Takip Edin

Kültür

Sanat Tüccarları Tarafından Kandırılan Ressamın İntikamı

Yayınlanma tarihi

-

Ressam Tom Keating sahtecilik gerekçesiyle 1979 yılında tutuklandı. 19. yy İngiliz ressamı Samuel Palmer’ın resimlerinin sahtesini yapmakla suçlanan ressam aslında masum. Keating 20 yıl boyunca çeşitli ressamların 2.000’den fazla resminin sahtesini yaptığını kabul etmesiyle sanat dünyasını şoke etti. Sahte eserlerinin tam sayısını hatırlamamakla birlikte bu eserlerini kime sattığını da hatırlamadığı için sahte resimlerin izini bulmak oldukça güç.

Tom Keating, genç bir delikanlıyken yeteneğinin duyulmasıyla birlikte sanat tüccarları tarafından işe alındı ve ünlü orijinal resimlerin sahtesini yapması için çok düşük ücretler ödendi. Bu eserlerin kopya olduğunu bildiği ve kendisi çok düşük ücretler aldığı için eserlerinin de aynı şekilde düşük fiyatlara satıldığını sanıyordu ancak yaptığı resimler o kadar iyiydi ki sanat simsarları bu fırsatı kaçırmayarak resimlerini çok yüksek fiyatlardan sattılar. Tom Keating uzun zaman sonra yaptığı resimlerin kendisine ödenen ücretin yaklaşık 100 katı kadar fazla bir fiyata satıldığını şans eseri öğrendi. Bu olay Keating’i çok kızdırdı ve bu sanat simsarlarına bir ders vermeye karar verdi.

Çoğu sanat tüccarının ve eleştirmeninin sahtesini orijinalinden ayıramayacağından emin olduğu için yüzden fazla ressamın eserlerinin sahtesini yapmaya koyuldu. Keating paraya pek de önem vermezdi, çoğu zaman resimlerini bedavadan ya da çok düşük fiyatlardan verdi. Bu durumdan iç şüphelenmeyen insanlar iyi pazarlık ettiklerini ve çok ucuza kapattıklarını düşündüler. Aslında, iyi paralar kazanmadı ama sözde sanat uzmanlarını aptal yerine koymaktan büyük zevk aldı. Kanvasın üzerine yazdıkları da espri anlayışının iyi bir göstergesi. Resme başlamadan önce “fake (sahte)”, “Keating” ya da bir “küfür” yazıyordu. Bu yazı resim tarafından kapatılıyordu ancak sadece X-ray tarafından görülebiliyordu. Bunu fark eden bazı müzeler Keating’in resimlerini kaldırdılar. Birçok ressamın eserlerinin sahtesini yapsa da Samuel Palmer’ın resimlerinde uzmanlaşmıştı. Ancak şansına Samuel Palmer’ın resimleri aslında çok azdı, Keating orijinalinden fazla sahte resim yapmıştı. Kısa süre sonra Palmer’ın daha önceden bilinmeyen ve sonradan keşfedilen resim sayısı çok fazla artınca piyasada şüphe uyandırmaya başladı.

Mahkemede her şeyi kabul eden Keating, tüccarların açgözlülüğünü ortaya çıkarmaktan büyük zevk aldı. Bir zamanlar onu resmen sömürmüşler ve müşterileri de kandırmışlardı.

Sağlık sorunları nedeniyle davası düşen Keating neyse ki hapse girmedi. Davadan sonra herkesin dikkatini çeken Keating ünlü oldu ve televizyon kanallarına çıktı. Programın birinde Samuel Palmer’ın bir resmini sadece yarım saatte çizdi. Program öyle çok beğenildi ki sonradan kendi seri programlarına başlayarak resim teknikleri öğretmeye başladı.

Keating hiç şüphesiz muhteşem bir yetenekti ve geç de olsa insanlar kendi orijinal resimleri için de sipariş vermeye başladılar. Bugünlerde sahte resimleri bile çok yüksek fiyatlara satılıyor.

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür

İlk çiçek 174 milyon yıl önce açtı!

Yayınlanma tarihi

-

Bitkilerin ortaya çıkışı, çok eskiye dayanıyor. En az bir milyar yıl önce alg türleri vardı. Çiçekli bitkiler ise daha geç belirmeye başladı.

Kısa bir süre öncesine kadar da bilinen en eski çiçeklerden biri “Montsechia vidalii” olarak tanınıyordu. Bu çiçek, yaklaşık 130 milyon yıl önce ortaya çıktı.

Yapılan genetik analizler ise ilk çiçeğin 140 milyon yıl öncesine ait olduğu tahminine yol açtı. Yapılan yeni keşif, ilk çiçeğe ilişkin bilinenlerin yanlış olduğunu gösterdi. Zira, “Nanjinganthus dendrostyla” olarak adlandırılan çiçeğin yaşı 174 milyon yıl olarak hesaplandı.

Bu çiçek, Çinli Nanjing Bilimler Akademisi’nden bir ekip tarafından keşfedildi. Çinli ekip, Nanjing bölgesindeki kayalıklarda 250’yi aşkın bitki fosilini inceledi. Özel mikroskopi teknikleri sayesinde, araştırmacılar “Nanjinganthus dendrostyla”nın çiçekli bir bitki karakterine sahip olduğu ve tohum barındırabildiğini tespit etti.

Bu ilk çiçeğin morfolojisine ilişin detaylar, eLife dergisinde yayınlandı. Araştırmacılar, eldeki verilerden hareketle çiçeğin bir portresini de çıkardılar.

Çiçeğin ait olduğu “Angiospermae” (Kapalı tohumlar) türü, başarılı bir evrime sahip. Bugün, 300 bini aşkın “angiospermae” türü var ve bitkilerin yüzde 90’ını temsil ediyor.

Devamını oku

Kültür

2019’da bilim dünyasını neler bekliyor?

Yayınlanma tarihi

-

KUTUP PROJELERİ

Ocak ayında ABDli ve İngiliz bilim insanları Antarktika’da son 70 yılın en büyük araştırma projesini hayata geçirecek. Beş yıl kadar sürmesi beklenen proje kapsamında Thwaites Buzulunun önümüzdeki on yıllar içinde eriyip erimeyeceği değerlendirilecek. Araştırmada buzullar ayıbalıkları ve foklar üzerine takılan sensorlarla takip edilecek.

2019 yılının ortalarına doğru İngiliz bilim insanları buzul üzerinde sondaj çalışmaları yaparak 1.5 milyon yıl yaşındaki buzulun merkezinden örnekler almaya çalışacak.

İNSANLIĞIN KÖKENLERİ

2003 yılında Endonezya’nın Flores adasında bulunan insan fosilleri üzerinde yapılan incelemelerin 2019 yılında açıklanması bekleniyor. Yine aynı bölgede ve Luzon adasında yapılan kazılarda da yeni fosillere rastlanması oldukça muhtemel olarak nitelendirilirken yeni bir tür insansının keşfinin açıklanması da bekleniyor.

GEN DÜZENLENMESİ

2018 yılında genleri düzenlenmiş ilk ikiz bebeklerin doğumunun ardından bu alanda özellikle hukuki alanda ciddi gelişmeler yaşanması bekleniyor. Bilim insanları, insan yumurtası, spermi ve embiryoları üzerindeki tıbbi müdahaleleri düzenleyen bir uluslararası anlaşma talebinde bulunuyor.

Yine 2018’de Çin’de yapılan deneyin sonuçları da yakından izlenecek. Bilim insanlarının genleri düzenlendikten sonra doğan ikizlerin sağlık durumları konusunda sürekli raporlar yayınlamaları bekleniyor.

KOZMİK SİNYALLER

Dünyanın en büyük radyo teleskobu olan 500 metre çapındaki Aperture Spherical Radio Telescope (ASRT) Eylül ayında aktif hale gelecek. 170 milyon dolara mal olan bu teleskop yarı kapasiteyle çalışırken dahi 50 tane yeni pulsar keşfetmeyi başarmıştı.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Son yıllarda özellikle kansere karşı etkin bir şekilde kullanılmaya başlanılan bağışıklık sistemi terapilerinin 2019 yılında da tıp dünyasına damga vurması bekleniyor. Bilim insanları bu alanda her an kanser tedavilerini baştan aşağı yenileyecek gelişmelerin yaşanabileceğini ifade ediyor.

YAPAY UZUVLAR

2019’un yapan uzuvlar konusunda da bir dönüm noktası olması bekleniyor. Bugüne kadar deney aşamasında olan hissedebilen protez el, kol ve bacakları artık hastalara 2019 yılında ABD ve İngiltere’de uygulanacağı ifade ediliyor.

Aynı teknolojinin depresyon ve bazı psikiyatrik hastalıklara sahip kişiler üzerinde de kullanılabileceği de ifade ediliyor.

BEYİN HÜCRELERİ HARİTASI

2019 yılında insan beynindeki hücre tiplerinin tam listesinin açıklanması bekleniyor. Araştırmayı yürüten Cell Census Network adlı kuruluştan gelen ilk bilgilere göre insan beyninde binlerce farklı türde hücre bulunuyor. Bu hücrelerin tamamının tanımlanması vücudumuzun bu en gizemli organının nasıl çalıştığını bize anlatabilir.

ORAK HÜCRE HASTALIĞINA ÇARE

2019 yılında Orak Hücre Hastalığına da tamamen çare bulunması bekleniyor. Şu anda bu hastalık konusunda dört aynı deneysel tedavi yürütülüyor ve dördü de olağanüstü etkili sonuçlar rapor etmekte.

Aynı şekilde kas distofrisi hastalığı için de 2019 yılında önemli gelişmeler bekleniyor.

CRISPR PİYASAYA ÇIKACAK

Bir tür DNA düzenleme yöntemi olan CRISPR’ın ilk ticari uygulamalarının 2019 yılı içinde gerçekleşmesi bekleniyor. CRISPR’ın ilk uygulama alanı büyük bir ihtimalle genetik kaynaklı kan hastalıkları olacak. CRISPR’ın kanser tedavisi konusundaki deneysel çalışmalardan ise 2019 içinde bir sonuç beklenmiyor.

KARA DELİKLER

2019 yılında devreye girecek yeni radyo teleskoplarıyla birlikte kara deliklerin yapısı konusunda yeni bilgiler edinebiliriz. Özellikle çevresindeki materyalleri halen içine çeken kara delikleri inceleyecek olan bilim insanları kara deliklerin “beslenme düzeni” konusunda fikir edinmeyi umuyor.

Devamını oku

Kültür

Dünyaya 21 bin ışık yılı mesafede yeni bir gezegen keşfedildi!

Yayınlanma tarihi

-

Zürih ve Cambridge üniversitesi araştırmacıları, kalsiyum, alüminyum ve safir ve yakut oksitlerinden oluşan bir öte gezegen keşfedildiğini açıkladı.

Bu buluşun uzay araştırmaları konusunda önemli bir gelişme olduğu belirtiliyor.

İsviçre’nin Zürih kenti üniversitesi ile İngiltere’nin Cambridge araştırmacıları güneş sisteminde yakut ve safirden oluşmuş bir gezegenin bulunduğunu kaydetti.

HD219134 b olarak isimlendirilen bu gezegenin Cassiopeia takımyıldızının merkezinde olduğu ve dünyaya 21 ışık yılı mesafede olduğu da açıklandı.
Gezegenin dağlık ve dünyadan 5 kat daha büyük olduğu belirtiliyor.

HD219134 b’nin ısısının çok yüksek olduğu ve yıldıza da yakın olduğu vurgulanırken, çok az miktarda demir bulunduğu da kaydedildi.

HD219134 b gezegeninde kalsiyum, alüminyum, safir ve yakut oksitleri bulunduğu da vurgulandı.

Zürih Üniversitesinden Caroline Dorn, “Bu gezegendeki ana renkler safir ve yakuttan dolayı kırmızı ve mavi olma ihtimali var” dedi.

Devamını oku

Popüler İçerikler