Takip Edin

Gündem

Erdal Sarızeybek: TSK, baştan aşağı değişiyor kimseden ses çıkmıyor, neden?

Yayınlanma tarihi

-

Emekli albay Erdal Sarızeybek, yeni kitabını anlattı: ‘Türk Ordusu Nereye’ kitabı geniş yankı uyandıran Sarızeybek, “Türk Ordusu’na içeriden tuzak kuruldu. Ordunun komuta yapısı, disiplini, hiyerarşisi bozuldu” dedi.

Erdal Sarızeybek, 1976’da Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu, 1978-96 arasında jandarmada sınır, eğitim ve iç güvenlik birliklerinde komutanlık yaptı. 1992’de Şemdinli Hudut Tabur Komutanlığı görevine atandı. Bugüne kadar pek çok kitap yazan Sarızeybek’in Destek Yayınları’ndan çıkan son kitabı Türk Ordusu Nereye, geniş yankı yarattı. Sarızeybek’le kitabını konuştuk.

‘YÜREĞİMDE BASKI VAR’

 Türk Ordusu Nereye adlı kitabı yazma nedeniniz ne?

Bu kitabı yakın tarihimizdeki asker-siyaset-terör karanlığını aydınlatabilmek, her satırını günümüze ve gelecek nesillere ışık olması için yazdım. Ağır bir yük var omuzlarımda, yüreğime baskı yapıyor. Sıkıntının kaynağında 30 yıl şerefle hizmet ettiğim Türk Ordusu yatıyor. Bugün Türk Ordusu baştan ayağa değişiyor ama kimseden ses çıkmıyor, neden? 15 Temmuz’dan sonra ordunun komuta yapısı, disiplini ve hiyerarşisi bozuldu. Askeri okullar kapatıldı. Askeri sağlık sistemi kökünden değişti. Türk Ordusu’ndaki atların ve köpeklerin dahi kendi hekimleri (veterinerleri) varken, çarpışan Mehmetçiklerin askeri hekimleri yok.

‘SIRTINDAN HANÇERLENDİ’

 Bu yapılanları nasıl yorumluyorsunuz?

Gerek kod Ergenekon kumpası gerekse 15 Temmuz darbe girişimi, her ikisinde de Türk Ordusu çok ağır darbe aldı. İstediğiniz kadar ‘15 Temmuz zaferdir’ deseniz de komutan heyeti dağılmış olan ordudur; askeri okulları kapatılmış olan ordudur, Türk Ordusu bu kalkışmayla kendi içinden ve sırtından hançerlenmiştir.

‘BU SİYASETLE BİTMEZ’

 Neden ordu hedef oldu?

Türkiye’yi hedef almış BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) gibi küresel projelerin işleyişinde en büyük engel olarak ordumuzun görüldüğü anlaşılabiliyor. Bu BOP nedir diye sorduğunuzda da karşımıza dört büyük ülkeyi parçalamayı hedeflemiş sözde büyük Kürdistan ya da Ermenistan ya da büyük İsrail şeklinde çeşitli kılık ve isimler altında kendini gösteren projeler çıkıyor. Meselenin düğüm noktası da bu. Türk Ordusu 30 yıldır bu projenin silahlı ayağı olan PKK terör örgütüyle mücadele ediyor ama bir türlü istediği sonuca ulaşamıyor. Bu da bize Tük Ordusu’na içeriden tuzak kurulmuş olduğunu gösteriyor. Soruyorum kendime, şimdi dahi istese ‘Türk Ordusu bu terörü bitirebilir mi’ diye… Hayır, bu siyasetle Türkiye terörü bitiremez…

 Hainlerle çatışmadık mı?

Çatıştık. Bu mücadelede şehit vermedik mi? Verdik. Yıllar geçti, sonuç ne oldu? 2002’de Irak’ta sıkıştırdığımız sayıları iki 3 bin olan teröristler, şimdi sınırları aşıp Suriye’de sayıları yüz bini aşkın bir güce dönüştürüldü; yakındır onların da Barzani gibi bağımsızlık referandumuna gitmesi… Peki nasıl oldu bu iş, kim yaptı bunu kim?..  Asker polis jandarma teröristle elbette mücadele etti ama ülkeyi yönetenler terör üzerinden siyaset yaparak aldığı yanlış karar ve yaptığı yanlış uygulamalarla terör bitmiyor ve bu süreç hâlâ işliyor. Bu durumda dünyanın en güçlü ordusu da olsanız, tüm çabanız boşadır, çünkü bu süreç içimizden işletiliyor.

“BU OLAY ÇOK ÖNEMLİ’

 Orduya karşı girişilen olaylara müdahil oluşunuz Manisa İl Jandarma Komutanı’yken başladı ve dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç’la karşı karşıya geldiniz… Bu olayı özetler misiniz?

Bu Arınç olayı çok önemli. Çünkü soruşturmaya konu olan bu silahsız örgüt din kisvesi altında teşkilatlanmıştı. Dernek ve vakıf şeklinde örgütlendiği ortaya çıkmıştı. Bu örgütün anayasal düzene karşı yapılanmış bir teşkilat olduğunun kavranması çok kolaydı. Arınç evi hikayesi bir kenara bırakılıp savcılıklarca bu yapı üzerine gidilmesi gerekirdi ama olmadı, gidilmedi. O süreçte, Ankara’da Fetullah Gülen hakkında açılmış olan soruşturmaya bu dosya zamanında dahil edilmiş olsaydı, belki de verilmiş kararlar şimdikinden farklı olacaktı. Gülen örgütü bugünkü gibi devlet içinde devlet olamayacaktı.

 Arınç’ın annesinin evi aranacaktı…

Arama kararı veren mahkeme Arınç’ın olası müdahalesi sonucu kararını iptal ettiğinden ev aranamadı. Bir ülkede yasa hakimiyeti varsa yasalar konuşacaktır ama bu olayda ne yazık ki Arınç konuştu.

 Arınç bilerek ya da bilmeyerek TSK’ya yönelik operasyonları (Ergenekon ve Balyoz) tetikledi mi?

Bu noktada dikkat çeken husus, Yalçın Tanfer isimli karanlık bir kişinin Bülent Arınç’ın annesi üzerine kayıtlı bir evin yasa dışı bir yapıyla ilgisinin araştırıldığı dönemde Manisa’da neden ortaya çıkmış oluşudur. Bu kişi üzerinden gidilerek aydınlatabilecek çok karanlıklar var. En başta Bülent Arınç’tan yola çıkarak Gülen örgütü çözülebilir. Yalçın Tanfer’den yola çıkarak kod adı Ergenekon davası çözülebilir. Tuzakları bulup yok etmeye doğru bir adım atılmak isteniyorsa eğer Manisa’dan başlanmalıdır.

‘GERÇEĞE ULAŞMAK İÇİN’

 Arınç dosyası nerede?

Bu dosya hâlâ Manisa Adliyesi’ndedir. AKP hükümet engelleme yapmaz ise hâlâ gerçeğe ulaşmak için izlenecek yollar elbette ki vardır.

FETÖ kılık değiştirip yakında yeniden karşımıza çıkacaktır

 Türkiye’nin geldiği şu noktadan sonraki süreçleri nasıl görüyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu noktada dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un kod Ergenekon kumpasıyla ilgili olarak ‘Hedef Türk Ordusu ve Türkiye Cumhuriyeti’ dediğini biliyoruz.  Buradan FETÖ’nün yarınki hedefinin Cumhuriyet olacağını, buna giden yolun da anayasadan geçtiğini görebiliyoruz. Bu demektir ki FETÖ bu hedefine ulaşabilmek için mutlaka başını gömdüğü kumdan çıkaracak ve bu kez silahlı terör örgütü olarak değil, medya desteğinde sivil toplum örgütü olarak yani kılık değiştirerek çok yakın zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karşısına yeniden çıkacaktır.

 Niye artık silahlı değil?…

Çünkü kendine hedef aldığı Cumhuriyet silahlı değil, bütün gücü anayasada. Bu anayasayı Cumhuriyet’in altından çekip alabilirseniz silah kullanmaya artık gerek kalmıyor, temel direkleri zaten yıkılmış oluyor, mesele bu. Bu bir kehanet mi derseniz, değil, birlikte başladığımız bu yolculuğun sonunda karşımıza çıkan bir sonuçtur. Bunu açıklamak da bizim, ordumuza devletimize ve milletimize bir vefa borcumuzdur. Şimdi ülkemizi yönetenlerin dikkatine bu bilgileri sunuyorum, ‘anayasaya dikkat’ diyorum, anayasaya dikkat!..

Bu kitabı ibret olsun diye yazdım

Son kitabı “Türk Ordusu Nereye?”yi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ithaf eden Sarızeybek, FETÖ kumpasları için şöyle dedi: “İşte ben ‘Türk Ordusu Nereye’ adlı kitabımda ordumuza kurulmuş tuzağı anlatıyorum, ibret alınsın, bir daha aynı tuzağa düşülmesin diye.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Pamukkale Üniversitesi’nin açtığı ilanda kriterleri karşılayan tek kişi rektörün eşi oldu!

Yayınlanma tarihi

-

Eşini üniversitede yer alan enstitüde sekreter yapmasıyla gündeme gelen Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ bu sefer de Personel Daire Başkanlığı kadrosunda ‘adrese teslim’ ilan açtı. Kriterleri karşılayan ve başvuran tek kişi rektörün eşi Derya Bağ oldu.

BirGün gazetesinden Meral Danyıldız’ın haberine göre; eşini daha önce ilk olarak İslami Bilimler Enstitüsü’ne sekreter olarak atamasıyla, ardından da Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bilgisayar işletmeni olarak görevlendirmesiyle gündeme gelen Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Hüseyin Bağ, ısrarını sürdürüyor.
7 Temmuz’da yayımlanan Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı kadrosu için açılan ilanın kriterlerini karşılayan ve başvuran tek kişi eşi Derya Bağ oldu.

İlanda yer alan kriterler şu şekilde:

Arap Dili ve Edebiyatı, Arapça Öğretmenliği ya da Fars Dili ve Edebiyatı bölümleri lisans mezunu olmak.

Dil alanında tezli yüksek lisans yapmış olmak.

Lisans mezuniyeti sonrasında en az 10 yıl eğitim ve öğretim alanında deneyim sahibi olmak.

Yabancılara Türkçe öğretimi sertifikasına sahip olmak.

Belgelendirmek kaydıyla branş dili yanı sıra en az orta düzeyde ikinci bir yabancı dil bilmek ya da ikinci yabancı dil alanında hazırlık sınıfını başarıyla tamamlamış olmak.

Arapça öğretmenliği haricindeki bölümlerden mezun olanlar için pedagojik formasyon sertifikasına sahip olmak.

Derya Bağ’ın Pamukkale Üniversitesi’nde bulunan biyografisinde ise söz konusu kriterlerin her birini karşıladığı görülüyor.

Makam şoförünü şube müdürü yapmıştı

PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ, birçok skandala daha imza atmıştı. Bağ, önce eşini İslami Bilimler Enstitüsü’ne sekreter olarak atamıştı.

Gelen tepkiler sonucu eşi Derya Bağ’ın istifasıyla sonlanan sürecin ardından bir buçuk yıl geçince, Rektör, eşini bu kez de Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bilgisayar işletmeni olarak atamıştı.

Makam şoförlüğünü yapan kişiyi ise önce yüksekokula sekreter olarak atayıp, bir mesai günü sonrası da şube müdürü yapmıştı. Ayrıca Rektör, üniversite bünyesinde yarı zamanlı çalışan 150 öğrenciyi ‘bütçe yetersizliği’ gerekçesiyle kovmuştu.

Devamını oku

Gündem

Peki bu ‘alçak’ paylaşımı yapan AKP’li tutuklanacak mı?

Yayınlanma tarihi

-

AKP’li Meclis üyesinden muhalefet liderlerine ağır hakaret ve çirkin paylaşım… Küçükçekmece’nin AKP’li Meclis üyesi Hamza Gönenç, terör örgütü üyeleriyle siyasetçileri photoshop yöntemiyle yan yana getirip paylaştı. Bakanın eşine sosyal medyadan alçakça hakaret eden tutuklandı. Muhalefete fotomontajla hakaret eden AKP’li de tutuklanacak mı?

Hazine Bakanı Albayrak’ın doğum yapan eşine sosyal medyadan hakaret eden kişi tutuklandı. Herkes bu saldırıyı lanetlerken, İstanbul Küçükçekmece’nin AKP’li Meclis üyesi Hamza Gönenç’ten ‘alçak bir paylaşım’ geldi.. Gönenç muhalefetin önemli isimlerini teröristlerle aynı karede montajlayarak, ‘halkı kin ve nefret suçuna tahrik’, ‘ırkçı ve cinsiyetçi hakaret’ ‘terör propagandası’ gibi suçları aleni olarak işledi. Gönenç’e her kesimden tepki yağdı.

Sözcü’de yer alan habere göre; Gönen’in yayınladığı fotomontajda, muhalefet liderleri, terör örgütü ele başlarıyla yan yana gösteriliyordu. Bu çirkinliğe tepki yağarken, “Hukuk herkese eşit mesafede olmalı. Sosyal medyada hakaret eden, AKP’li de olsa hesabı sorulmalı” yorumları yapıldı…

AKP’li belediye meclis üyesi Hamza Gönenç, sosyal medyadan muhalefete bu fotomontajla ağır hakaret etti;

Türkiye bir süredir, siyasetçilere ve aile bireylerine yönelik saldırıları tartışıyor. Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik saldırının ardından gözaltına alınan kişi 1 günde serbest bırakıldı. Ardından henüz bebeğini yeni kucağına alan Esra Albayrak’a cinsiyetçi saldırı yöneltildi.

Siyaset Albayrak’a saldırıyı tartışırken bu kez İstanbul Küçükçekmece Belediyesi’nin AKP’li üyesi Hamza Gönenç’in paylaşımı sosyal medyaya düştü. Gönenç, kişisel sosyal medya hesabından muhalefet liderlerini teröristlerle yan yana gösteren photoshoplu skandal bir paylaşımda bulundu. Fotoğrafın üzerine de “Ya Rabbi bunları ve sevenlerini ahirette de ayırma” yazdı.

Hamza Gönenç

AKP’li meclis üyesinin bu çirkin paylaşımı çok sayıda sosyal medya kullanıcısı tarafından tepkiyle karşılandı. “Bu alçaklığın peşini de bırakmayın. Parti ayrımı yapmadan, hakarete uğrayan ‘bizden-sizden’ ayırımı yapmadan her hakaret için gereğini yapın” çağrıları yapıldı.

KAFTANCIOĞLU YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise Gönenç hakkında yasal süreci başlatacaklarını belirterek şöyle dedi:

“Siyasi etik ahlak diye yeşil yeşil gezenlerin Meclis üyeleri hakkında ne yapacaklarını merak ediyorum. Buyurun hep birlikte takip edelim… Yasal süreç elbette başlatılacak ancak dikkat çekmek istediğim asıl husus terör örgütü üyeleriyle fotoğraftaki siyasetçileri sadece fotoşopla yan yana getirebilirsiniz. Anlatabildim mi?”

AKP’Lİ SİYASETÇİLER İÇİN BU MONTAJ YAPILSA KIYAMET KOPARDI

AKP’li Hamza Gönenç’in, sosyal medyadan paylaştığı bu fotomontajda, Kılıçdaroğlu, Akşener, İmamoğlu, Kaftancıoğlu gibi ünlü siyasetçiler küçük düşürülüyor.

İYİ PARTİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in photoshopla eklendiği fotoğrafa ilişkin İYİ Parti’den suç duyurusu geldi. İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, “İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı olarak, AKP Küçükçekmece Meclis Üyesi şahıs hakkında hukuki süreci başlattık. O iğrenç paylaşımı, bu şahsa prim vermemek için paylaşmıyorum fakat Genel Başkanımıza yönelik bu iğrenç ve alçak saldırılara karşı gereken neyse yapılacak!” ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Ersin Beyaz da “Esra Albayrak’a yapılan ahlaksız saldırı olması gerektiği gibi hemen her kesim tarafından lanetlendi. Bu ahlaksız için de aynı duyarlılık gösterilmeli; AKP ve Küçükçekmece belediye meclisinden atılmalıdır” dedi.

Devamını oku

Gündem

Kameraman ne yapacağını şaşırdı! Canlı yayındaki eşeğin sebep olduğu güldüren anlar

Yayınlanma tarihi

-

Canlı yayın esnasında spikerin hemen arkasında bulunan eşeğin cinsel organını sonradan fark eden kameramanın zor anları sosyal medyada  çok paylaşıldı.

Devamını oku

Popüler İçerikler