Takip Edin

Kültür

MA Music Akademisi, ‘2. Müzik Günleri’ne hazırlanıyor!

Yayınlanma tarihi

-

Amed’de Kürtçe eğitim veren MA Music Akademisi, kuruluşunun ikinci yıl dönümünde ‘2. Müzik Günleri’ adı altında büyük bir konser düzenleyecek.

Kadın, çocuk ve genel orkestralarının düzenleyeceği konser, 4-5 Mart tarihlerinde Şatopark Düğün ve Konferans Salonu’nda gerçekleşecek. 2 yıldan buyana Amed’de enstrüman ve şano eğitimi veren MA Music Akademisi’nin düzenleyeceği bu konseri, hem eğitmenleri hem de kurs gören öğrenciler verecek. Akademi, yaklaşık iki haftadır provalarını yaptığı konserlerine az bir zaman kala hazırlıkları hızlandırdı. Akademinin öğrencileri ve eğitmenleri verecekleri konserin detaylarına ilişkin ANF’ye konuştu.

KADIN ORKESTRASI

Kurdukları kadın orkestrasına ilişkin de Yiğit, şunları paylaştı: “Aslında kadınlar toplumda en büyük modellerdirler. En önemli rolleri onlar oynuyor. Genel olarak değerlendirdiğimizde, en fazla geride kalan ve teknik anlamda yaptıklarını öne çıkaramayanlar da yine kadınlar oluyor. Kadın orkestramızı da bizler bir proje olarak kurguladık. Kısa süreli değil, daha uzun soluklu bir proje olmasını hedefledik. Evet, kadın sanatçılar vardır, sahneye çıkıyorlar ama her zaman aranjörleri erkekler oluyor. Elbette insanlar bilgilerini birbirleriyle paylaşırlar fakat biz burada da müzik ve sanat alanında kadının gücünü göstermek istedik. Kadınların akademik anlamda neler yapabileceğini, kendilerine olan inançlarını ön planda tutmaya çalıştık. Yavaş yavaş da amacımıza ulaşıyoruz. Bu çalışmalarımızın da öyle inanıyorum ki kadınların tek başlarına yürümelerinin önünü açacaktır.”

‘SANATIMIZI ORTAKLAŞTIRMAK İÇİN…’

Akademiyi kurduklarında çocukları, kadınları ve gençleri müziksiz bırakmamayı amaçladıklarını söyleyen Yiğit, “Sanata dair çıtayı da aslında ortaya çıkarmak istiyoruz. Müzik genel olarak piyasada ekonomi üzerinden ilerliyor. Biz de, ekonomi olsun ya da olmasın bu işin yapılabilirliğini göstermeye çalışıyoruz. O yüzden birbirimizle paylaşmak ve sanatımızı ortaklaştırmak için herkesi konserimize davet ediyoruz. Davetlilerimiz memnuniyetle salondan ayrılacaklar” dedi.

‘SUNUMA HAZIR BİR YEMEK GİBİ’

Akademinin kadın orkestrasında flüt çalan Evin Dülek de, böyle bir çalışmada yer almasından ve büyük bir konsere hazırlık yapmalarından kaynaklı çok heyecanlı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: “Çünkü biz burayı ilk açtığımızda her şey çok eksikti ve inşaat halindeydi. Biz, burayı en başından kurduk ve bu düzeye getirdik. Şimdi de bakıyoruz ki iki yılımız dolmuş ve çok ilerlemişiz. Bir yemeğin pişirilip sunuma hazır hale gelmesi gibi bir durumdayız şu anda. Toplumumuzun bu çalışmalarımızı değerlendirmeleri için 4-5 Mart tarihinde bizlerle olmasını istiyoruz. Mutluluğumuza, heyecanımıza katkı sunmalarını bekliyoruz.”

‘DUYGULARIMIZDAN BİR PARÇA SUNMAK İSTİYORUZ’

Kadın orkestrasında yer aldığını vurgulayan Norşin Salih ise, “Orkestrada keman çalıyorum. Kadınlar olarak ortak paydalarımız var ve eşit koşullarda çalışıyoruz. Gücümüz ve birbirimize karşı sevgimizden kaynaklı orkestral bir sonuç çıkıyor ortaya. Grup ahengi, sevgi ve paylaşım çalışmalarımızda kendini gösteriyor. Çok zor koşullarda çalışmamıza rağmen güçlü bir sonucun ortaya çıkacağını umuyorum. Herkesin gelip bizi izlemelerini istiyoruz. Çünkü biz toplumumuz için bunu yapıyoruz ve bu kentin müziksiz kalmasını istemiyoruz. Duygularımızdan bir parça olsa da toplumumuza sunmak istiyoruz” diye konuştu.

‘HALKIMIZA ANADİLLERİNDE MÜZİK DİNLETMEK İSTİYORUZ’

Genel orkestrada yer alan akademinin udi eğitmenlerinden Neşet Güçmen de, orkestralarının öğrenciler ve eğitmenlerden oluştuğunun altını çizerek, şunları söyledi: “4-5 Mart tarihlerinde ikicisini düzenleyeceğimiz müzik günlerinin heyecanını yaşıyoruz. Çünkü bugüne kadar ortaya koyduğumuz emeğimizin, döktüğümüz alın terinin nasıl bir sonuca evrileceğini göreceğiz. Öyle umuyoruz ki halkımız ve tüm çalışanlarımız bizi bu konserimizde yalnız bırakmazlar. Bizim için halkımızın müziksiz kalmaması gerekir. Zaten tüm gayretimiz de halkımıza anadillerinde müzik dinleyebilmelerini sağlamaktır.”

‘AİLELER ÇOK İLGİLİLER’

Akademinin öğrencilerinden olduğunu söyleyen Xebat Yiğit, orkestrada ilk kez yer aldığını vurgulayarak, “İlk kez yer aldığımız için hem heyecan hem de mutluluk duygularını bir arada yaşıyorum. Zaten çalışmalarımız paylaşım ve bilgi alışverişi üzerinden ilerliyor. 4-5 Mart tarihinin de benim açımdan çok iyi geçeceğini düşünüyorum. Katılımın ve sahip çıkma duygusunun ön planda olacağına inanıyorum. Çünkü buraya gelen aileler gayet ilgililer. Bu ilginin sahneye de yansıyacağını umuyorum. Bizim için önemli olan şey, izleyicilerin mutlu ve memnun ayrılmasıdır. Bu konuda da iddialı olduğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.

MEYVE VEREN AĞAÇ MİSALİ

Yaklaşık 5 yıldır Amed’de müzik eğitimi aldığını söyleyen Vedat Sevim ise, şunları ifade etti: “Orkestrada santur çalıyorum. İlk defa bu konserde sahneye çıkıp çalacağım. Bu konser hepimiz için çok önemlidir. Çünkü hocalarımız ile birlikte sahneye çıkacağız. Yıllardır buralarda müzik eğitimi alıyoruz. Kültür ve sanatta yeni bir bakış açısı yaratmaya çalışıyoruz. Yıllardır bu hocalardan eğitim alıyoruz ve şimdi de birlikte sahne alacağız. Bu biraz ektiğin ağacın meyve vermesi gibi. Akademimizi emeğimizle yarattık ve onunda yıldönümü de 4-5 Mart’tır. Sadece bu konser için değil, tüm çalışmalarımız açısından bu gün bizim için önemlidir. O yüzden de herkesin bize desteklerini sunmalarını bekliyoruz.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

İlk çiçek 174 milyon yıl önce açtı!

Yayınlanma tarihi

-

Bitkilerin ortaya çıkışı, çok eskiye dayanıyor. En az bir milyar yıl önce alg türleri vardı. Çiçekli bitkiler ise daha geç belirmeye başladı.

Kısa bir süre öncesine kadar da bilinen en eski çiçeklerden biri “Montsechia vidalii” olarak tanınıyordu. Bu çiçek, yaklaşık 130 milyon yıl önce ortaya çıktı.

Yapılan genetik analizler ise ilk çiçeğin 140 milyon yıl öncesine ait olduğu tahminine yol açtı. Yapılan yeni keşif, ilk çiçeğe ilişkin bilinenlerin yanlış olduğunu gösterdi. Zira, “Nanjinganthus dendrostyla” olarak adlandırılan çiçeğin yaşı 174 milyon yıl olarak hesaplandı.

Bu çiçek, Çinli Nanjing Bilimler Akademisi’nden bir ekip tarafından keşfedildi. Çinli ekip, Nanjing bölgesindeki kayalıklarda 250’yi aşkın bitki fosilini inceledi. Özel mikroskopi teknikleri sayesinde, araştırmacılar “Nanjinganthus dendrostyla”nın çiçekli bir bitki karakterine sahip olduğu ve tohum barındırabildiğini tespit etti.

Bu ilk çiçeğin morfolojisine ilişin detaylar, eLife dergisinde yayınlandı. Araştırmacılar, eldeki verilerden hareketle çiçeğin bir portresini de çıkardılar.

Çiçeğin ait olduğu “Angiospermae” (Kapalı tohumlar) türü, başarılı bir evrime sahip. Bugün, 300 bini aşkın “angiospermae” türü var ve bitkilerin yüzde 90’ını temsil ediyor.

Devamını oku

Kültür

2019’da bilim dünyasını neler bekliyor?

Yayınlanma tarihi

-

KUTUP PROJELERİ

Ocak ayında ABDli ve İngiliz bilim insanları Antarktika’da son 70 yılın en büyük araştırma projesini hayata geçirecek. Beş yıl kadar sürmesi beklenen proje kapsamında Thwaites Buzulunun önümüzdeki on yıllar içinde eriyip erimeyeceği değerlendirilecek. Araştırmada buzullar ayıbalıkları ve foklar üzerine takılan sensorlarla takip edilecek.

2019 yılının ortalarına doğru İngiliz bilim insanları buzul üzerinde sondaj çalışmaları yaparak 1.5 milyon yıl yaşındaki buzulun merkezinden örnekler almaya çalışacak.

İNSANLIĞIN KÖKENLERİ

2003 yılında Endonezya’nın Flores adasında bulunan insan fosilleri üzerinde yapılan incelemelerin 2019 yılında açıklanması bekleniyor. Yine aynı bölgede ve Luzon adasında yapılan kazılarda da yeni fosillere rastlanması oldukça muhtemel olarak nitelendirilirken yeni bir tür insansının keşfinin açıklanması da bekleniyor.

GEN DÜZENLENMESİ

2018 yılında genleri düzenlenmiş ilk ikiz bebeklerin doğumunun ardından bu alanda özellikle hukuki alanda ciddi gelişmeler yaşanması bekleniyor. Bilim insanları, insan yumurtası, spermi ve embiryoları üzerindeki tıbbi müdahaleleri düzenleyen bir uluslararası anlaşma talebinde bulunuyor.

Yine 2018’de Çin’de yapılan deneyin sonuçları da yakından izlenecek. Bilim insanlarının genleri düzenlendikten sonra doğan ikizlerin sağlık durumları konusunda sürekli raporlar yayınlamaları bekleniyor.

KOZMİK SİNYALLER

Dünyanın en büyük radyo teleskobu olan 500 metre çapındaki Aperture Spherical Radio Telescope (ASRT) Eylül ayında aktif hale gelecek. 170 milyon dolara mal olan bu teleskop yarı kapasiteyle çalışırken dahi 50 tane yeni pulsar keşfetmeyi başarmıştı.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Son yıllarda özellikle kansere karşı etkin bir şekilde kullanılmaya başlanılan bağışıklık sistemi terapilerinin 2019 yılında da tıp dünyasına damga vurması bekleniyor. Bilim insanları bu alanda her an kanser tedavilerini baştan aşağı yenileyecek gelişmelerin yaşanabileceğini ifade ediyor.

YAPAY UZUVLAR

2019’un yapan uzuvlar konusunda da bir dönüm noktası olması bekleniyor. Bugüne kadar deney aşamasında olan hissedebilen protez el, kol ve bacakları artık hastalara 2019 yılında ABD ve İngiltere’de uygulanacağı ifade ediliyor.

Aynı teknolojinin depresyon ve bazı psikiyatrik hastalıklara sahip kişiler üzerinde de kullanılabileceği de ifade ediliyor.

BEYİN HÜCRELERİ HARİTASI

2019 yılında insan beynindeki hücre tiplerinin tam listesinin açıklanması bekleniyor. Araştırmayı yürüten Cell Census Network adlı kuruluştan gelen ilk bilgilere göre insan beyninde binlerce farklı türde hücre bulunuyor. Bu hücrelerin tamamının tanımlanması vücudumuzun bu en gizemli organının nasıl çalıştığını bize anlatabilir.

ORAK HÜCRE HASTALIĞINA ÇARE

2019 yılında Orak Hücre Hastalığına da tamamen çare bulunması bekleniyor. Şu anda bu hastalık konusunda dört aynı deneysel tedavi yürütülüyor ve dördü de olağanüstü etkili sonuçlar rapor etmekte.

Aynı şekilde kas distofrisi hastalığı için de 2019 yılında önemli gelişmeler bekleniyor.

CRISPR PİYASAYA ÇIKACAK

Bir tür DNA düzenleme yöntemi olan CRISPR’ın ilk ticari uygulamalarının 2019 yılı içinde gerçekleşmesi bekleniyor. CRISPR’ın ilk uygulama alanı büyük bir ihtimalle genetik kaynaklı kan hastalıkları olacak. CRISPR’ın kanser tedavisi konusundaki deneysel çalışmalardan ise 2019 içinde bir sonuç beklenmiyor.

KARA DELİKLER

2019 yılında devreye girecek yeni radyo teleskoplarıyla birlikte kara deliklerin yapısı konusunda yeni bilgiler edinebiliriz. Özellikle çevresindeki materyalleri halen içine çeken kara delikleri inceleyecek olan bilim insanları kara deliklerin “beslenme düzeni” konusunda fikir edinmeyi umuyor.

Devamını oku

Kültür

Dünyaya 21 bin ışık yılı mesafede yeni bir gezegen keşfedildi!

Yayınlanma tarihi

-

Zürih ve Cambridge üniversitesi araştırmacıları, kalsiyum, alüminyum ve safir ve yakut oksitlerinden oluşan bir öte gezegen keşfedildiğini açıkladı.

Bu buluşun uzay araştırmaları konusunda önemli bir gelişme olduğu belirtiliyor.

İsviçre’nin Zürih kenti üniversitesi ile İngiltere’nin Cambridge araştırmacıları güneş sisteminde yakut ve safirden oluşmuş bir gezegenin bulunduğunu kaydetti.

HD219134 b olarak isimlendirilen bu gezegenin Cassiopeia takımyıldızının merkezinde olduğu ve dünyaya 21 ışık yılı mesafede olduğu da açıklandı.
Gezegenin dağlık ve dünyadan 5 kat daha büyük olduğu belirtiliyor.

HD219134 b’nin ısısının çok yüksek olduğu ve yıldıza da yakın olduğu vurgulanırken, çok az miktarda demir bulunduğu da kaydedildi.

HD219134 b gezegeninde kalsiyum, alüminyum, safir ve yakut oksitleri bulunduğu da vurgulandı.

Zürih Üniversitesinden Caroline Dorn, “Bu gezegendeki ana renkler safir ve yakuttan dolayı kırmızı ve mavi olma ihtimali var” dedi.

Devamını oku

Popüler İçerikler