Takip Edin

Gündem

İşte 17 yıllık AKP iktidarının Faturası

Yayınlanma tarihi

-

17 yıl önce bugün iktidara gelen AKP, cumhuriyetin birikimi yerli ve milli ne kadar kamu kuruluşu varsa elden çıkardı. Dev projeleri ise yandaş şirketlere yaptırıp Hazine garantisi vererek ülkenin geleceğini ipotek ettirdi.

14 Ağustos 2001’de kurulan, 3 Kasım 2002 seçimlerinden birinci parti çıkan AKP, bugün iktidardaki 17’nci yılını geride bıraktı.

O günden bugüne ekonomiden siyasette, adaletten güvenliğe kadar birçok alanda büyük bir değişim yaşandı. AKP iktidarı, Türkiye’nin en büyük şirketlerini, fabrikalarını, otellerini, limanlarını, enerji üretim tesislerini, elektrik ile doğalgaz dağıtım şebekelerini ve arazilerini yerli ve yabancı özel şirketlere sattı.

-268 Kuruluşta Kamu Payı Sıfırlandı,

1986 yılından AKP’nin iktidara geldiği döneme kadar 8.2 milyar dolarlık özelleştirme yapılırken, 2002’den günümüze toplam 62 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi.

– Önce ‘Fabrika Kuran Fabrikalar’ Gitti,

TAKSAN, GERKONSAN, Türkiye Denizcilik İşletmeleri‘ne ait limanlar, SEKA’nın kağıt fabrikaları ve kamu arazileri de satılarak toplam 187 milyon dolar gelir elde edildi.

– Parçalaya Parçalaya Sattılar,

TEKEL, Gübre üreten şirketler ve onların fabrikaları, Eti Bakır, Eti Krom, Eti Gümüş, Eti Elektrometalurji, Çayeli Bakır İşletmeleri , Karadeniz Bakır işletmeleri Samsun İşletmesi, BET Kütahya Şeker Fabrikası, Amasya Şeker özelleştirildi.

– THY’nin Yüzde 20’si Borsada Satıldı,

İlave Olarak ESGAZ 43, BURSAGAZ, Sümer Holding bünyesinde yer alan fabrika araziler, TÜMOSAN satıldı.

– Türk Telekom Lübnanlıların Oldu,

Türkiye’nin en stratejik kurumlarından biri olan Türk Telekom’un yüzde 55’i 6 milyar 550 milyon dolar bedelle Lübnanlı Hariri Ailesi’ne satıldı. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne ait olan İstanbul Hilton Oteli binası ve arazisi 255 milyon dolara, Ataköy Otelcilik 62.7 milyon dolara, Ataköy Marina ve Yat İşletmeciliği 23.7 milyon dolara, Ataköy Turizm ise 33.5 milyon dolara satıldı.

– Eti Alüminyum 305 Milyon Dolara Satıldı,

2005 yılının bir başka büyük özelleştirmesi ise 305 milyon dolara Eti Alüminyum’un satışı oldu. Kıbrıs Türk Havayolları 33 milyon dolara, Adapazarı Şeker Fabrikası 45.7 milyon dolara blok olarak satılan kuruluşlar oldu. TÜPRAŞ ve PETKİM’in bir bölümünü borsada sattı. Bir gece yarısı TÜPRAŞ’ın yüzde 14.76’sı İsrailli iş adamı Sami Ofer’e 453 milyon dolar bedelle devredilirken, PETKİM’in yüzde 35’i 273 milyon dolara halka arz edildi

– Tüpraş Ve Erdemir Elden Çıkarıldı;

TÜPRAŞ’ın özelleştirme ihalesi Eylül 2005’te yapıldı ve 4 milyar 140 milyon dolar teklif eden Koç Holding-Shell ortak girişimi ipi göğüsledi. Erdemir, 2 milyar 770 milyon dolara OYAK Grubu’na satıldı. Başak Sigorta ve Başak Emeklilik özelleştirildi. THY’nin yüzde 25’i 207.8 milyon dolara borsada halka arz edilirken, TEKEL’in Ankara’daki genel müdürlük binası da 100 milyon dolara TOBB’a satıldı.

-Oteller Peş Peşe Gitti;

Emekli Sandığı’nın sahip olduğu oteller de bir bir özelleştirilirken, Büyük Ankara Oteli, Büyük Efes Oteli, Büyük Tarabya Oteli satıldı.

-Araç Muayene İstasyonlarını Verdiler;  

2007 yılında AKP, hiç kamu şirketi satmadı. Araç muayene istasyonlarını, taşınmazları ve borsada Halkbank hisselerinin bir kısmını elden çıkartarak toplam 4 milyar 258 milyon dolar gelir elde etti.

Bugün Zorlu Center’ın yükseldiği İstanbul Boğazı’na nazır Karayolları arazisi 800 milyon dolara, Mersin Limanı 755 milyon dolara, araç muayene istasyonları 613 milyon dolara, Halkbank’ın yüzde 25’i ise 1.8 milyar dolara satıldı.

-Yerli Ve Milli Petkim Azerbaycan’ın Oldu;

Azerbaycan devlet şirketi Socar, Petkim’i 2 milyar 40 milyon dolara satın aldı.TEKEL’in sigara bölümü ise 24 Haziran 2008’de 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’nin (ADÜAŞ) sahip olduğu 9 santral ise 510 milyon dolara özelleştirildi.

-Şirketler Bitince Tesis Ve Varlıkları Sattılar;

2009 yılında İSE 2 milyar 270 milyon dolar değerinde özelleştirme işlemi gerçekleştirildi. Yapılan satışlarda en büyük kalemi elektrik dağıtım şirketleri oluşturdu. Başkent Elektrik 1 milyar 225 milyon dolara, Sakarya Elektrik 600 milyon dolara, Meram Elektrik ise 440 milyon dolara satıldı. Kamu arazilerini, fabrikaları, enerji üretim santralleri ile dağıtım şebekelerini elden çıkardı. Devletin yapacağı yatırımları ise özel sektöre ihale eden AKP, seçtiği işbirliği yöntemiyle de ülkenin geleceğini sayıları iki elin parmaklarını geçmeyecek şirkete adeta ipotek ettirdi.

-Hazine’den 100 Milyar Dolar Çıkabilir;

Üçüncü Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Avrasya Tüneli ve şehir hastaneleri başta olmak üzere yap-işlet-devret modelli projelerde işletici firmalarla yapılan sözleşmelerde günlük veya yıllık olmak üzere yolcu, araç ve hasta sayısı garantisi verildi.

-Ticari Sır’ Deyip Halktan Gizliyorlar;

Eğer planlan sayıda kullanım olmazsa, kamu-özel işbirliği projelerinde devletin hazinesi 25 yıl boyunca firmalara toplam 100 milyar dolarlık ödeme yapabilir. Ülkenin geleceğini ipotek altına alan bu mega yatırımlar için verilen taahhütler ise “ticari sır” olarak halktan gizleniyor.

-Kamu Çalışanı Sayısı Yüzde 100 Arttı;

Merkezde toplanan yetkiler yerele devredilerek kadrolu memur sayısı azalacaktı. 2003 yılında Türkiye’de kamuda çalışan kişi sayısı 2 milyon 187 bin 599’du. 2019 yılının ikinci yarısı itibariyle kamuda istihdam edilenlerin sayısı 4 milyon 569 bin 916’ya çıkmış durumda.

-10 Kişiden Üçü Ekonomik Suçtan Cezaevinde;

-Cinsel Saldırı Hükümlüsü Sayısı 14 Kat Arttı;

-İcra Dosyalarında Patlama;

-İşsiz Sayısı;

2002: 2 milyon 464 bin

2019: 4 milyon 596 bin (Temmuz)

-İşsizlik Oranı;

2002: Yüzde 10.3

2019: Yüzde 13.9 (Temmuz)

-Türkiye’nin Brüt Dış Borç Stoğu;

2002: 129.6 milyar dolar

2019: 446.8 milyar dolar (Ekim)

-Dış Borcun Gsyh Oranı;

2002: % 54.8

2019: % 61.9

-Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku;

2003: 283.2 milyar lira

2019: 1 trilyon 239 milyar lira (Ekim)

-GSYH;

2002: 231 milyar dolar

2019: 749 milyar dolar (Tahmini)

Kişi Başı GSYH

2002: 3 bin 492

2019: 9 bin 93 dolar (Tahmini)

-Büyüme;

2002: Yüzde 6.2

2019: Yüzde 0.5 (Tahmini)

-Enflasyon;

2002: 29.8

2019: 9.26 (Eylül)

KAYNAK: İsmail ŞAHİN Sözcü

Gündem

Elazığ depremi sonrası herkes bu görüntüyü paylaşıyor! Aylar önce uyarmıştı, depremi nokta atışı bildi

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı. İşte o görüntüler…

Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 Ekim 2019’da CNN Türk yayınında, Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı.

Görür programda doğrudan Sivrice’yi söyleyerek, bölgedeki fay hattında 1500 yıldır deprem olmadığını aktarıyor.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür depremden sonra yaptığı açıklamada da, 6.8 büyüklüğünde depremin, Doğu Anadolu fay hattının uyanması anlamına geldiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları söyledi:

“Maalesef Elazığ’da 6.5 büyüklükte sığ bir deprem oldu. Deprem Elazığ’ın 25-30 km doğusunda Sivrice’de oldu. Deprem Doğu Anadolu Fay’ı (DAF) üzerinde meydana geldi. DAF yaklaşık 600 km uzunluğunda, sol yönlü ve doğru atımlıdır. Bu fay ve depremle ilgili bilgileri maddeler halinde sıralayacağım: 1-Bu depremin olduğu yerde 1874 yılında 7.1, 1875’de 6.7 büyüklükte iki deprem olmuş. 2-Bu depremden sonra Sivrice-Bingöl ve Sivrice-Pütürge-Çelikhan arasına özellikle dikkat edilmelidir. 3-Deprem hattı üzerindeki kırsal yerleşim alanları yapı stoku bakımından deprem güvenli değildir. Bu bakımdan yapısal hasar fazla olabilir. İnşallah can kaybı fazla olmaz. Şu an itibariyle köylere henüz ulaşılamadığı için doğru hasar tespiti yapmak mümkün değildir. 4-Bu deprem kanaatimce endişe vericidir. DAF uzun zamandır sessizdi. Şimdi uyandı. Kuzey Anadolu Fayı (KAF) gibi davranacağından endişe ediyorum. Biliyorsunuz KAF 20. asırda 1939-1999 tarihleri arasında çok sayıda 7’nin üzerinde deprem üreterek enerjisini boşalttı (İst hariç). Aynı şeyi belirli bir süreçte DAF da yapabilir. Nitekim bu fay boyunca 1513 Maraş civarı7.4; 1872 Amanos, 7.5; 1874 Sivrice-Palu arası, 7.1; 1875 Sivrice 6.7; Çelikhan 7.1. Gördüğünüz gibi bu depremler üzerinden bir hayli zaman geçmiş.”

“UYARDIK, BİR ŞEY YAPILMADI”

Prof. Dr. Görür, şöyle devam etti:

“Arkadaşlar, Elazığlı olmam nedeniyle, Elazığ’da bir zamanlar Elazığ’ın depremselliği ile ilgili konferanslar verdim, uyarılar yaptım, Elazığ ve köylerini depreme hazırlayın dedim. Bu konuda kitaplar basıldı. Ama maalesef pek bir şey yapılmadı. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi… Bununla da kalmadık. Yine Elazığlı olan Prof. Namık Çağatay ve İTÜ’deki arkadaşlarla birlikte Bingöl, Elazığ, Malatya, Maraş valilik ve belediye başkanlıklarını ve bu kentlerdeki üniversiteleri bir araya getirdim. Harita Genel Komutanlığını da işe katarak proje hazırladım… TÜBİTAK, DPT gibi bir çok yere başvurduk reddedildi. Halbuki her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?” 

Devamını oku

Gündem

Deprem sonrası para isteyen Kızılay Başkanı Kınık’a tepki yağıyor

Yayınlanma tarihi

-

Elazığ’da meydana gelen depremin hemen ardından 10 TL yardım talebinde bulunda Kızılay Başkanı Kerem Kınık’a tepki yağıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun deprem için toplanan 36 Milyar dolar söylemi tekrar gündeme geldi. Konuyla ilgili konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, iktidara; “Bu paralar nerede ? Nerede kullanıldı?” sorularını yöneltti. Öte yandan Kızılay Başkanı Kerem Kınık, paylaştığı mesajı kısa süre sonra sildi.

Elazığ’da akşam saatlerinde yaşanan deprem sonrası Kızılay Başkanı Kerem Kınık sosyal medya hesabından “Bölgedeki vatandaşlarımızın olumsuz şartlardan korunması için ihtiyaç duyulan malzemeleri bölgeye sevk ediyoruz. Kızılay destekleriniz için Deprem yazın 2868’e sms yollayın 10₺ katkıda bulunun. Dilediğiniz kadar gönderebilirsiniz. Gün dayanışma günü.” mesajını paylaştı.

Kızılay Başkanı Kerem Kınık, kısa süre sonraysa bu mesajını sildi.

“17 YILDA 36 MİLYAR DOLAR TOPLANDI”

Paylaşım kısa süre sonra deprem için toplanan 36 Milyar Dolar konusunu tekrar gündeme getirdi. Geçtiğimiz aylarda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Sadece AKP döneminde İstanbul’un depreme dayanıklı hale gelmesi için 17 yılda 36 milyar dolar toplandı.” ifadelerini kullanmıştı.

“BU PARALAR NEREDE”

Sözcü’den Mehmet Andaç’ın haberine göre; Konuyla ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek açıklamalarda bulundu. İktidara paraların akıbetini soran Erkek şunları söyledi:

– Dayanışma çok önemli. Herkes imkanları ölçüsünde yardım yapar ama bu memlekette artık şeffaflık kaybolduğu için, İstanbul’da deprem için çok büyük paralar toplandı.

– Okullar dahil depreme dayanıklı hale getirilmemiş. Tam rakamı şuan hatırlayamıyorum. Bu paralar nerede ? Nerede kullanıldı? Bu paraları ne yaptınız ? Şehit ailelerimiz için para toplanıyoruz, bu paralar dağıtılmıyor.

– Deprem için para toplanıyor, deprem için harcanmıyor. Elazığ’da gereken her yardımı herkes yapar ama bu paralar yardımın amacına kullanıyor mu ki? Şeffaflığını yitirmiş bir iktidar ile karşı karşıyayız.

Kaynak: Sözcü Gazetesi

Devamını oku

Gündem

Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul’da arazisi çıktı

Yayınlanma tarihi

-

Tartışmalı proje Kanal İstanbul güzergâhında Erdoğan’ın damadının arazi aldığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında arazi aldığı ortaya çıktı. Albayrak, yaklaşık 13 dönümlük araziyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeyi duyurduğu 2011 yılından bir yıl sonra satın aldı. Halen tarla vasfında olan arazinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kanal İstanbul için değişiklik yapılan planda “konut alanı” sınırları içinde kalması dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’a konuşan bir bakanlık yetkilisi, Albayrak’ın, babası Sadık Albayrak’ın, 2003 yılında bölgede aldığı araziye komşu olan bir araziyi “yabancıya gitmesin diye” satın aldığını, durumun Kanal İstanbul’la ilişkilendirilmesinin ise “zorlama” olacağını söyledi.

Son günlerde kamuoyunda büyük tartışma yaratan Kanal İstanbul projesinin geçeceği güzergâhta Arap iş insanlarının arazi satın aldığı ortaya çıkmıştı. Projenin ardından büyük değer kazanacak bölgede başka kimin arazi satın aldığı da merak konusuydu.

BABASINA KOMŞU OLDU

Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, güzergâhta yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Sadık Albayrak, 2003 yılında satın aldığı tarla vasfındaki arazinin etrafını çevirerek prefabrik bir ev yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılında Kanal İstanbul projesinin yapılacağını duyurdu. Bundan bir yıl sonra bakan Berat Albayrak, babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, geçen günlerde İstanbul’un anayasası sayılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planını deldi ve Kanal İstanbul’un çevresine kurulacak “Yenişehir”i plana işledi. Yapılan değişiklik, Sadık ve Berat Albayrak’ın birbirlerine komşu olan arazilerini de etkiliyor. Halen tarla vasfında olan iki arazi, plan değişikliğinin ardından “konut alanı” sınırları içinde kalıyor.

Konuyla ilgili Cumhuriyet’in Bakan Albayrak’a yönelttiği soruları bir bakanlık yetkilisi yanıtladı. Albayrak’ın araziyi 2012 yılında satın aldığını belirten yetkili, “Berat Bey’in babası Sadık Albayrak 2003 yılında bu köyden arazi aldı. 2012’de arazinin yan tarafındaki arazi satışa çıktı. Yabancıya gitmemesi için de Berat Albayrak bu araziyi aldı. Kanal İstanbul’la bağdaştırmak zorlama olur. Kanal İstanbul’la bir ilgisi yok” dedi.

YOLA ÇOK YAKIN ETRAFI ÇEVRİLMİŞ

Bölgeye giden Cumhuriyet’in izlenimleri ise şöyle:

“Gittiğimizde Boyalık köyünün merkezine çok yakın konumdaki arazinin sınırlarının dikilen bodur ağaçlarla çevrildiğini gördük. Yola çok yakın konumdaki arazi, İstanbul Havalimanı’na ise araçla 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Konuştuğumuz köylüler, özellikle 3. havalimanı yapıldıktan sonra köy ve çevresinde yapılaşmanın arttığını, bölgenin emlakçı akınına uğradığını belirtti. Köylüler, ‘Bundan iki-üç ay önce gelen giden yoktu ama son birkaç haftadır ana-baba günü oluyor. Emlakçılar arazi almak için geliyor. Almak isteyen 10 kişiden 5’i Arap. Araziler çok değerlendi. ‘Daha da değerlenecek’ diyorlar. Bir kilometre ötemizde kanal yapılacak. Köyümüz böyle kalmayacak’ dedi.”

BAKAN ALBAYRAK’IN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın vekili avukat Ahmet Özel, Cumhuriyet gazetesinin “Damat işi biliyor” manşeti ile ilgili açıklama yaptı. Avukat Özel, “2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Sayın Albayrak’ın babası Sadık Albayrak tarafından 2003 yılında alınan köy tapulu arsada bir adet prefabrik ev yer almaktadır” diyen Özel, açıklamasında şunları kaydetti:

“Söz konusu arsanın bitişiğindeki bir diğer arsa da 2012 yılında sahibi tarafından satışa çıkartıldığında, yabancı almasın düşüncesi ile imkanı olan her vatandaşın yapabileceği sıradan bir satın almayla Sayın Berat Albayrak tarafından satın alınmıştır. Bu arsa üzerinde hiçbir inşaat olmadığı gibi arsanın niteliğini değiştirecek hiçbir girişimde de bulunulmamıştır. Bitişik arsa Sayın Bakanın babasının olduğu için arsa fiilen tevhid ile 2003 yılında alınan ve ranta dönük hiçbir hesap olmadan kullanılan arsa ile birleşmiş, arazi üzerindeki prefabrik yapı ve köy evi muhafaza edilmiştir. Evrensel gazetecilik değerlerinden nasibini almayan, somut vakayı sadece algıyla müvekkil aleyhine kamuoyu oluşturmak amacıyla kullanan önyargılı muhabire, bakanlıktan yetkili bir kişi tarafından olayın gerçeği ve süreç anlatılmasına rağmen, gerçekler bilinçli olarak bağlamından kopartılmış ve sözde haber art niyetli olarak kamuoyuna ‘nasılsa alıcısı var’ö mantığıyla servis edilmiştir.”

Bakan Albayrak’ın vekili avukat Özel, açıklamanın devamında, “Bu sunum için en elverişli mecralardan biri olan yalan, iftira ve algı çalışmalarında mahir Cumhuriyet Gazetesi’nin bu sözde haberi de tam olarak bunun bir parçasıdır. Kanal İstanbul’un gündeme geldiği tarihten çok geriye dayanan bir mazisi olan söz konusu bu arsa ile ilgili yapılan bu etik dışı, ahlak dışı, yalan ve iftiralara karşı tüm hukuki yolları hızlı ve etkin olarak kullanacağımızı, yalan ve algıya asla teslim olmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” dedi.

Devamını oku

Popüler İçerikler