Takip Edin

Gündem

İstanbul seçimi yenileniyor: Hangi partiler çekildi, hangileri 23 Haziran’da seçime katılıyor?

Yayınlanma tarihi

-

BBC Türkçe‘nin haberine göre İstanbul’da 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın oylarının birbirine çok yakın olması, oy oranları az olan diğer partilerin 23 Haziran’daki seçimde tercihlerinin ne olacağının önemini artırıyor.

Tekrar sayımların ardından iki aday arasında son açıklanan fark 13 bin 729 olmuştu.

24’ü bağımsız 32 adayın yarıştığı seçimde İmamoğlu ve Yıldırım dışındaki adaylar ise 224 bin 37 oy aldı. Bu, İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkının 16 katına denk.

24 bağımsız adayın aldığı 14 bin 657 oy da iki aday arasındaki farktan daha büyük.

31 Mart’ta İmamoğlu ve Yıldırım dışında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan ve 1.000’in üzerinde oy alan diğer parti ve adayların 23 Haziran’da ne yapacağını inceledik.

1 – Saadet Partisi, Necdet Gökçınar, 103 bin 364 oy

İstanbul’da CHP ve AKP’nin ardından belediye başkanlığı seçiminde en çok oyu alan üçüncü parti olan Saadet, henüz seçime katılım konusunda resmi bir açıklama yapmasa da SP’nin adayı Necdet Gökçınar partide seçime katılma yönünde görüş oluştuğunu söyledi.

2 – Demokratik Sol Parti, Muammer Aydın, 30 bin 884 oy

İBB Başkanlığı seçiminde dördüncü sırada yer alan Demokratik Sol Parti de bir açıklama yapmadı.

Ancak partinin genel başkan yardımcısı ve İBB Başkanlığı adayı Muammer Aydın, Twitter hesabından “DSP, YSK eliyle yapılan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmayacak kendine düşeni ve gereğini yapacaktır” mesajını paylaştı.


DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ise, CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Oğuz Kaan Salıcı ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “DSP, her zaman hukukun üstünlüğü, demokrasinin yaşaması için mücadele etmiştir” dedi ve ekledi:

“Genel Başkanımız Önder Aksakal, cumartesi Başkanlık kurulumuzu, pazar günü de PM’yi olağan üstü toplantıya çağırdı. Bu toplantılarda Türkiye’nin gündemini ve geldiğimiz gelişmeleri değerlendireceğiz ve bu görüşmeler devam edecek. Türkiye’de demokrasinin yaşaması için partiler arası diyaloğun sürekli olmasını istiyoruz. Türkiye’yi içinde bulunduğu bu hukuksuzluk sürecinden çıkaracağız. Demokrasi de hukuk da hepimize lazımdır. Kaybetmeden sahip çıkalım.”

3 – Büyük Türkiye Partisi, Selim Kotil, 27 bin 87 oy

BTP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul adayı Selim Kotil, Twitter hesabından yaptığı açıklamada 8 Mayıs’ta İstanbul İl Teşkilatı, 9 Mayıs’ta da genel merkezde yapacakları toplantıların ardından İBB seçimlerindeki tutumlarına karar vereceklerini söyledi.

4 – Demokrat Parti, Ersan Gökgöz, 22 bin 268 oy

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, YSK’nın İstanbul kararı hakkında “Bu defa da ülkemizde cüppeli darbe cereyan etmiştir” dedi, parti olarak kararı kınadıklarını açıkladı.

Ancak partinin 23 Haziran’daki seçime girip girmeyeceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Partinin 31 Mart’taki İBB Başkan Adayı Ersan Gökgöz, YSK kararının hukuki ve adaletli olmadığını söylediği paylaşımında parti içi değerlendirmelerinin ardından bir açıklama yapacaklarını duyurdu.

5 – Vatan Partisi, Mustafa İlker Yücel, 15 bin 428 oy

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, 23 Haziran’da yenilenecek seçime katılacaklarını açıkladı.

Hem AKP hem CHP’yi eleştiren ve iki partinin Türkiye’yi çıkmaza soktuğunu belirten Perinçek, “Üretim Devrimine İstanbul’dan başlamaya hazırız. İstanbul’u İstanbul halkıyla birlikte yönetmeye talibiz. Vatan Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı, gençlik önderi Mustafa İlker Yücel’dir. İlker Yücel, bilgi, zekâ, cesaret, dürüstlük ve birikimiyle Türkiye’nin geleceğini ve umudunu temsil ediyor” dedi.

6 – Türkiye Komünist Partisi, Zehra Güner Karaoğlu, 10 bin 349 oy

Türkiye Komünist Partisi, YSK kararının ardından yaptığı açıklamada 31 Mart’taki adayları Zehra Güner Karaoğlu’nun yeni seçimde aday olmayacağını açıkladı:

“Etkisiz bir boykot girişiminin siyasi iktidarın ekmeğine yağ süreceğini bildiğimiz için, gelişmeleri takip edecek ve nihai kararımızı buna göre vereceğiz. Her durumda TKP bu girişime karşı kararlı bir duruş sergileyecektir. Partimizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zehra Güner Karaoğlu, 23 Haziran’da yapılacağı duyurulan oylamada hiçbir biçimde aday olmayacaktır.”

7 – Emekçi Hareket Partisi (Bağımsız), Özge Akman, 2 bin 430 oy

31 Mart’ta seçime girme yeterliliği bulunmadığı için bağımsız aday göstererek seçime giren Emekçi Hareket Partisi, adayları Özge Akman’ın yenilenen seçimde aday olmayacağını açıkladı:

“Seçim sürecinde sosyalist dünya görüşümüzle, rant – beton – para siyasetini savunanların karşısında partimiz adına aday gösterdiğimiz emek verenlerin adayı Özge Akman, yenilenen seçimlerde aday olmayacaktır. Partimiz hala adayların, rant – beton – para siyasetinden ve patronlarla el sıkışmaktan geri durmayacağı görüşündedir fakat bu seçimi normal bir seçim olarak ele almamaktadır. Bu seçim halkın iradesine el koymaya çalışanlarla halkın iradesine sahip çıkanlar arasında olacaktır.”

 

8 – Çoğulcu Demokrasi Partisi (Bağımsız), Doğan Duman, 2 bin 23 oy

Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin kurduğu Çoğulcu Demokrasi Partisi, 23 Haziran’a katılımlarıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan ÇDP İstanbul İl Başkanı Ahmet Antunok ise parti meclisinde konuyu görüştüklerini ve kesin olarak katılmaya karar verdiklerini söyledi.

Seçime kazanmayacaklarını bilerek girdiklerini, amaçlarının Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin görünür olmasını sağlamak olduğunu söyleyen Altınok, İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkının çok yakın olması nedeniyle alacakları oyun İstanbul’da kazananı belirleyebilecek bir oy olduğunu bildiklerini, fakat tabela partisi olmamak için her seçime katılma kararı aldıklarını aktardı.

9 – Türkiye Komünist Hareketi (Bağımsız), Aysel Tekerek, 1538 oy

Seçime girme yeterliliği bulunmadığı için bağımsız aday göstererek seçime giren Türkiye Komünist Hareketi, YSK kararını 12 Eylül darbesine benzetti ve İstanbul’da yenilenecek seçimin parçası olmayacaklarını açıkladı:

“12 Eylül faşist askeri darbesi ile YSK tarafından alınan kararın öz itibariyle hiçbir farkı yoktur. Ortada yeni bir darbe bulunmaktadır. 15 Temmuz gerici Amerikancı kanlı FETÖ darbesinden sonra ülkemiz şimdi de AKP darbesini görmüştür! (…) Türkiye Komünist Hareketi, böylesi bir tabloda, gayri-meşru bir biçimde yenilenecek yeni bir seçimin parçası olmayacaktır.”

Böylece 8 Mayıs 2019 itibarıyla YSK kararına tepki göstererek seçime katılmayacağını açıklayan üç parti oldu. Bunlar TKP, EHP ve TKH. Üç partinin oyu 14 bin 317 oldu.

Seçime katılacağını açıklayan VP ve ÇDP ise 17 bin 451 oy almıştı.

Fakat 31 Mart’ta CHP ve AKP’den sonra adayları en fazla oy alan partiler olan SP, DSP, BTP ve DP henüz bir karar açıklamadı. Bu partilerin kararları, seçimde kazananı belirleme potansiyeli taşıyor.

Gündem

Akp’li Milli Eğitim Şube Müdürü İzmir Marşı Söyleyen Çocuğun Boğazını Sıktı

Yayınlanma tarihi

-

Marmaris’te sabah düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı yürüyüşünde gergin anlar yaşandı. Marmaris İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen yürüyüş boyunca Mehter ve 15 Temmuz Marşı çalınmasına öğrenciler tepki gösterdi. İzmir Marşı söylemeye başladı, Marmaris İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü B.E İzmir Marşı söyleyen öğrenciyi önce susması yönünde uyardı, sonra da boğazını sıktı.

Devamını oku

Gündem

Ameliyattan çıkar çıkmaz Narkozun etkisinde “Mazbatayı ver İmamoğlu’na mazbatayı ver” diyen vatandaş sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı

Yayınlanma tarihi

-

Ameliyattan çıkar çıkmaz Narkozun etkisinde “Mazbatayı ver İmamoğlu’na mazbatayı ver” diyen vatandaş sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı.

Devamını oku

Gündem

23 Haziran seçimi için 2 anket şirketinden çarpıcı sonuçlar geldi!

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul 23 Haziran’da yeninden seçime giderken Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkının az olması küçük partilerin önemini artırdı. Partiler ayrıca sandığa gitmeyenleri de kazanmaya yönelik strateji kuruyor. MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz ise Saadet Partisi’nin seçime katılma kararını muhalefet için avantaj olarak yorumladı.

İstanbul’da 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın oyları arasındaki farkın çok az olması ittifak dışında kalan küçük partilerin oylarının önemini artırırken, 23 Haziran’da yenilenecek seçimde her iki tarafın da bu partilerin seçmenlerinin yanı sıra sandığa gitmeyen kesimleri ikna etmeye çalışacağı tahmin ediliyor.
Anket, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yenilenmesine karar verdiği 31 Mart seçiminde İstanbul’da oyların yeniden sayılmasıyla İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkı 13 bin 729 olarak açıklanmıştı.

Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında kalan partilerin ve bağımsız adayların toplam oyu ise yaklaşık 210 bini buluyor.

24’ü bağımsız toplam 32 adayın yarıştığı 31 Mart seçiminde İmamoğlu ve Yıldırım dışındaki adaylar arasında Saadet Partisi’nden Necdet Gökçınar 103 bin 364, Bağımsız Türkiye Partisi’nden Selim Kotil 27 bin 87, Türkiye Komünist Partisi’nden Zehra Güner Karaoğlu 10 bin 349, Vatan Partisi’nden Mustafa İlker Yücel 15 bin 428, Demokrat Parti’den Ersan Gökgöz 22 bin 268, Demokratik Sol Parti’den Muammer Aydın da 30 bin 884 oy almıştı.

AKP’ye yakınlığı ile bilinen MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat’a göre arada yüzde 2-3 farkın olduğu bir seçimde bu partilerin oyları çok da fazla bir anlam ifade etmezken, 31 Mart’ta iki adayın sonuçlarının birbirine bu kadar yakın bitmesi nedeniyle küçük partilerin oyları çok daha önemli hale geldi. DW Türkçe’den Gülsen Solaker’e konuşan Kulat, sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

Saadet’in kararı İmamoğlu lehine mi?
Bu partilerden en göze çarpanı olan Saadet Partisi 23 Haziran’da seçimlere kendi adayı ile katılacağını açıkladı.

Saadet Partili bir yetkili “AKP Saadet’in adayını çekmesini neden bu kadar istiyordu? Bunun bir nedeni var. Saadet ile AKP’nin tabanları aynı yerden gelir aslında” derken, Saadet Partisi adayını çekseydi seçmenlerinin oylarının bir bölümünün AKP’ye kayabileceği noktasına dikkat çekiyor.

MAK Araştırma Başkanı Kulat, Saadet Partisi’nin kendi adayını çıkarmasına karşılık parti yetkililerinin AKP hakkındaki sert üslubu ve İmamoğlu lehine açıklamalarının parti tabanının önemli kısmını İmamoğlu’na yönlendirebileceğini belirterek, “Herkesin tahmin ettiğinin ötesinde Saadet Partililerin aslında en uzak olduğu parti AKP’dir. İnsanlarda genellikle ayrıldıkları eşleri onlar için en uzak kişilerdir. Siyasette de bu böyledir aslında” değerlendirmesinde bulunuyor.

Saadet Partisi’nin yeniden kendi adayı ile seçime girme kararı siyasi kulislerde her ne kadar Millet İttifakı içinde olmasa da İmamoğlu lehine stratejik bir tutum olarak değerlendiriliyor.

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz bu tutumu “Mevcut durumda Saadet hem kendi seçmenini AKP’ye kaptırmayacak hem de kendi tabanını korumuş olacak. Mağduriyet algısı sebebiyle CHP’ye oy verecek seçmenleri ise İmamoglu’na oy verecek. Yani Saadet’in seçime katılması muhalefet için avantaj” sözleriyle yorumluyor.

DSP’nin adayı çekildi
Öte yandan DSP’nin adayı Muammer Aydın, 12 Mayıs günü adaylıktan çekildiğini açıklarken, parti kurulları Aydın’ın yerine yeni bir aday çıkarmama kararı aldıklarını açıkladı. MAK Araştırma Başkanı Kulat, taban olarak yakınlığı dolayısıyla DSP seçmenlerinin de büyük bir bölümünün CHP’ye kaymasını bekliyor.

Türkiye Komünist Partisi de YSK’nın 31 Mart seçimini iptal etme kararını eleştirerek, 23 Haziran’da yenilenecek seçime adaylarının girmeyeceğini belirtmişti.

“İmamoğlu-Yıldırım farkı ez az 500 bin olacak”
İttifak dışında kalan küçük partilerin oy potansiyellerini DW Türkçe’ye değerlendiren veri analisti Polimetre’nin kurucusu Mehmet Günal Ölçer de bu partilerin seçmenlerinin tercihlerinin İmamoğlu lehine kayacağını düşünüyor.

Ölçer, yaptıkları son veri analizine göre, HDP’nin duruşunu değiştirmemesi durumunda İmamoğlu ile Yıldırım arasında şu anda 13 bindeki oy farkının en az 500 bine çıkabileceğini belirterek, “Bu farkın İmamoğlu lehine en az 500 bin olacağını, hatta bir milyona kadar çıkabileceğini öngörüyoruz” diyor.

İmamoğlu’na kayacak yeni oyların ittifak dışında Saadet, DSP, TKP gibi küçük partilerin yanı sıra oy kullanmayan ama AKP’ye kızgın olan kesimden de geleceğini söyleyen Ölçer, “Çok net olarak gördüğümüz kimsenin oyu İmamoğlu’nun aleyhine değişmiyor. Değişen bütün oyların ve kullanılmayan oyların en az yüzde 90’ının İmamoğlu lehine kullanılacağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kulat: “Muhafazakar Kürtlerin oyu kilit”
23 Haziran seçimlerinde küçük partilerin oylarının yanı sıra sandığa gitmeyen kesimlerin oyları da odak noktası olmuş durumda. İstanbul’da 31 Mart seçimlerine katılım oranı yüzde 83.88’di.

Kulat, son yaptıkları ve rapor olarak Cumhurbaşkanlığı ile AKP’ye de sundukları bir değerlendirmeyi DW Türkçe ile paylaştı. Buna göre son seçimde İstanbul’da sandığa gitmeyen seçmen oranı yüzde 17 ve diğer seçimlerle kıyaslandığında bu oranda yüzde 6-7 oranında bir artış görülüyor.

Sandığa gitmeyen yüzde 6-7 oranındaki seçmenin kimler olduğunu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları ile analiz ettiklerini ifade eden Kulat, tespitlerini şöyle aktarıyor:

“Eskiden beri AKP’ye oy veren muhafazakar Kürt seçmenin önemli bir kısmının bu kez sandığa gitmediğini gördük. Bu sonucu da Esenyurt, Pendik, Küçükçekmece, Bağcılar ve Sultanbeyli gibi muhafazakar Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerde sandığa gitme oranı düşüklüğünden çıkardık. Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum.”

Avrasya Araştırma Başkanı Özkiraz ise seçim sonuçlarını belirleyecek olan kitlenin AKP seçmenleri içerisinden muhalefete geçecek veya oy kullanmayacak olan seçmenler olduğunu düşünüyor. Diğer araştırmacıların aksine seçime katılım oranının oldukça düşük olacağını belirten Özkiraz, yeni protestocu seçmenin Cumhur İttifakı bileşenlerinden olacağını düşündüğünü aktarıyor.

İstanbul’daki yeni seçim için zaman daralırken, sahada yapılan anketler ve siyasi analizler ışığında gerek Millet gerekse Cumhur İttifakı’nın bir yandan kendi tabanlarını korumaya çalışırken, diğer yandan küçük partilerin seçmenlerini ve sandığa gitmeyen kesimleri kazanmaya yönelik strateji kurdukları belirtiliyor.

Devamını oku

Popüler İçerikler