaki hareketliliğe bakacağız gerekliliğine bakacağız. İnsan kaynakları içinde tespitlerimiz var. İşe gelmeyen insanlar var. Bunlar üzerinde çalışıyoruz. Bunların metotları var. ‘Başkan talimat verdi işten atın’. Böyle bir şey yok. Bazı gazeteler yazıyor. Bankamatik.Yok öyle bir şey yok. Böyle bir şeye müsaade etmeyiz” diye konuştu.

“SAĞDA SOLDA GEZİP MAAŞ ALANLAR”

Bir önceki döneme ilişkin de tespitlerinin olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Raporları tutulacak, fotoğrafları çekilecek, kartıyla birlikte gelip gitmiş mi, burada işiyle meşgul olmuş mu, yoksa bir kaç yıl boyunca sadece sağdan soldan gezip buradan maaş mı almış, buna da bakacağız. Göreceksiniz, insan kaynaklarını düzeni konusunda ki son verilerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 85 bine yakın var. Bu kadar büyük bir insan kaynakları yönetimi olan bir organizasyonun muazzam bir insan kaynakları yönetimine ihtiyaç var. Bu konuda biz, kamu adına da bir devrim yapacağız. Burada çalışan insanlar mutlu, performansını yükselten bir konsantrasyonu var. Haklarını alan ve aynı zamanda iş disiplinine ve iş ahlakına uyan bir yapı. Çünkü, farklı bir özelliği var kamunun. Bir aileye, bir şirkete değil. Direkt, topluma hizmet ediyorsunuz. Ve kutsallığının muhafaza edildiği bir alan. Bu alanda, bunun bu kavramlara uymayan varsa elbette gereği yapılacak” dedi.

“TATİL HAKKIM VAR”

Tatile çıkmasına ilişkin eleştirilerin hatırlatılması üzerine de İmamoğlu, “Millet eleştiriyor diye ben tatile gitmeyecek değilim. Dinlenmek istediğim zaman dinleneceğim. Yılda belli bir süre benim hakkım var. Benim mesaim de yok. Dün gece yanılmıyorsam arkadaşlarım saat bir de eve bıraktı. Uyudum. Saat 06.00’da kalktım işime geldim. Dolayısıyla mesai mefhumum yok. Ama ben bir insanım ve bir vücudum var. Dolayısıyla dinlenmeye de ihtiyacım var. Örneğin 10 günde bir çok güzel bir uyku çekesim geliyor. O gün saat 12.00 – 13.00’e kadar uyuyasım geliyor. Buna kimse engel olamaz. Bu benim hakkım. Tahmin ediyorum ki, takip eden vatandaşlarımız öyle 10 günde, 15 günde uyumamı, 6-7 ayda bir dinlenmemi çok istiyorlar. Tatil, bazen insanlara yakışmıyor, bana tatil de yakışıyor” dedi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 CHP’li başkan için ‘kayyum’ iddiası: Başta İmamoğlu var!

Yayınlanma tarihi

-

Sabah Gazetesi’nin Güney ekinde köşe yazarlığı yapan Ersin Ramoğlu, bugünkü köşe yazısında HDP’li belediyelerden sonra kayyum atamalarının CHP’li belediyelere de geleceğini yazdı. Ramoğlu, başta İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere 34 CHP’li başkanı hedefte.

Yandaş yazar Ramoğlu; İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu gibi 34 CHP’li başkanını hedef gösterdi.

Devamını oku

Gündem

Abdullah Gül’den kayyum tepkisi: ‘Bu şekilde’ görevden alınmaları doğru olmamıştır

Yayınlanma tarihi

-

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Diyarbakır, Mardin ve Van’da görevden alınan belediye başkanlarına dair bir açıklama geldi.

Gül, “Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının “bu şekilde” görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır” dedi.

NE OLMUŞTU?

Bu sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden alındı. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Mızraklı, Türk ve Ertan’ın “terör örgütleriyle iltisak-irtibatı olduğu”, “terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu” söylendi.

Devamını oku

Gündem

İstanbul ve Ankara için kayyum atanacak iddialarına Gürsel Tekin: İstanbul ve Ankara kulağımıza geliyor

Yayınlanma tarihi

-

CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, kayyum atamalarının Ankara ve İstanbul için altyapı olarak hazırlandığı haberlerinin kulağına geldiğini söyledi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum ataması sonrası, CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin açıklama yaptı.

Sosyal medyada konuşulan “Kayyum sırası İstanbul ve Ankara’ya geliyor” yorumlarını duyduklarını belirten Tekin, parti toplantısından sonra açıklama yapacaklarını belirtti.

Türkiye Gündemi’nden Müşerref Seçkin’e konuşan CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, “Ankara ve İstanbul için böyle bir hazırlığın olduğunu duyduk. Partimizin toplantısından sonra daha net birşeyler söyleyebiliriz” dedi.

NE OLMUŞTU?

Bu sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden alındı. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Mızraklı, Türk ve Ertan’ın “terör örgütleriyle iltisak-irtibatı olduğu”, “terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu” söylendi.

Halkın seçtiği belediyelere kayyum atanmasına tepkiler çığ gibi: Darbecilik

31 Mart yerel seçimlerinde halkın oylarıyla seçilen Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına büyük tepki gösterildi.

DW Türkçe’ye konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Yeni bir darbeyle karşı karşıyayız. Darbeler sadece tankla, topla olmuyor. Halkın iradesine darbe, sandığa darbe yapıldığını da hep birlikte görüyoruz” dedi.

Tanrıkulu, “Hukuka da demokrasiye de sığmayacak bir durumla karşı karşıyayız” diye ekledi.

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “31 Mart’ta kayyumlardan aldığımız belediyelere, yeniden kayyum atıyorlar. Tamamen uyduruk gerekçelerle yapıyorlar bunu. Halkın iradesi, hukuk yeniden gaspediliyor. Bu iktidarın demokratik hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye’de demokrasiye darbe üstüne darbe vuruluyor” ifadesini kullandı.

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli: Demokrasi’de buluşmuş insanlara saldırıdır

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ise yaptığı açıklamada; ” Demokrasi’de buluşmuş insanlara saldırıdır.Bu soysuz siyasete karşı yanyana duralım” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise , “Belediye Başkanları Seçim İle gelir. Seçim İle gider. Seçilmiş Belediye Başkanların ; Milletin iradesine rağmen görevden alınması milli iradeyi hiçe saymaktır. Demokrasiyi zayıflatmaktır. Otoriter rejimi güçlendiren girişimlerdir. Çare demokrasi içinde sorunları çözmek.” paylaşımını yaptı.

HDP Milletvekili Garo Paylan ise halkın iradesine darbe yapıldığını belirterek, tüm toplumu tepki vermeye çağırdı. Paylan, “Dört ay önce halkın ezici çoğunluğuyla geri aldığımız Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atadılar. Halkın iradesine yapılan bu alçakça darbeye karşı bütün siyasi partiler ve toplum tepki vermelidir. Sustukça sıra Ankara’ya da, İstanbul’a da gelir…” uyarısında bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti. Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak, iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir, faşisttir!” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “AKP’nin yeni belediyecilik anlayışı kayyumdan ibaret! Daha seçimlerin üzerinden 5 ay geçmeden, seçilerek alamadıklarını gaspla almaya çalışıyorlar. Bu demokrasi darbesinin hukukla açıklanamayacak bir gerekçesi olmadığı aşikardır!”

CHP Gençlik Kolları: Bu kararı tanımıyoruz

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz imzasıyla yayınlanan açıklamada, “19 Ağustos 2019 sabahı Van, Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine AKP iktidarı tarafından “kayyum” adı altında yapılan bu darbeyi kınamakla yetinmiyor; bu kararı tanımıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamı şöyle:

“31 Mart seçimlerine girmesinde hiçbir sakınca bulunmayan, ancak 4 ay sonunda bir anda ‘terörize’ edilen bu yönetimlerin, halkın iradesiyle seçildiğini iktidara bir kez daha hatırlatmak isteriz. Hepimizle eşit yurttaşlığa sahip olan Van, Diyarbakır ve Mardin halkının ve iradesinin daima yanında olacağız.

6 Mayıs’ta İstanbul’da yaptıkları sandık darbesinden ders çıkarmayan AKP iktidarı bilmelidir ki 23 Haziran için verdiğimiz mücadele yarım kalmamıştır.
İsraf yolsuzluk ve kent ihaneti üzerine kurulu kayyumculuk siyasetinin karşısında; barışın eşitliğin ve katılımcı yurttaşlığın kentlerini birlikte kuracağız.

Dayanışma ve kardeşlikle”

Devamını oku

Popüler İçerikler