Takip Edin

Genel

İmamoğlu’ndan Soylu’ya “ahmak” yanıtı: “Söyleyene bakarım adam mı diye” İçişleri Bakanı Soylu’dan İBB Başkanı İmamoğlu’na tehdit…

Yayınlanma tarihi

-

İçişleri Bakanı Soylu’dan İBB Başkanı İmamoğlu’na tehdit…

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne katılmak için gittiği Fransa’da yaptığı konuşmayı hedef alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek” ifadesini kullandı.

İmamoğlu’na Soylu’nun bu sözlerinin sorulması üzerine, “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye” şeklinde yanıt verdi.

Soylu şöyle konuştu:

“Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun, bu milletin sana okuttuğu okula yazıklar olsun. Bu milletin sana verdiği emeğe yazıklar olsun. Birileri eline silah alıp 9 aylık çocuklarımızı, bebeklerimizi şehit edecek, orada Kürt kardeşlerimizin, Arap kardeşlerimizin, Türk kardeşlerimizin sabah dükkânını açmasını engelleyecek, çocukların okula gitmesini engelleyecek, bunun belediye başkanlığını yapacak, sen de Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi şikâyet edeceksin, yazıklar olsun.”

İMAMOĞLU’NDAN İÇİŞLERİ BAKANI’NA YANIT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını, Üsküdar’daki Fethi Paşa Korusu’nda yanıtladı.İmamoğlu’na, “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir açıklaması oldu. Bir yandan kayyum atamaları da devam ederken, sizin Strazburg’da yaptığınız konuşmayı eleştirdi. Onun cümleleriyle söyleyeceğim; ‘Avrupa Parlamentosu’na gidip Türkiye’yi şikayet eden ahmağa sesleniyorum. Yazıklar olsun bu milletin sana verdiğine. Kursağından geçenlere yazıklar olsun” sorusu yöneltildi.

 

İmamoğlu, bu soruyu da şu şekilde yanıtladı:

“Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. Bu seviye noktasından söyledikleri ve yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum. Ve bu seviye noktasında söyledikleri, yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum ama oraya bir cümle kurmak isterim. 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabi benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter! Bıktım artık! Artık davet ede ede o da bir karşılık bulmadı. Birincisi; ben, Strasburg’da Türkiye’yi nasıl anlattığımı çok iyi biliyorum. Tamamı YouTube’da var. Bir-iki kelimeyi bilgi edinip, bunu söylemek… Sadece işte böyle araştırmadan, lafını bilmeden, bugün söylediğini yarın unutan kişiler ancak bunu yapabilir. 6-7 sene önce birini övüp, ona karşı tehdit savuranlar ancak böyle hatalar yapabilir. Ben, o seviyeyi bilmiyorum. Ama ben, Strasburg’da memleketimi gayet iyi savundum. Onların söyleyemeyeceği, yapamayacağı derinlikte ve şiddetle, mülteci konusunda, sığınmacı konusunda Avrupa’nın Türkiye’yi nasıl yalnız bıraktığını anlattım. Aynı zamanda, buraya gelip raportör olarak çalışan heyete, hükümetin izin vermesi konusunun önemli olduğunu söyledim ve hükümete teşekkür ettim. Birçok içeriği var. Ben, orada geçerli şeyleri tek tek sıraladım. Bu konuda benim milliyetçiliğimi, benim milli duygularımı eleştirecek veya bunları seviyelendirecek… Makamını bir kenara koyuyorum; öyle bir Allah’ın kulu yok. Benim kimseyi sorgulamayacağım gibi, o da sorgulayamaz. Zaten Allah’a havale ediyorum onu. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah’a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa’yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı’na yakışmadı.”

Genel

Ekrem İmamoğlu’ndan 29 Ekim’e Özel Muhteşem Şarkı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

İmamoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için hazırlanan özel bir eseri paylaştı.

Söz konusu videoyu, “Bir çift mavi gözün ışığında Cumhuriyet’in bekçisiyiz ilelebet” diyerek paylaşan İmamoğlu’nun, 29 Ekim için özel hazırlanan eserde orkestranın başına geçtiği görüldü.

İmamoğlu, Beylikdüzü Gençlik Senfoni Orkestrası’nı yönetirken, 29 Ekim için özel hazırlanan klipte, Atatürk’ün videolarına da yer verildi. Hazırlanan parçada, “29 Ekim bizim şanımız, Ata’mızdan bize emanet, Cumhuriyet bekçisiyiz kopsa kıyamet” gibi sözlere yer verildi.

Hazırlanan eserin sonunda ise, İmamoğlu’nun ve Beylikdüzü Gençlik Senfoni Orkestrası’nın, Atatürk’ün önünde saygıyla eğildiği görülüyor.

İşte İmamoğlu’nun paylaştığı o video:

Devamını oku

Genel

Röportaj Anında “Beni Gözaltına Alacaklar” Çıkışı

Yayınlanma tarihi

-

Barış Pınarı Harekatı hakkında sözleriyle sivil polisleri etrafına toplayan vatandaş dikkat çekti.

Antalya’da röportaj yapan Sade Vatandaş youtube kanalı bir vatandaş Barış Pınarı Harekatı’nın 120 saat durdurulması hakkında görüşlerini açıklarken kamera arkasına gelen 4 sivil polisin bir süre durumu gözlemlemesi dikkat çekti.

Kürt vatandaşın daha önce de bir röportaj sonrası gözaltına alındığını ve ardından ceza evine gönderildiğini söylemesi dikkat çekti.

İşte o anlar:

Devamını oku

Genel

Barış Pınarı Durdu

Yayınlanma tarihi

-

Bugün Ankara’ya gelen ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığı heyetiyle görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmeleri sona erdi…

Bugün Ankara’ya gelen ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığı heyetiyle görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmeleri sona erdi. Görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkan Yardımcısı Pence ile masabaşında yan yana oturması ise eleştiri konusu oldu.

Görüşmeler sonucunda Türkiye’nin operasyonu 120 saat içerisinde askıya alacağı, YPG’nin geri çekileceği ve Türkiye’nin istediği güvenli bölge sınırlarından ayrılana kadar operasyonun “durdurulacağı” konusunda anlaşma sağlandı. Türk tarafı anlaşma metninde operasyon için “ateşkes” ifadesi yerine “ara verildi” ve “durduruldu” derken ABD Başkan Yardımcısı Pence “ateşkes” demesi dikkat çekti.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence yaptığı açıklamada, “Bir hafta önce Türk güçleri Suriye’ye girdi. Bugün gururla belirtmeliyim ki, Başkan Trump’ın güçlü liderliği sayesinde, Erdoğan ile olan ve Türkiye ile olan güçlü ilişkileri sayesinde Türkiye ve ABD Suriye’de ateşkes için anlaşmıştır. Türkiye Barış Pınarı Harekatı’na ara verecektir. Harekata 120 saat ara verilecek ve bu süre içinde ABD, YPG’nin güvenli bölgeden çıkmasını sağlayacaktır. Ve ardından operasyon duracak” dedi.

Pence şöyle devam etti:

“Türkiye, Kobani’ye yönelik herhangi bir operasyonda bulunmamayı kabul etmiştir. Güvenli bölge sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesi için adımlar atılması konusunda anlaşılmıştır. Ateşkes anlaşmasına ek olarak IŞİD’in Suriye’nin kuzeyinde tamamen yok edilmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır. Güvenli bölgeye insanların yeniden yerleştirilmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır. Dini ve etnik azınlıkların görüşülmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır.”

Pence, söz konusu ateşkesle birlikte ABD’nin Türkiye’ye yeni bir yaptırım uygulamayacağını da açıkladı. Pence, “Daimi bir ateşkes gerçekleştiğinde Trump, ekonomik yaptırımların da kaldırılması konusunda anlaştı” ifadesini kullandı.

“BU BİR ATEŞKES DEĞİL”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mike Pence’in açıklamalarının ardından yaptığı açıklamada “Bu bir ateşkes değil, operasyona ara vereceğiz, durdurma yok. Ateşkes iki meşru taraf arasında olur” ifadelerini kullandı.

“YPG’nin ağır silahlarının toplanması konusunda mutabakat sağladık” diyen Bakan Çavuşoğlu, “YPG’nin güvenli bölgeden çıkması için harekata ara veriyoruz. YPG unsurları çıktıktan sonra biz ancak harekatı durdurabiliriz” diye konuştu.

4 saat 20 dakika süren toplantının ardından açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“ABD hedeflerimizin meşruiyetini kabul etmiş oldu. YPG’nin ağır silahlarının toplanması mevzilerinin imha edilmesi hususunda mutabakat sağladık. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve BMGK 2054 kararınca siyasi sürece sadık olma konusunda mutabakat sağladık.

YPG’nin güvenli bölgeden çıkması için 120 saat operasyona ara vereceğiz. Bu bir ateşkes değildir. Ateşkes iki meşru taraf arasında yapılır. Terör unsurları çıktıktan sonra operasyon duracaktır. Operasyonu durdurduktan sonra mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

Bu sonuca sayı Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği sayesinde ulaştık. Cumhurbaşkanımızın Trump’la Bakü’de yaptığı telefonda heyetleriniz gelsin görüşelim dedi. Sayın Trump o zaman ‘operasyonu durdurun’ diyordu.

Heyet dünden beri buradaydı. Bu süre boyunca arkadaşlarımızla süreci yürüttük. Hepsine teşekkür ediyorum.”

KUZEYDOĞU SURİYE’YE İLİŞKİN TÜRKİYE-ABD ORTAK AÇIKLAMASI

1.   Türkiye ve ABD, iki yakın NATO üyesi olarak bu ilişkilerini teyid eder.ABD, Türkiye’nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anlar.

2.   Türkiye ve ABD, kuzeydoğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin, ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul eder.

3.   Türkiye ve ABD “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” anlayışıyla, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder.

4.   Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler.

5.   Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.

6.   Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.

7.   Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.

8.   Her iki ülke Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.

9.   Her iki taraf Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.

10. Güvenli bölge, evvelemirde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünde olacak ve her iki taraf, güvenli bölgenin her veçhesiyle uygulanmasında eşgüdümü artıracaktır.

11. Türk tarafı Barış Pınarı Harekatı’na, güvenli bölgeden YPG’nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir.Barış Pınarı Harekatı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.

12. Barış Pınarı Harekatı’naara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye’de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. Barış Pınarı Harekatı 11. paragraf uyarınca durdurulduğunda, yukarıda bahsigeçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

13. Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır.

TRUMP: “BUNU YAPABİLMEMİZ İÇİN ‘SERT’ BİR AŞK GEREKLİYDİ”

ABD Başkanı Donald Trump da “Türkiye’den harika haberler geliyor. Pence ve Pompeo basın toplantısı düzenleyecek. Teşekkürler Erdoğan. Milyonlarca hayat kurtuldu” ifadelerini Twitter’dan paylaştı.

ABD heyetinin Türkiye’deki temasları hakkında açıklamalarına devam eden Trump “Bu anlaşma 3 gün önce yapılamazdı. Bunu yapabilmemiz için ‘sert’ bir aşk gerekliydi. Herkes için harika oldu. Hepsiyle gurur duyuyorum. Bugün medeniyet için harika bir gün. Gerekli ama gelenek dışı bir yol izlerken benim yanımda durduğu için ABD ile gurur duyuyorum. İnsanlar bu ‘Anlaşma’yı yıllardır sağlamaya çalışıyordu. Milyonlarca hayat kurtarılacak. Herkese tebrikler” ifadelerini kullandı.

​Trump’ın Erdoğan’a yazdığı ve dün basına sızdırılan mektupta kullandığı “sert” kelimesini kullanması dikkat çekti.

Öte yandan Beyaz Saray Geçici Genel Sekreteri Mick Mulvaney, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretine ilişkin açıklama yaparken, “Hâlâ plan dahilinde, ‘bekle-gör’ durumu geçerli” dedi.

Devamını oku

Popüler İçerikler