Takip Edin

Gündem

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a ‘tatil’ yanıtı: ‘Ben hiç tatil yapmadım’ diyorsun demek ki sen hiç çalışmamışsın!

Yayınlanma tarihi

-

Geçtiğimiz günlerde AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İBB başkanı Ekrem İmamoğlu arasında bir polemik başladı.

Erdoğan’ın Rize’deki konuşmasında Ekrem İmamoğlu için söylediği; “İstanbul’u sel bastı, beyefendi tatilde. Ben başbakanlığımda da cumhurbaşkanlığımda da böyle tatil yapamadım.” sözleri üzerine İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan cevap geldi. İmamoğlu yaptığı konuşmasında, kendisini “tatil” üzerinden eleştiren çevrelere, “Tatil çok konuşuluyor bu aralar biliyorsunuz. Birincisi, birisi demiş ki, ‘Ben, hayatımda hiç tatile çıkmadım.’ Şu olduğunda da çıkmadım, bu olduğunda da çıkmadım! Profesyonel hayatta böyle birine şöyle bir söz söylenir; ‘Demek ki hiç çalışmamışsın!’ Sonuçta her insanın makul ve mantıklı tatile ihtiyacı vardır” yanıtını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Yenikapı’daki Avrasya Gösteri Merkezi’nde, CHP il, ilçe, kadın ve gençlik kolları yöneticileriyle bir araya geldi. Etkinliğe CHP’li belediye başkanları ile meclis üyeleri de katıldı. İmamoğlu ve Kaftancıoğlu, katılımcıların alkışları eşliğinde salona girdi. Etkinlikte ilk konuşmayı Kaftancıoğlu yaptı. Ülke olarak zor günlerden geçtiğini vurgulayan Kaftancıoğlu, “Özellikle son 6 ayımız, seçilmişler karşısında atanmışların mücadelesine sahne oldu. Etkileri uzun vadede ortaya çıkacak çok önemli demokrasi sınavları verdik. Halk iradesini tanımayan vesayet odağı bir siyasi iktidara karşı kentimize, geleceğimize, demokrasimize sahip çıkan halkımızla el ele verip tarihi bir başarıya ulaştık. Adayların fırsat eşitliğine dayalı bir ortamda kampanyalar yürüttüğü bir sürecin sonunda, sandıktan çıkan iradeye saygı duyulan bir ülke olmaktan ne yazık ki çok uzağız. Bu yüzden bu seçim öyle sıradan bir seçim, sıradan bir belediye başkanlığı seçimi olmadı. Bu seçim, yalnızca İstanbul’un da değil Türkiye’nin demokrasiye olan inancının, adalete olan susamışlığının göstergesi oldu” dedi.

KAFTANCIOĞLU: İSTANBUL, YENİDEN HALKIN OLDU

31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde görev alan partililere ve yurttaşlara teşekkür eden Kaftancıoğlu, “Ne dediler hatırlayın… ‘Devletin gücü arkalarında siz mi kazanacaksınız’ dediler. ‘Televizyonunuz yok, gazeteniz yok siz kime nasıl ulaşacaksınız’ dediler. ‘Adayınız henüz tanınmıyor, hiç boşuna heves etmeyin bu iş olmaz’ dediler. ‘AK Parti kazanamayacağı seçime girmez’ dediler. Kazandık arkadaşlar. Kulaklarımızı tıkayıp, çalışa çalışa kazandık. Gülümseyerek, kucaklayarak, sahici ve ilkeli duruşumuzdan taviz vermeyerek kazandık. AK Partilisi’yle HDP’lisiyle, MHP’lisiyle İYİ Partilisi’yle Saadet Partilisi’yle CHP’lisiyle omuz omuza kazandık. İstanbul’da belirli kişi ya da kişilerce kurulan saltanat çöktü, İstanbul yeniden halkın oldu” diye konuştu.

İMAMOĞLU: BU DENLİ TAKİP EDİLMEK GÜZEL BİR ŞEY!

Kaftancıoğlu’nun ardından mikrofonu alan İmamoğlu, konuşmasına, “İlçe, ilçe beni ziyaret etme talebinde bulundunuz. Bu gerçekten zor bir ortam yaratırdı. Bizde il başkanımızla buna nasıl bir pratik çözüm bulacağımızı konuştuk. En iyisi bir araya gelip dertleşelim dedik. Bu buluşmayı, normalde Mart ayından sonra yapacaktık ama ertelenen o demokrasi kazanımı, 23 Haziran’da netleşti. Dolayısıyla yaz ayına gelen bu buluşmada biraz tatil rehaveti var” sözleriyle başladı. İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tatil denince… Tatil çok konuşuluyor bu aralar biliyorsunuz. Şimdi, tabi insanların alışmadığı birkaç şeyi söyleyeceğim burada. Birincisi, birisi demiş ki, ‘Ben, hayatımda hiç tatile çıkmadım.’ Şu olduğunda da çıkmadım, bu olduğunda da çıkmadım! Profesyonel hayatta böyle birine şöyle bir söz söylenir: ‘Demek ki hiç çalışmamışsın!’ Sonuçta her insanın makul ve mantıklı tatile ihtiyacı vardır. Ben tatil de yapmadım açıkçası. Yani yaptığım tatil sayılmaz. 2-3 gün doğal bir eş ve baba mesuliyeti ile başladı. Çocuklarımı görmeye gittim. Ve tekrar işimizin başında olduk. Elbet tatil konusu konuşulacak. Yarın yetinmeyecekler gözünün üstünde kaşın var diyecekler, hafif şöyle sağa şöyle baktı sola şöyle baktı diyecekler de diyecekler. Çok önemli değil. Bu denli takip edilmek güzel bir şey. Şöyle güzel bir şey; biz, işimizin ne kadar ciddi bir iş olduğunun, ne kadar önemli bir işe sahip olduğumuzun farkındayız. Öncelikle bunun altını çizelim. Ama, bizi bu yönüyle takip eden insanların da bizde bir açık bulmaya çalışmaları… Ama farkında değiller ki, Ekrem İmamoğlu’nun özgüveninde asla bir kibir yok. Onun arkasında 10 yıldır yetiştiği sapasağlam Cumhuriyet Halk Partisi örgütü var.”

“DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK BİR BAŞARI ELDE ETTİK”

Çok yoğun bir kampanya dönemi yaşadıklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu dönemden sonra da dünyaya örnek olacak siyasi bir başarı elde ettik. Bu başarı, aynı zamanda bir demokrasi başarısı. Demokrasiye inancı azalmış ülkelerden ve milletlerden çok temsilci geldi, bizleri ziyaret etti. Kendi ifadeleridir: ‘İstanbul da siz, işin yüzde ellisini hallettiniz, biz de ülkemizde demokrasi için gerisini halledeceğiz’ diyenler oldu. Yani bu sadece bize ait bir inanç değil. Dolayısıyla Türkiye ve milletçe tarihte birçok konuda öncü birtakım hareketlerde bulunduğumuz gibi, burada da önemli bir demokrasi sınavı verdik, veriyoruz. Bu kararlılığımızı, sizlerle başaracağız. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Bu çalışma biçiminin içinde, elbette bir bireyin gece gündüz çalışma şansı fiziksel olarak yok. Birilerinin anlamadığı bir kavramdan söz ediyoruz. Bir kişinin talimatıyla yönetilen bir şehirden bahsetmiyoruz. Binlerce belediye çalışanından, on binlerce gönüllüye, yüzbinlerce İstanbullu hemşehrisiyle bir arada hizmet üreten ve başaran bir anlayıştan bahsediyoruz. Ekip ruhuna inanan, ekibiyle birlikte hareket eden bir anlayışa inanıyoruz. Diğer anlayışın, adalet, düzen ve iyi bir sistem üretmesi mümkün değil” diye konuştu.

“SORUMLULUKLARIMIZ VAR”

“Sorumluluklarımız var” anımsatması yapan İmamoğlu, “Evet, bizim yeni bir kadromuz var. Evet, var olan kadrodan maksimum düzeyde faydalanma arzumuz var. Onlarla, o entegrasyonu sağlama mücadelesi içerisindeyiz. Daha güçlü bir İBB’nin tümüyle hazırlanması konusunda büyük sorumluluklarımız var. Bunlar vakit alacak. İsrafı bu kurumdan yok edeceğiz. Mutlak tasarruf edeceğiz. Ortaya koyacağımız titiz çalışmayla beraber, bütün bu çalışmaları size tek tek anlatacağımız ortamlar olacak. Şehrimizin sorunları olduğu gibi, ülkemizin de gündemleri var. Ülke gündemine duyarsız bir İBB Başkanı olma şansımız yok. İstanbul, 16 milyon insanın yaşadığı bir kent. Ülkede yaşayan 4 kişiden 1’inin ikamet ettiği bir şehrin belediye başkanıysanız, herkesin duygusu, herkesin sorunları, problemleri elbette ki sizi ilgilendirir. Bizi, İzmir’de yanan ormanlar da ilgilendiriyor, Kaz Dağları’nda yok edilen ormanlar da ilgilendiriyor. Kadına gösterilen şiddet de bizi ilgilendiriyor, Karadeniz de yaşanan sel de bizi ilgilendiriyor. İBB, tüm imkanlarıyla, ortaya koyduğu üretim ve yönetici karakteriyle, tüm sorunlarla ilgilenmek zorundadır. Siz, Türkiye’nin lokomotif gücüsünüz. O bakımdan Türkiye’de yaşanan hukuksuzluk varsa, o da bizi ilgilendiriyor. Yani milletin iradesi yok sayılıyorsa, buna karşı söz söylemek de bizim sorumluluğumuzdadır. Çünkü biz asla, haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı susanlardan asla olmayacağız. Ona, ‘dilsiz şeytan’ denir. Biz, onlardan değiliz. Çok net. İBB Başkanı olma mesuliyetiyle, bu kadim kentin tüm tarihi sorumluluğunu hisseden, binlerce yıldan gelen tüm değerlere sahip çıkma mesuliyetiyle yola çıktığımı bilin” dedi.

“YOLUMUZ AÇIK OLSUN…”

Malazgirt Zaferi’nin 948’nci yıldönümünü ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan İmamoğlu, sözlerini, “Yolumuz açık olsun. Her şey çok güzel olacak. ‘Her şey çok olacak’ lafı, asla ‘her şey çok güzel oldu’yla bitmeyecek. Çünkü her yeni gün, her şey çok güzel olacak diye başlarsa, daha iyisini hedeflemiş olursunuz. Bu sözün, bir felsefe olarak zihnimize yerleşmesi gerektiğini sizlere hatırlatmak istiyorum” şeklinde tamamladı.

Konuşmaların ardından etkinliğe katılan ve 39 ilçeden gelen katılımcılar, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu ile birlikte alfabetik sıraya göre anı fotoğrafları çektirdi. İmamoğlu, fotoğraf çekimlerinin ardından kameraların karşısına geçti.

“25 YILIN YÜKÜNÜ, 40 GÜNLÜK SÜREÇTE BANA YÜKLEMELERİ ÜZÜCÜ”

Gazeteciler, İmamoğlu’na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’li belediyeler ve tatille ilgili sözlerini hatırlattı. İBB Başkanı bu soruya şu yanıtı verdi:

“Ben, 5 yıl boyunca belediye başkanlığı yaptım Beylikdüzü’nde. CHP’li belediyelerin, yapamadığını yaşıyorum ile ilgili olarak tek bir cümle yok. Ama ne yazık ki yaptığımız işlerin önüne, bazı işlerin önüne çekilen engellerle ilgili birçok örnek verebilirim. Ben, 5 yıl belediye başkanlığı görevini yapmış birisi olarak, böyle bir şahitliği hiç yaşamadım. Şimdi İBB Başkanı olarak görüyorum ki, AK Parti ilçe belediyelerindeki eksiklikleri, geçmiş dönemde hem İBB hem de merkezi yönetim çözmüş. Yani böyle bir ayrımcılık yapılmış. Ama biz yapmayacağız. Hangi ilçede bir sorun varsa çözüm bulacağız. Tatile göndermeler bitmiyor. Buna Cumhurbaşkanının katılması da enteresan. Çünkü 1994 yılından beri, 25 yıldır İBB’yi yönettii, kendileri belediye başkanlığı yaptı, başbakanlık yaptı, cumhurbaşkanlığı yaptı. Yine kendi siyasi partilerinin belediye başkanları var. Yani 25 yıldır, ne yazıktır ki birçok defa ölümcül seller yaşandı, onlarca insan hayatını kaybetti. Bu kadar yılı kalkıp bir güne, yaklaşık 40 günlük süreç içerisinde bana yüklemeleri ve bunu bir tatile bağlayarak beni vatandaşa şikayet etmeleri çok üzücü, şaşırtıcı. İstanbul’da bir olay olmuştur. Bir sel yaşanmıştır. Ki ben hemen orda oldum, dilerdim Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı tatildeyken, sanıyorum Urla’da emin değilim neresi olduğuna ama tatildeyken kendileri beni arasalardı, bir geçmiş olsun dileselerdi. Yani benimle süreci paylaşsalardı. Bu daha önemli ve daha değerli bir davranış olurdu diye düşünüyorum. Tatil meselesinin toplumda bir karşılığı yok, o bakımdan bu konuyu uzatmalarının da bir anlamı yok. Kamuoyu araştırmalarını severler, yapsınlar baksınlar orada İmamoğlu’nun nasıl çalışkan bir karaktere sahip olacağını olduğunu ve bunu ispat ettiğini görürler. Bence bu mevzu kapanmıştır.”

“BİZ, BU AYIBI TEMİZLİYORUZ”

İmamoğlu’na, Bayrampaşa Otogarı’yla ilgili soru da yöneltildi. İmamoğlu’nun bu soruya yanıtı da şöyle oldu:

“Otogar meselesi de bence uzun yıllar ihmal edilmiş bir süreç. Aynen az önce söylediğim 25 yıllık yönetimin ihmali gibi. Bu da ihmal edilmiş. Oradaki o metruk durum, insanların giremeyeceği pozisyondaki bir alanın İstanbul’a otogar olarak hizmet etmesi, geçmiş yıllardaki yönetimlerin bir ayıbıdır. Biz, bu ayıbı temizliyoruz hem otogarın otopark kısmını teslim alarak, bir de yönetimini teslim alarak. Yönetimini teslim alırken de oradaki hem otobüs işletmecilerini koruyacağız hem de vatandaşı koruyacağız. Güvenli ortamda hizmet almalarını sağlayacağız. Orasını daha sonraki süreçte teknolojik bir alana dönüştürüp, etrafını da Yaşam Vadisi olarak tasarlayacağız” şeklinde yanıtladı.

Gündem

Şatafatlı bebek mevlidi sosyal medyada olay yarattı! İşte o gösterişli mevlidin videosu

Yayınlanma tarihi

-

Sosyal medya fenomeni olan ve daha önce kızı Berra Aksa’ya hazırladığı bebek odası ile olay olan Büşra Nur Çalar bebek mevlidi ile yenidem gündemde.

Ihlamur Kasrın’da bebek mevlidi yapan Büşra Nur Çalar’ın videosuna sosyal medyada tepki yağdı. Kızı için yaptığı mevlid çok abartılı ve gereksiz israf olarak yorumlandı.

Büşra Nur Çalar kızı Berra Aksa için Ihlamur Kasrı’nda bebek mevlidi yaptı sosyal medyadan o videoya yorum ve tepki yağdı. Daha önce de kızı için hazırladığı bebek odası çok konuşuşan sosyal medya fenomeni Büşra Nur Çalar, bebek mevlidi ile gündem oldu.

Kızı için yaptığı bebek mevlidi birçok kişi tarafından abartılı, gösterişli ve insaf olarak göründü.

Berra isimli bebeğine mevlitte tek taş yüzük takan çift herkesin büyük tepkisini çekti. Şatafatlı mevlid sonrası çift sessizliğe bürünürken, mazileri merak konusu oldu.

2017 yılında Mavi Marmara şehitlerinden biri olan Uğur Söylemez’in oğlu Sağlık Bakanlığı eski müsteşarı Ahmet Emin Söylemez ile evli olan Büşra Nur Çalar, sosyal medyadaki lüks paylaşımları ile dikkat çekiyor.

Büşra Nur Çalar kimdir, kiminle evli:  Büşra Nur Çalar, 1994 yılında İzmir’de doğdu. 25 yaşındadır. İnstagram fenomeni ve girişimci olan Büşra Nur’un babası Sivas’lıdır. 2017 yılında Mavi Marmara gemisi şehitlerinden olan Uğur Söylemez’in oğlu Ahmet Emin Söylemez ile evlendi.

Hem çektiği videolar hem işaret dili videolarıyla fenomen haline gelen Büşra Nur, Suriye, Ürdün ve Lübnan’da da yaşadı. Turizm Otel işletme mezunudur. Büşra Nur aynı zamanda Hint kınacısı olarak da tanınmaktadır.

Sosyal medyada İzmir Henna adlı bir sayfa açmış ardından bu ismin patentini almıştır.

Eşi Mehmet Emin Söylemez eski müsteşar:  1988 yılında dünyaya gelen Ahmet Emin Söylemez, Mavi Marmara saldırısında şehit olan Uğur Süleyman Söylemez’in oğludur. Annesi Tuğba Hanım’dır. Kendisinden küçük 1991 doğumlu Zeynep Kübra ve 1997 doğumlu Fatma isimlerinde iki kız kardeşi vardır. Ankara doğumlu Söylemez, 23 Nisan 2017 tarihinde Büşra Nur Çalar ile evlendi. Ahmet Emin Söylemez 2016 yılında Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı görevini üstlenmişti.

Ahmet Hakan’ın mevlid yorumu da olay!
Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunu kapan Ahmet Hakan, tepki çeken şatafatlı mevlid için 4 maddelik bir yazı yazdı:
BİR: Vaktiyle arabesk müzik dinlemeye, lahmacunun yanında viski içmeye yönelik olarak sergilenen hoyratlıkların tümü, şimdi de bu tür rüküşlüklere karşı sergileniyor. Yani bu hoyratlık, babadan anneden kalma bir miras…

İKİ: Muhafazakâr olmak ile gösterişçi bir rüküşlük içinde olmak arasında tutarlılık yokmuş! İyi de insanlar hayatlarında hep tutarlılık sergilemek zorundalar mı? Hem muhafazakâr olup hem de tutarsız olmak yasak mı?

ÜÇ: Törene bakıp da “Aman da ne rüküş bir olay” diyen yığınla muhafazakâr var. Ama söz konusu muhafazakârlar olduğunda kolayca genelleme yapmaya yatkın olan tipler, rüküşlük muhafazakâr kesimin nişanesiymiş gibi bir tavır koyuyorlar. Ve çok ayıp ediyorlar.

DÖRT: Ayrıca bu bir tercih meselesi değil midir? Hanımefendinin canı rüküş olmak istemiş olamaz mı? Gösterişçi rüküşlükten kendine bir mutluluk çıkarıyor olamaz mı? Bana ne? Sana ne? Ona ne?

Devamını oku

Gündem

Bakırköy’de bir evde 1’i çocuk 3 kişi ölü bulundu

Yayınlanma tarihi

-

Bakırköy Osmaniye’de bir dairede ölü bulunan 1’i çocuk 3 kişinin cesetleri incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Kaymakamlıktan ‘Ekip tarafından yapılan ölçümlerde olay yerindeki kokunun siyanür olduğu tespit edilmiştir’ açıklaması geldi.

Olay bu sabah 06.45’te Bakırköy Osmaniye Mahallesi Çoban Çeşme Sokak Numara 6’daki apartmanın 4’ncü katındaki 8 numaralı dairede yaşandı. Apartman sakinleri, dairenin açık olan kapısı önünde, 38 yaşındaki anne Zübeyde Delen’in cansız bedenini görüp, polisi aradı. Hemen eve gelen polis, daireden gelen yoğun koku üzerine AFAD‘a bilgi verdi.

Polis bina ve çevresinde önlem alırken, gelen AFAD (KBRN) ekipleri, özel kıyafetler giyip içeri girdi. Ekipler evin salonunda yerde, Kapalıçarşı’da kuyumcu olan Bahattin 38 yaşındaki Delen ile çiftin 6 yaşındaki oğulları Ali’nin cansız bedenini buldu.  Evde yapılan incelemede bir odada siyanür bulundu. Yapılan araştırmalar sonunda annenin, siyanürden zehirlenmeye başladığı anda can havliyle yardım istemek için daire kapısını açtığı ancak aynı yerde hayatını kaybettiği belirlendi.

Olay yerine sevk edilen polis ekiplerinin çalışmaları sürerken Bakırköy Kaymakamlıktan açıklama geldi.

Kaymakamlıktan yapılan açıklamada, “Osmaniye Mahallesi’nde şüpheli ölüm ihbarı alınmış söz konusu adrese intikaleden ekiplerimiz biri çocuk 3 kişinin cansız bedeni ile karşılaşmıştır. Olay ve nedeni ile ilgili araştırmalar devam etmektedir” denildi.

Kaymakamlık: Siyanür olduğu tespit edilmiştir

​Daha sonra kaymakamlıktan gelen 2. bir açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

15 Kasım 2019 Cuma günü saat 06.45’te 155 Polis İmdat Hattına yapılan İlçemiz Osmaniye Mahallesi Çoban Çeşme Sokakta şüpheli ölüm ihbarı üzerine bahse konu adrese ivedilikle intikal edilmiş, (Z.D), (B.D) ve (A.D) isimli biri çocuk 3 kişinin cansız bedeniyle karşılaşılmıştır.

Dairedeki koku nedeniyle AFAD (KBRN) ekipleri sevk edilmiştir. Ekip tarafından yapılan ölçümlerde olay yerindeki kokunun siyanür olduğu tespit edilmiştir.
Konu ile ilgili olay yerinde gerekli önemler alınmış olup, adli ve idari tahkikat başlatılmıştır.”

Ölenlerin karı koca ile çocukları olduğu öğrenildi. Ekiplerin olay yerindeki çalışmalarının ardından cenazeler içeriden çıkarıldı. Cenazeler otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

Bakırköy Belediye Başkanı’ndan açıklama

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Osmaniye Mahallesi Çoban Çeşme Sokaktaki 1’i çocuk 3 kişinin hayatını kaybettiği eve geldi.

Kerimoğlu yetkililerden bilgi aldıktan sonra 1’i çocuk 3 kişinin ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Kerimoğlu şunları söyledi:

‘Kesin olmamakla birlikte ağır borç batağında olan eş kendisini zehirledi’

“İntihar eden hanımefendi kapıdan çıkmaya gayret etmiş. Zannedersem siyanürün çok ağır koku üzerinden de insan hayatını tehdit eden etkisi var. Evdeki eş yani beyefendi intihar etti ama çocuğuna ve eşine de zannedersem o ağır siyanür kokusunun etkisiyle bir zehirlenme oldu. Çünkü hanımefendi evden çıkmaya çalışmış, apartmandaki diğer komşular bunu fark etmiş ve polise haber vermişler. Kesin olmamakla birlikte ağır borç batağında olan eş kendisini zehirledi, eşi ve çocuğu da siyanür etkisiyle onlar da buna maruz kaldılar. Çünkü eşi hanımefendi son bir gayretle evden çıkmaya teşebbüs etmiş.”

‘Apartman boşaltıldı, karantinaya alındı’

“Cenazeler alındı, ailenin diğer fertleri de hastaneye nakledildi” diyen Kerimoğlu, “Apartman boşaltıldı, karantinaya alındı. Siyanür sadece içeni değil, aynı ortamda bulunanların solunum sistemiyle de zehirlenmeye etki eden bir zehirli madde. Dolayısıyla apartmanı boşalttık ve orada bir karantina başlattık. Komşulardan hastaneye giden yok ama psikolojik olarak ağır travma altında olan aile fertlerinin diğerlerini gönderdik. Başka bir zehirlenme vakası yok. İlk bilgiler ışığında söylüyorum beyefendi kendini zehirledi, diğerleri de solunum yoluyla onlara da sirayet etti. Sağlıklı bilgileri otopsi sonrasında yetkili kurumlardan alırız” dedi.

Devamını oku

Gündem

Suriyeli, kendisine para vermeyen kadın turistte inşaat demiri sapladı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Beyoğlu’nda turist bir kadından para isteyen Suriye uyruklu olduğu belirtilen bir erkek şahıs, olumsuz yanıt alınca yanında getirdiği inşaat demirini defalarca kadına sapladı. Kadın aldığı darbeler sonucunda kanlar içinde kaldı.

Suriye uyruklu saldırgan, kendisine para vermek istemeyen kadın turistte inşaat demiri sapladı..

Beyoğlu Dolapdere’de bulunan vize başvuru merkezinin önünde bekleyen turist kadının yanına yaklaşan yabancı uyruklu bir erkek, kadından para istedi. Kadın parayı vermek istemeyince saldırgan yanında getirdiği inşaat demirini 4-5 kere kadına sapladı.

SALDIRGAN VATANDAŞLAR TARAFINDAN ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
Kadın kanlar içinde kalırken, saldırganı çevredeki vatandaşlar döverek etkisiz hale getirdi. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri çağrıldı.

YARALI KADIN HASTANEYE KALDIRILDI
Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan kadın hastaneye kaldırıldı. Polisin gözaltına aldığı saldırgan da ambulansla hastaneye götürüldü. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

DHA

Devamını oku

Popüler İçerikler